Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Ramazan programı ziyareti esnasında medya mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Bakanlığın 81 il müdürlüğüne gönderdiği "Maarif'in Kalbinde Ramazan" konulu genelgeye yönelik eleştirilere cevap veren Tekin, atılan adımların tamamen hukuki bir zemine oturduğunu vurguladı.
Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Bakan Tekin, hazırlanan genelgenin anayasal dayanaklara ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu başta olmak üzere mevcut mevzuata tam uyumlu olduğunu belirtti. Cumhuriyetin ilanından bu yana milli kültür ve değerlere yapılan atıfları referans aldıklarını ifade eden Tekin, gerçekleştirilen faaliyetlerin yasal çerçevede titizlikle planlandığını dile getirdi.
Söz konusu etkinlikleri eleştirenlere yönelik sert ifadeler kullanan Tekin, "Halkın değerlerinden kopuk, kendi sırça köşklerinde yaşayan ve Türk toplumunun sosyokültürel yapısını tanımayan bir kesim, Ramazan ayı etkinliklerinin toplumsal dokuyla uyuşmadığını iddia ediyor. Anadolu’nun herhangi bir köşesine gittiklerinde göreceklerdir ki Ramazan; dayanışmanın, kardeşlik bağlarının ve milli bütünlüğün en üst seviyeye çıktığı kutsal bir dönemdir." şeklinde konuştu.
Bakan Tekin, toplumun büyük bir çoğunluğunun hassasiyetle sahip çıktığı değerleri yaşatanlara yönelik "gerici azınlık" gibi ithamlarda bulunulmasını kabul edilemez bulduğunu söyledi. Tekin, "Müslüman bir ülkede, inançlarına ve kültürüne sahip çıkan insanlara bu yakıştırmayı yapma cüreti gösterenlere karşı, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak hukuki haklarımı kullanmak benim sorumluluğumdur." diyerek konuyu yargı mercilerine taşıyacağının sinyalini verdi.
Anadolu'da Alevi, Sünni veya gayrimüslimlerin bulunduğu çeşitli illerde yaşadığını belirten Tekin, şunları kaydetti:
"Komşularımız oldu, evimizde iftarda pişirdiğimiz şeyi gayet doğal bir şekilde, dinine, etnik ya da kültürel kimliğine bakmadan komşumuzla paylaştık. Anadolu'da bu böyledir, kimse kimsenin dinine bakmadan ramazan ayında yardımlaşır. İhtiyacı varsa fıtır sadakasını ramazan ayında komşusuyla paylaşır. Dolayısıyla bunun Anadolu'nun, Türk toplumunun değerleriyle uyumlu olmadığını düşünenler varsa otursunlar kendilerini analiz etsinler. Kendileri nerede yaşıyorlar, Türk toplumunu ne kadar tanıyorlar? Bizim yazımızı mahkemeye, yargıya taşımayla ilgili olarak da baksınlar, hukuki olarak ne problem varsa onu taşısınlar. Benim yazımda, bizim genelgemizde hukuka aykırı hiçbir şey yok. Çünkü biz Anayasamıza referansta bulunduk, 1739'a referansta bulunduk. Ancak 168 kişi olduğu iddia edilen kişilerin açıkladığı bildiride, çok ciddi şekilde hukuki problemler var.
Ben diyorum ki yargıya taşıyacağım, 'Burada ne var, niye yargıya taşıyorsunuz?' diyorlar. Ben de diyorum ki kusura bakmayın ama ben Özgür Özel kadar midesi geniş bir adam değilim. Anadolu'nun her tarafında küfür olarak addedilen cümleleri kendi partisinden bir belediye başkanına mesajla yazıp ispatlandığı zaman da 'bu küfür değildir, kişilik analizidir...' diyecek bir şeyim yok benim. O metindeki ifadeler bana, Milli Eğitim camiasına, öğretmen arkadaşlarımıza, idareci arkadaşlarımıza ve Türk toplumuna hakaret içerir. Bu hakaretten dolayı onların bu ifadelerinin neticesinde toplumdan özür dilemeleri gerektiğini düşündüğüm için yargıya taşıyacağım."
