Güncel

Beslenmede ıskalanan etki: Davranışı şekillendiriyor!

Uzman Klinik Diyetisyen Ayşe Şura Korkmaz, çocuklarda beslenme örüntüsünün, davranışsal süreçlerde önemli bir faktör olduğunu kaydetti.

Abone Ol

Korkmaz, çocukluk döneminde beslenme ile davranış arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, son yıllarda artış gösteren davranışsal sorunların çok boyutlu değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Özellikle beslenme alışkanlıklarının nörogelişimsel süreçler üzerindeki etkisinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Korkmaz, çocukluk çağının beyin gelişimi açısından kritik bir dönem olduğunu ifade ederek, bu süreçte alınan besin öğelerinin bilişsel ve davranışsal gelişimi doğrudan etkilediğini söyledi. Proteinler, esansiyel yağ asitleri, vitaminler ve minerallerin yeterli alımının, nörotransmitter sentezi, sinaptik plastisite ve bilişsel işlevler üzerinde belirleyici rol oynadığını dile getirdi.

Korkmaz, ergenlerde ve çocuklarda beslenmeye ilişkin "Son yıllarda çocuk ve ergenlerde gözlenen davranışsal sorunlardaki artış, çok faktörlü bir çerçevede ele alınması gereken önemli bir halk sağlığı konusudur. Bu sorunların ortaya çıkışında aile yapısı, sosyo-ekonomik koşullar, psikososyal etkenler ve çevresel maruziyetler belirleyici rol oynamaktadır. Bununla birlikte, giderek daha fazla bilimsel çalışma, beslenme örüntülerinin de bu süreçte anlamlı bir değişken olduğunu ortaya koymaktadır." dedi.

"Glisemik dalgalanmalara dikkat"

Korkmaz "Çocukluk dönemi, nörogelişimsel açıdan kritik bir zaman dilimidir. Bu dönemde beyin gelişimi enerji alımının yanı sıra proteinler, esansiyel yağ asitleri, vitaminler ve mineraller gibi mikro ve makro besin ögelerinin yeterli ve dengeli alımına doğrudan bağlıdır. Özellikle nörotransmitter sentezi, sinaptik plastisite ve bilişsel işlevler, beslenme durumundan etkilenmektedir. Günümüzde çocukların beslenme alışkanlıklarında gözlenen değişim, ultra işlenmiş, rafine karbonhidrat ve ilave şeker içeriği yüksek gıdaların tüketiminde belirgin artış ile karakterizedir. Bu tür besinlerin aşırı tüketimi glisemik dalgalanmalara yol açarak dikkat, dürtü kontrolü ve duygudurum regülasyonu üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilmektedir. Nitekim literatürde, bu beslenme örüntülerinin dikkat eksikliği, hiperaktivite ve çeşitli davranış problemleri ile ilişkili olduğunu gösteren çok sayıda çalışma bulunmaktadır." ifadelerini kulandı.

"Beslenme, yalnızca fiziksel büyüme ve gelişme değil"

Beslenmenin kişinin iç dünyasını da etkilediğine değinen Korkmaz "Buna karşılık yeterli protein, omega-3 yağ asitleri, lif, vitamin ve mineral içeriğinden zengin, dengeli bir beslenme modelinin bilişsel performansı desteklediği ve davranışsal düzenlemeye katkı sağladığı bildirilmektedir. Bu bağlamda beslenme, yalnızca fiziksel büyüme ve gelişmenin değil, aynı zamanda nöropsikolojik süreçlerin de önemli bir belirleyicisi olarak değerlendirilmelidir. Ancak vurgulanmalıdır ki beslenme, davranışsal bozuklukların tek başına nedeni olarak ele alınamaz. Mevcut kanıtlar, bu ilişkinin nedensellikten ziyade güçlü bir ilişki düzeyinde olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla beslenme, çok faktörlü yapı içerisinde önemli ancak tekil olmayan bir bileşen olarak konumlandırılmalıdır. Sonuç olarak, çocukların davranışsal ve bilişsel gelişiminin desteklenmesinde beslenme örüntülerinin dikkate alınması; koruyucu ve destekleyici yaklaşımlar açısından önem taşımaktadır. Bu durum, çocuk sağlığına yönelik müdahalelerde multidisipliner bir bakış açısının gerekliliğini bir kez daha ortaya koymaktadır."şeklinde konuştu.