Yakın zamanda yenilenen ve Rockefeller University’ye verilen bir patent, “hücre işlevlerinin uzaktan kontrol edilmesine” imkân sağlayan bir teknoloji içerdiği gerekçesiyle geniş tartışmalara yol açtı.
İngiliz Daily Mail gazetesinin haberine göre, Rockefeller Üniversitesi’nin 2018 yılında aldığı patentte, “nanopartikül” adı verilen son derece küçük parçacıkların kullanımı anlatılıyor. Bu parçacıkların belirli hücre türlerine yönlendirilebildiği ve hücre içine yerleştirilebildiği ifade ediliyor.
Bu nanopartiküller radyo dalgalarına maruz bırakıldığında hafif şekilde ısınıyor. Bu ısınma ise hedef hücrelerde bulunan ısıya duyarlı kanalları aktive ediyor. Söz konusu aktivasyon sonucunda hücre içinde belirli genlerin çalıştırılması ya da belirli proteinlerin üretilmesi gibi biyolojik tepkiler tetikleniyor.
Patent metnine göre teknoloji, cerrahi müdahale veya vücuda yerleştirilen cihazlara ihtiyaç duyulmadan, belirli hücresel işlevlerin uzaktan aktive edilmesi yoluyla çok sayıda hastalık ve bozukluğun tedavisinde kullanılabilecek.
Teknolojinin etkinliğini test etmek için fareler üzerinde çeşitli deneyler yapıldı. Araştırmacılar, aktive edildiğinde insülin salgılayacak şekilde tasarlanan hücreleri farelere yerleştirdi. Bu hücrelere ısıya duyarlı kanallar ile demir oksit nanopartikülleri eklendi.
Fareler radyo frekanslı manyetik alana maruz bırakıldığında nanopartiküller ısındı ve hücreler aktive olarak insülin salgıladı. Böylece herhangi bir cerrahi müdahale olmadan kan şekeri seviyeleri düşürüldü.
Deneylerde ayrıca ödül ve beslenme davranışlarıyla ilişkili bazı beyin hücreleri de aktive edildi. Özellikle iştah, motivasyon ve dopamin sinyallerinden sorumlu orta beyin ve hipotalamus bölgelerindeki hücrelerin uyarıldığı belirtildi.
Araştırmacılar ayrıca değiştirilmiş kök hücreler üzerinde de denemeler yaptı ve bu hücrelerin işlevlerini uzaktan kontrol etmeyi başardı.
Patentte, nanopartiküllerin doğrudan vücuda enjekte edilebileceği ya da insanlarda doğal olarak bulunan ve demir depolayan “ferritin” adlı protein kullanılarak genetik mühendislikle hücrelerin içine yerleştirilebileceği ifade edildi.
Güvenliği sağlamak amacıyla araştırmacılar, ısınmanın yalnızca hedef hücrelerde gerçekleştiğinden ve çevredeki sağlıklı dokulara zarar vermediğinden emin olmak için farelerin vücut sıcaklığını sürekli takip etti.
Ancak patent, internet ortamında çeşitli korkulara da yol açtı. Bunun nedenlerinden biri, Rockefeller Üniversitesi’nin geçmişte sık sık “küresel gizli nüfuz” ve “yeni dünya düzeni” iddialarıyla ilişkilendirilen zengin Rockefeller ailesiyle olan tarihi bağlantıları olarak gösterildi.
Sosyal medya kullanıcıları, teknolojinin teorik olarak sinir sistemi kontrolü veya davranış manipülasyonu amacıyla kötüye kullanılabileceğini belirtildi. X platformundaki bir kullanıcı, “Küresel elitlerin planları tamamen ortaya çıktı. Bu patent insanlığın biyolojik bağımsızlığının sonu mu?” yorumunu yaptı.





