Siyonist rejim merkezli Haaretz gazetesinin haberinde, siyonist rejimin Filistinli esir ve mahkumlara yönelik şiddetinin son dönemde uluslararası kamuoyunun gündeminin merkezinde yer aldığı vurgulandı.
Gazeteye göre, işgal kamuoyu ve siyasetçileri, suçu aşırı sağcı sözde Bakan Itamar Ben-Gvir'e atma eğiliminde, ancak o yalnız değil.
Bazıları saygın pozisyonlara ve eğitime sahip kıdemli yetkililer, bazıları ise sıradan hapishane gardiyanları veya askerler olan bir dizi isim, hapishanelerde yaşananlara zemin hazırlıyor ve bunu sürdürüyor.
![]()
KATİL GVİR'İN İŞBİRLİKÇİLERİ: TECAVÜZ TACİZ İSTİSMAR!
Haaretz de bu kişileri katil Ben-Gvir'in işbirlikçileri olarak nitelendiriyor.
The New York Times gazetesi muhabiri Nicholas Kristof tarafından yürütülen ve 11 Mayıs’ta yayımlanan araştırma, siyonist askerlerin, Filistin topraklarını gasbeden siyonistlerin ve gardiyanların Filistinli esirlere yönelik tecavüz ile çocuklara yönelik sistematik cinsel istismarını gözler önüne serdi.
Kristof'un haberinin ardından, 20 Mayıs'ta katil Ben-Gvir'in Küresel Sumud Filosu aktivistlerine yönelik kötü muamelesi de işgal zindanlarında yayılan çılgınlığın bir kısmını yansıttı.
![]()
İŞGALCİ SİYONİST ZİNDAN MÜDÜRLERİ!
Gazeteye göre bu hapishaneler, Filistinli mahkumların şiddet, açlık ve tıbbi tedavinin reddedilmesi yoluyla insanlık onurunun ayaklar altına alındığı adeta birer işkence kampına dönüşmüş durumda.
Gazete, katil Ben-Gvir'in yanı sıra Filistinli esir ve mahkumlara yönelik şiddetin uygulanmasını sağlayan kişilerden ilkinin, hakkında adaleti engelleme ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıyla iddianame hazırlanması beklenen siyonist rejim Cezaevi Servisi (IPS) sözde Müdürü Kobi Yaakobi olduğunu belirtiyor.
Filistinli mahkumların koşullarının kötüleşmesi, bir önceki Cezaevi Servisi sözde Müdürü Katy Perry'nin görev süresi boyunca başlamıştı.
O zamandan beri, aralarında sırasıyla Megiddo Hapishanesi'nin mevcut ve eski müdürleri Muweed Sbeiti ve Yaakov Oshri'nin, Ketziot Hapishanesi'nin mevcut ve eski sözde müdürleri Yosef Hanifas ve Menachem Bibas'ın ve Ofer Hapishanesi sözde Müdürü Vadim Goldstein'ın da bulunduğu çeşitli hapishane müdürleri bu politikanın uygulanmasına izin verdi ve zemin hazırladı.

İŞGALCİ SİYONİST SAĞLIK PERSONELLERİ!
Katil Ben-Gvir'in işbirlikçilerinde bir sonraki grubu, mesleki standartları koruması ve her şeyden önce bir etik koda tabi olması gereken sağlık personelleri yer alıyor.
Bunların ilki, mesleği doktorluk olan ve mahkumların aldığı gıdanın asgari düzeye indirildiği Ben-Gvir'in mahkum yemek planını onaylayan yetkililerden biri olan siyonist rejim Cezaevi Servisi Sağlık Hizmetleri sözde Başkanı Dr. Liav Goldstein.
Goldstein, gerekli tıbbi tedaviyi göremeyen esir ve mahkumların şikayet mektuplarını ve cezaevlerinde yayılan bağırsak hastalıkları ile uyuz salgınına dair kanıtlar içeren tüm resmi başvuruları bizzat teslim alan isim.
Hapishane sisteminin dışındaki bazı kurumlar da etik ve tıbbi standartları koruma sorumluluklarını tamamen göz ardı etti.
Gazeteye göre, siyonist rejim sözde Tabipler Birliği, kendi etik kurulunun bir üyesi olan Cezaevi Servisi sözde Başhekimi Dr. Goldstein’ın faaliyetlerine karşı sesini yükseltebilir, hesap sorabilir ve hatta bu barbarlığı kınayabilirdi.
Benzer şekilde sözde Sağlık Bakanlığı da cezaevlerinden peş peşe gelen, tıbbi ihmal ve açlık şüphesi barındıran ölüm haberlerine müdahale etmeliydi. Üstelik hayatını kaybeden mahkumların otopsileri, doğrudan sözde Sağlık Bakanlığına bağlı olan Tel Aviv’deki Ulusal Adli Tıp Enstitüsünde yapılıyordu.
Haaretz, işgal hapishanelerinde yaşanan bu utanç tablosunun suç ortağının çok fazla olduğunu vurguluyor.
Gazeteye göre, katil Ben-Gvir, yasa dışı politikalarını gururla sergileyerek bu listenin en önünde duruyor. Ancak yaklaşık üç yıldır onunla birlikte çalışan ve bu politikanın tüm farklı yönleriyle uygulanmasına zemin hazırlayan birçok isim var.
Hepsinin birer adı var ve hepsi bu suçun ortağı. Onların onayı ve desteği olmasaydı, işgal hapishaneleri ve askeri gözaltı merkezleri bugün birer işkence kampına dönüşemezdi.





