Pakistan'ın gerçekleşen ve bölgesel gerilimi azaltması umut edilen diplomatik temaslar, iki taraf arasındaki anlaşmazlıkları gidermeye yetmedi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance başkanlığındaki Amerikan heyeti, müzakerelerden herhangi bir somut sonuç çıkmaması üzerine İslamabad’dan ayrılmaya karar verdi.
Diğer taraftan aylardır süren gizli diplomasi sürecinin en önemli aşamasında ilişkilerin kopma seviyesine geldiği değerlendiriliyor.

BARIŞ MASASINI DEVİREN 3 MESELE
New York Times’ta yayımlanan analize göre, İran İslam Cumhuriyeti ile yağmacı ABD'de arasındaki diyalogları çıkmaza sürükleyen 3 temel mesele öne çıkıyor.
Barış'ın sağlanmamasındaki odak nokta ise Hürmüz Boğazı.
Dünya enerji arzındaki kritik bir konumda yer alan bu boğazın güvenliği konusunda iki taraf da uzlaşamıyor.
ABD Hürmüz güvenliğinin oluşmasını zorunlu bir koşul olarak öne sürerken, İran ise bu konuyu müzakere sürecinde elindeki kritik koz olarak kullanmayı sürdürüyor.
Kritik ikinci mesele, İran'ın elinde tuttuğu tahmini 450 kilogram zenginleştirilmiş uranyum geleceği konusu. Washington bu malzemenin tamamen yok edilmesini isterken, İran bu konuda herhangi bir adım atmaya yanaşmıyor.
Üçüncü ve en tartışmalı mesele ise İran'ın yurt dışında dondurulmuş varlıklarıdır. Tahran bu yaklaşık 27 milyar dolarlık kaynağın serbest bırakılmasına ekonomik bir zorunluluk olarak öngörürken, Washington bu talebe karşı taviz vermeyi reddediyor.
ABD BAHANE BULMAK İSYİYOR
Diyaloglardan hemen sonra Tahran cepesindeki ilk tepki, ülkenin yarı resmi haber ajansı Fars üzerinden açıklandı. Ajansın verdiği haberde görüşmelerin başarısızlığının tüm sorumluluğu ABD olduğu belirtildi.
Haberde, “"ABD heyeti müzakere masasından kaçmak için bir bahane arıyordu; Washington yönetimi beklentilerini düşürmeye ve esneklik göstermeye istekli değil"” ifadeleri kullanılarak, uzlaşmaz tutumun tamamen Beyaz Saray’a ait olduğu vurgulandı.

DİPLOMATİK SÜREÇ BİTİYOR
İran tarafından yapılan son dakika açıklaması, diplomatik çözüm beklentilerini belirgin şekilde azalttı.
Tahran, mevcut koşullar altında ABD ile yeni bir müzakere turu düzenlemeyi düşünmediğini resmi olarak bildirdi. Bu kararlı tutum, bölgedeki mevcut yüksek gerilimin önümüzdeki dönemde daha da artabileceği kaygılarını güçlendirdi.
Uluslararası uzmanlar, JD Vance’in dönüşü ve Tahran’ın kapıları kapatma hamlesi üzerine, tarafların askeri ve ekonomik baskı araçlarına yönelme ihtimaline dikkat çekti.





