İspanya ile Almanya arasındaki diplomatik ilişkiler, Washington’da yaşanan "Oval Ofis" kriziyle gerildi. İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, devlet televizyonu TVE’ye yaptığı açıklamalarda, ABD Başkanı Donald Trump’ın İspanya’yı hedef alan suçlamaları karşısında tepkisiz kalan Almanya Başbakanı Friedrich Merz’e yönelik hayal kırıklığını dile getirdi.
"Ortak Pazarda Bu Tavır Beklenemez"
Alman mevkidaşı Johann Wadephul ile bir telefon görüşmesi gerçekleştiren Albares, Merz’in sessizliğinden duyduğu "şaşkınlığı" resmi olarak iletti. Albares, AB üyesi ülkelerin ortak para birimi ve pazar paylaştığına dikkat çekerek; İspanya’nın Danimarka’nın toprak bütünlüğü konusundaki gümrük tehditlerinde veya Doğu Avrupa ülkelerinin güvenliğinde gösterdiği kararlı dayanışmanın aynısını Almanya’dan beklediklerini ifade etti.
Üç Başbakan Kıyaslaması: "Merkel veya Scholz Yapmazdı"
Bakan Albares, Almanya’daki yönetim değişikliğine vurgu yaparak dikkat çekici bir kıyaslamada bulundu: "Görev süremiz boyunca Merkel, Scholz ve şimdi de Merz’i gördük. Merkel veya Scholz’un, müttefik bir ülkeye yönelik bu tür saldırılar karşısında böyle bir tavır takınacağını hayal bile edemiyorum." diyen Albares, Avrupa Birliği çıkarlarının ABD karşısında daha güçlü korunması gerektiğini belirtti.
Trump’tan "Ticareti Kesme" Tehdidi, Merz’den "Savunma Bütçesi" Eleştirisi
Gerilimin fitili, 3 Mart’ta Beyaz Saray’da yapılan görüşmeyle ateşlenmişti. Trump, İran operasyonları için Endülüs’teki Moron de la Frontera ve Rota üslerinin kullanılmasına engel olan İspanya’yı "berbat bir müttefik" olarak niteledi. Trump, "Kimse bize üsleri kullanmamamızı söyleyemez. Hazine Bakanı Scott Bessent’e İspanya ile ticareti kesmesi talimatını verdim" diyerek rest çekti.
Aynı basın toplantısında Trump’ın yanında duran Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise İspanya’yı savunmak yerine, Madrid’in savunma harcamalarını GSYH’nin yüzde 3 veya 3,5 seviyesine çıkarmayan tek NATO üyesi olduğunu hatırlatarak eleştirilere katılmıştı. Merz, İspanya’yı ortak güvenlik yükümlülüklerini yerine getirmeye ikna etmeye çalıştıklarını ifade etmişti.