Bakan Tekin, şöyle devam etti:
"Biz diyoruz ki 'Ramazan yardımlaşmadır, dayanışmadır.' O diyor ki 'Ramazan Talibanlaşmadır' Yani bunu nasıl bu şekilde izah edebiliyorlar ben anlamıyorum. Şimdi ramazan etkinliklerine 'Talibanlaşma' diyen bir kişiyi mahkemeye vereceğimiz zaman, 'dava açacağız' dediğimiz zaman rahatsız oluyorlar. Niye rahatsız oluyorsunuz? Ben diyorum ki 'Ramazan milli kültürün bir parçasıdır.' Onlar diyor ki 'Ramazan etkinliğiyle Trump'ın ipine sarılıyorsunuz.' Arkadaşlar nasıl bir mantık, nasıl bir akıl yürütme ben anlamıyorum. Ben diyorum ki 'Ramazan milli kültürümüzün bir parçasıdır, Türkiye'de dini inanç ve ibadet hürriyetinin bir parçasıdır.' Onlar diyor ki 'Laik anayasal düzene yönelik bir saldırıdır.' Ben anlamıyorum, laikliği mi bilmiyorlar, ramazanı mı bilmiyorlar ya da ikisini de mi bilmiyorlar?
Ben diyorum ki 'Türkiye'de insanların büyük çoğunluğu ramazan ayında heyecan duyuyor, milli kültürün bir parçası olarak kabul ediyor.' Onlar diyor ki 'gerici azınlık'. Şimdi bu kadar insana, yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkede, ramazan konusunda hassasiyeti bu kadar yoğun yaşayan kişilere 'gerici azınlık' deme cesaretini gösteriyorsa, ben de bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olarak bunu yargıya taşımakla mükellefim. Bir tek katıldığım cümleleri var 'Laikliği savunmak suç değildir' evet laikliği savunmak suç değildir. Ama topluma dini inançlarından uzaklaşmayı, dini değerlerinden uzaklaşmayı zorla tepeden inmeci bir mantıkla tanımlamaya çalışmak suçtur. Bu suçun cezasını da çekmeleri gerekir."
Milli Eğitim Bakanı Tekin "Külliye'de Ramazan" etkinlik alanını ziyaret etti
Bakan Tekin, daha sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu'nda açılan kitap stantlarını ve atölyeleri ziyaret etti. Tekin, vatandaşlarla bir araya gelerek çocuklarla sohbet etti ve fotoğraf çektirdi.
Etkinliklere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tekin, Müslümanların ve Türkiye toplumunun ramazan ayını kutladı.
Tekin, ramazan ayının Türkiye kültüründe ayrı bir yeri olduğunu belirterek, "Ramazan ayı ülkemizde birlik, beraberlik duygularının, yardımlaşmanın, dayanışmanın, kardeşlik hukukuna riayet etmenin en çok hissedildiği bir dönem. Ramazan ayı iftar sofralarıyla başlayan, sahurla bereketlenen ve gün içerisinde dualarımızla, davranışlarımızla şekillendirdiğimiz güzel bir ay." ifadelerini kullandı.
Geçen yıl da Külliye'de Ramazan etkinlikleri kapsamında çok yoğun katılımla bu coşkunun yaşandığını dile getiren Tekin, şunları kaydetti:
"Bu yıl bu coşku katlanarak arttı. Bu yıl biz de Milli Eğitim Bakanlığı olarak çocuklarımızın bu duygularla, bu birliktelik, beraberlik arzusunun, ihtiyaç duyulduğunda arkasına bakmadan ülkesi, milleti, vatanı için fedakarlık yapabilme hissinin yaygınlaştırılması için okullarımızda bir dizi etkinlik başlattık, bir genelge ile bunu duyurduk. Şu an okullarımız cıvıl cıvıl. Ben bu etkinliklere katılan velilerimize, öğrencilerimize ve bu etkinlikleri organize eden, hazırlayan bütün öğretmen arkadaşlarımıza, idareci arkadaşlarımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bu duygular, bu hisler yaşatıldığı sürece milli birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz daha da güçlenecektir."