Sosyal medyanın kontrolsüz büyümesi ve kitleleri manipüle etme gücü son dönemde yaşanan çarpıcı bir örnekle yeniden Türkiye gündeminin merkezine oturdu. Sözde komedyen Deniz Göktaş’ın Kur’an-ı Kerim ile ilgili sarf ettiği ve tepki çeken ifadelerinin hemen ardından dijital platformlarda sıra dışı bir hareketlilik yaşandı. Göktaş’ın kutsal değerlere yönelik sözlerine yükselen infiali ve toplumsal tepkiyi bastırmak amacıyla adeta görünmez bir el devreye girdi. Organize hareket ettiği açıkça görülen çok sayıda sosyal medya hesabı eş zamanlı olarak HÜDA PAR hakkında asılsız iddialar ortaya attı. Partinin yetkilileri tarafından asla söylenmemiş sözleri ve yapılmamış açıklamaları gerçekmiş gibi dolaşıma sokan bu şebeke kısa sürede yüz binlerce görüntülenmeye ulaştı.
Yaşanan bu son dalga akıllara çok daha büyük bir planın devrede olup olmadığı sorusunu getirdi. Sosyal medyadaki bu sistematik saldırıların basit bir kullanıcı reaksiyonu olmadığı ve doğrudan Deniz Göktaş gündemini unutturmak için tasarlanmış profesyonel bir beşinci kol faaliyeti olduğu değerlendiriliyor.
Dün gerçekleşen bu gelişme saniyeler içinde devreye giren bir mekanizmayı gözler önüne serdi. Toplumun inanç dünyasına yapılan saldırının yarattığı öfke dalgasını başka bir yöne kanalize etmek isteyen odaklar hedef şaşırtma taktiğini kullandı. Deniz Göktaş’ın aldığı tepkilerin önünü kesmek adına HÜDA PAR’ın kurumsal kimliğine yönelik uydurma içerikler üretildi. Birbirinden tamamen bağımsız görünen ancak aynı merkezden yönetildiği anlaşılan onlarca hesap neredeyse aynı saniye içinde kurgu metinleri paylaşmaya başladı. Normal şartlarda organik bir yayılımın saatler sürmesi gerekirken bot hesap desteği ve organize troller vasıtasıyla bu yalan haberler dakikalar içinde milyonların önüne düşürüldü.
Beşinci kol faaliyeti kavramı geleneksel askeri literatürde fiili bir savaş olmadan bir ülkenin toplumsal yapısını, kurumlarını ve iç barışını dezenformasyon yoluyla içeriden çökertme stratejisi olarak tanımlanıyor. Modern dünyada ise bu strateji artık tamamen sosyal medya algoritmaları ve manipülasyon şebekeleri üzerinden yürütülüyor. HÜDA PAR'la ilgili birkaç ayda bir tekrarlanan bu sistematik operasyonlar klasik bir psikolojik harp taktiği. Toplumun en duyarlı olduğu değerler üzerinden kasıtlı olarak kriz havası yaratılıyor. Belirli periyotlarla düğmesine basılan bu operasyonlar kitlelerin öfkesini suni gündemlerle diri tutmayı ve kurumsal yapıları sürekli bir savunma pozisyonunda bırakmayı amaçlıyor.
Dijital platformların denetimsiz yapısı ve etkileşim odaklı algoritmaları bu tarz dezenformasyon çılgınlıklarının her geçen gün daha tehlikeli boyutlara ulaşmasına zemin hazırlıyor. Gerçeklerin manipüle edilmesi ve doğruluğu teyit edilmemiş iddiaların yangından mal kaçırır gibi yayılması sadece hedef alınan siyasi öznelere değil doğrudan toplumsal huzura darbe vuruyor. Uzmanlar sosyal medya kullanıcılarını bu tarz ani gündem değişiklikleri ve eş zamanlı yayılan iddialar karşısında çok daha dikkatli olmaya çağırıyor.






