Kadıköy'den Şişli'ye, Esenyurt'tan Pendik'e kadar şehrin dört bir yanındaki ortak kullanım noktalarında kartını cihaza takıp hesabındaki parayı kontrol eden İstanbullular, ekranda gördükleri 0,27 TL'lik işlem ücreti karşısında adeta şoka uğruyor. İşe yetişme telaşıyla herhangi bir bankanın makinesine yönelen milyonlarca çalışan, emekli ve öğrenci, geçmişte tamamen ücretsiz olan basit bir bakiye görüntüleme işleminin ticari bir gelir kapısına dönüştürülmesine büyük bir öfke duyuyor. Metropol insanı için bu durum, zamanla yarışırken yenen büyük bir çelme olarak değerlendiriliyor.
Bankacılık Sektörünün Savunması İstanbulluyu Yumuşatmadı
• Finansal sistemlerin sunucu operasyonları, siber güvenlik yazılımları ve bankalararası takas odası maliyetleri, milyonlarca kişinin şikayetine neden olan kesintilerin sebepleri olarak gösteriliyor.
• Şirketler, farklı veri tabanlarının anlık haberleşmesinin yüksek maliyetlere yol açtığını belirtiyor.
• Enflasyon ve geçim sıkıntısı çeken İstanbullular, bu teknik açıklamaları yeterli bulmuyor.
• Mecidiyeköy ve Eminönü gibi yoğun bölgelerde işlem yapan vatandaşlar, ücretleri “insafsızlık” olarak nitelendiriyor.
• Bankacılık yasalarına göre, cihazlar kesintiyi yapmadan önce kullanıcıya bilgi vermeli.
• Ancak, yoğunluk ve acele nedeniyle kullanıcılar, ekrandaki uyarıları farkında olmadan geçiyor ve kesintiye onay veriyor.
Metropol İnsanı Çözümü Dijitalde Buluyor
Uzmanların da dikkat çektiği üzere, İstanbulluların bu gereksiz harcamadan kaçınmak için başvurduğu en rasyonel yol teknolojiye sarılmak oldu. Şehirdeki akıllı telefon kullanım oranının yüksekliği, bu değişimi hızlandırıyor. İstanbullular artık metrobüs beklerken, vapura binerken veya ofiste kahvesini yudumlarken mobil bankacılık uygulamalarına giriş yaparak, hiçbir ekstra maliyete katlanmadan hesaplarını denetliyor.