Bahreyn makamları, ülkedeki çok sayıda din âlimini hedef alan geniş kapsamlı bir baskın ve gözaltı hamlesi başlattı. Aralarında önde gelen havza hocalarının da bulunduğu dini şahsiyetlere yönelik bu yeni güvenlik tırmanışı, ülkedeki dini sembollerin takibat altına alınması politikasının bir parçası olarak görülüyor.
Önde Gelen İsimler Gözaltında
Bahreyn güvenlik güçlerinin gerçekleştirdiği yoğun baskınlar neticesinde, ülkenin saygın din âlimlerinden ve Havza-i İlmiye profesörlerinden Allame Şeyh Mahmud el-Ali, Allame Şeyh Muhammed Sankur ve Allame Şeyh Ali el-Sadedi gözaltına alındı.
Gözaltı listesi oldukça geniş bir yelpazeyi kapsıyor: Şeyh Casim el-Hayyat, Şeyh Münir el-Matuk, Şeyh Raid el-Setri, Şeyh Ali Humeydan, Şeyh Eyüb el-Bahreyni ve Şeyh İsa el-Mümin de tutuklanan isimler arasında yer alıyor.
Operasyonun çapı genişleyerek şu isimleri de içine aldı: Şeyh Ali Rahme, Şeyh Hani el-Benna, Şeyh Fadel el-Zaki, Şeyh Ali el-Metguvi, Şeyh Gazi el-Semak, Şeyh Muhammed Cevad el-Şehabi, Şeyh Ali Sened, Şeyh Hüseyin el-Mahruz, Seyyid Sadık el-Maliki, Şeyh Ali Naci, Seyyid Hüseyin el-Kerrani ve Şeyh Ali Hasan el-Saybai.
Şeyh İsa Kasım’ın Oğulları da Hedefte
Dini bileşenleri hedef alan bu kesintisiz kampanya çerçevesinde Şeyh Casim el-Mümin, Şeyh Radi el-Kaffas, Şeyh Hamid Aşur, Şeyh Cemil el-Ali, Şeyh Muhammed el-Harsi ve Şeyh Sadık el-Afia da gözaltına alındı. Ayrıca yetkililerin, Bahreyn’in en yüksek dini otoritesi kabul edilen Şeyh İsa Kasım’ın iki oğlunu da gözaltına aldığı bildirildi. Manama yönetiminin bu adımı, din âlimlerine yönelik süregelen kısıtlama politikasının bir tezahürü olarak değerlendiriliyor.
El-Vifak Cemiyeti: "Mezhepsel Hedef Almalara Son Verin"
Bahreyn’in ana muhalefet grubu olan El-Vifak Ulusal İslami Cemiyeti, birkaç gün önce yaptığı açıklamada, İçişleri Bakanlığı'nın 6 Mayıs 2026 tarihli bildirisinin "mezhepsel temelli bir güvenlik hamlesinin habercisi" olduğunu belirtti. Hükümete, Caferi mezhebine mensup vatandaşlara yönelik planlanan tüm hedef almaların derhal durdurulması çağrısında bulunuldu.
El-Vifak, İçişleri Bakanlığı’nın suçlamalarının "mezhepsel ve tarihsel sanrılar" içerdiğini ve ülkede derin bir güven bunalımına işaret ettiğini savundu. Dernek ayrıca, geçtiğimiz günlerde 69 vatandaşın (aralarında din âlimleri, sanatçılar, kadınlar ve çocukların da bulunduğu) "İran ile sempati duymak" suçlamasıyla vatandaşlıktan çıkarılmasını sert bir dille kınadı.





