ÜLKE TV ekranlarında yayınlanan "Sıradışı Strateji Özel" programında Turgay Güler’in sorularını yanıtlayan Bakan Bayraktar, enerji gündemine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Küresel sanayinin temel ham maddesi olan petrolün sevkiyatında Hürmüz Boğazı’nın hayati bir rol oynadığını belirten Bayraktar, dünya petrol arzının %20’sinin sağlandığı bu bölgeyi "dünyanın şahdamarı" olarak nitelendirdi.
Bölgede devam eden savaşın taraflarının henüz bir çözüm üretemediğine değinen Bakan Bayraktar, bu belirsizliğin küresel ekonomide ciddi bir kriz dalgası yarattığının altını çizdi. Türkiye’nin enerji güvenliği konusundaki duruşunu da net bir şekilde ifade eden Bayraktar, Ankara'nın stratejisinin temelinde kaynak ülke, güzergah ve rota çeşitliliğinin yattığını belirterek, tüm çalışmaların bu esneklik üzerine inşa edildiğini dile getirdi.
Bakan Bayraktar'ın konuşmalarından öne çıkanlar şu şekilde:
Sadece Türkiye'yi değil bütün dünyayı etkileyen bir durum İran, ABD-israil savaşı. Orada bir güvenlik problemi var. Üretim durdu.
O stratejik hamlemiz burada karşılığını gördü. Biz Basra'dan veya Hürmüz Boğazı geçişli herhangi bir LNG alışımız yok. Bu alanda Türkiye olarak güvendeyiz. Türkiye'nin sadece yaklaşık yüzde 10'luk petrol ve petrol ürünü ithalatı Hürmüz Boğazı'ndan geliyor. Yüzde 10 bizim yönetebileceğimiz bir miktar.
Önümüzdeki süreçte neler yapabiliriz? Irak, Basra'dan Türkiye'ye gelebilecek alternatif projelere yoğunlaşmış durumdayız.
Türkiye özellikle enerji konusunda 3 tane önemli mottolaşmış şeyimiz var. Biz Türkiye olarak uluslararası enerji temelinde karşılıklı kazanç sağlayabileceğimiz projeleri, bölgesel katkı sağlayacak projeleri ve özellikle bölgesel çatışmaların, bölgesel ayrışmaların çözümüne katkı sağlayabilecek bütün uluslararası projelerde biz varız. Bu aslında siyasi bir duruş sergiliyor. 2016'nın Ekim ayında Rusya Devlet Başkanı Putin geldi ve Türkakım boru hattını inşa ettik. Bizim sayemizdedir ki ve bu proje sayesindedir ki Sırbistan, Macaristan gibi ülkeler o boru hattından gelen gazla arz güvenliğini sağlıyor.
Azerbaycan'daki kaynakları Türkiye'ye, Türkiye üzerinden de İtalya'ya güney koridorlara götüren bir proje de var.
Biz böyle bir yaklaşımla dünyadaki gelişmeleri takip ederek, Cumhurbaşkanımızın Amerika ziyaretinde çok önemli LNG anlaşmaları imzalandı. "Niye biz bunu ABD'den alıyoruz" diyenler oldu. Günün sonunda geldiğimiz nokta bizim çeşitlendirme projelerimizden biriydi. 2016'da Türkiye'nin sıvı halinde taşıdığı doğal gazı dönüştürecek tesislerin kapasitesi 30 milyon metreküptü bugün itibarıyla 160 milyon metreküp. Benim etrafımda dünyanın en zengin petrol hattına sahip ülkeler var doğru ama hayır dünyada 2016'dan beri başlayan muazzam bir LNG yükselişi var.





