Ekonomi

Altın'da rekor geliyor... Dev bankadan ezber bozan tahmin!

Bölgeden gelen haber akışı piyasaları etkilemeye devam ediyor. Özellikle altın fiyatları üzerinde büyük bir baskı oluşmuş durumda. Peki altında yön nereye doğru gidiyor? İşte dev bankadan çarpıcı ezber bozan tahmin...

Abone Ol

Bölgeden gelen haber akışı piyasaları etkilemeye devam ediyor. Özellikle altın fiyatları üzerinde büyük bir baskı oluşmuş durumda. 2025 yılı ve 2026'nın ilk 2 ayını hızlı yükselişlerle geçen altın, savaşla birlikte sert düşüş yaşadı. 7.811 liralık tarihi zirveden gerileyen gram altın, şu sıralar 6.700 lira seviyelerinde seyrediyor. Yatırımcılar "Altın tekrar yükselecek mi?" sorusuna cevap ararken, Almanya'nın önde gelen bankalarından Deutsche Bank'tan "ezber bozan" bir tahmin geldi. İşte detaylar....

ALTIN ÇAĞI BAŞLADI

Alman bankacılık devi Deutsche Bank'ın yayımladığı son raporda altın fiyatlarıyla ilgili dikkat çeken detaylar yer aldı. Banka, ılımlı dönemin kapandığını ve altın çağının başladığını vurguladı.

REKOR TAHMİN

Altının küresel güç dengelerini kökten değiştireceğini belirten banka, altının geleceğini merak edenler için önemli bir analiz yaptı. Banka, altın için rekor bir tahminde bulundu.

ABD'Lİ EKONOMİSTTİN TEZİNİ HATIRLATTI

Amerikalı siyaset bilimci ve ekonomist Francis Fukuyama'nın 1989’da ortaya attığı "insanlığın tarihin sonuna ulaştığı" tezini hatırlatan banka, bunun uzun yıllar küresel düzenin yönünü belirleyen bir çerçeve olarak kabul edildiğini belirtti.

ABD'nin egemen güce dönüşünü ve onun öncülüğünde şekillenen liberal ticaret sisteminin hızla büyüdüğünü ifade eden Deutsche Bank, gelişmiş ülkelerde merkez bankalarının altın rezervlerinin azaldığına, gelişmekte olan ülkelerde ise yüksek miktarda dolar rezervi biriktirildiğine dikkat çekti.

ILIMLI DÖNEM YERİNİ DALGALI SÜRECE BIRAKTI

Ancak son yıllarda bu tablonun tersine döndüğü ifade edilen raporda, ABD'nin serbest ticaret, ittifaklar ve küresel güvenlik rolünden geri çekildiği, "ılımlı" dönemin de yerini daha dalgalı bir sürece bıraktığı ifade edildi.
Bankanın raporuna göre bu tarihi dönüşüm, özellikle altın ve doların küresel sistemdeki konumu açısından önemli sonuçlar doğuracak.

REZERVLERDE ALTININ PAYI 3'E KATLANDI

Geleneksel düşüncenin aksine, Deutsche Bank merkez bankası rezervlerindeki altın payının küresel para sistemi tarafından değil, küresel jeopolitik ortam tarafından yönlendirildiğini savunurken merkez bankası rezervlerinde doların payının yüzde 60'lardan yüzde yüzde 40'lara gerilediğini, altının payının ise üç katı artarak yüzde 30'a ulaştığını belirtti.

Altının merkez bankası rezervlerindeki payının üç temel faktörle şekillendiğini ifade eden banka, bunları merkez bankalarının elinde tuttuğu altın miktarı, altın fiyatlarının seviyesi ve küresel döviz rezervlerinin büyüklüğü olarak açıkladı.

Özellikle gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının altın alımlarını artırarak fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğu belirtilen raporda küresel döviz rezervlerinde de yapısal bir gerileme eğiliminin başlayabileceği değerlendirildi. Banka analistlerine göre bu gelişmeler, altının rezervler içindeki payının önümüzdeki dönemde daha da artabileceğine işaret ediyor.

REZERVLERDE YÜZDE 40 DETAYI

Tarihin dönüşümün, altının küresel rezervlerdeki payının en az yüzde 40'a ulaşmasıyla destekleneceğini ifade eden banka, özellikle Batı dışındaki ülkelerle savunma ve güvenlik ilişkileri daha güçlü olan ekonomilerin rezervlerinde daha fazla altın tuttuğuna dikkat çekiyor. Küresel ticaret ve güvenlik bağlarının ABD merkezli yapıdan uzaklaşıp daha çeşitlendirilmiş bir hale gelmesi durumunda ise bu eğilimin güçlenmesi bekleniyor.

ALTINDA 8 BİN DOLAR TAHMİNİ

Deutsche Bank'a göre, gelişmekte olan ekonomilerin döviz rezervlerini 5 trilyon dolara düşürmesi ve altının rezervlerdeki payını yüzde 40'a çıkarması durumunda, altın fiyatları önümüzdeki beş yıl içinde 8 bin dolara kadar yükselebilir.

Uzun vadede altının dolara bağımlılığı daha düşük bir finansal sistemde 'dengeleyici' rol üstleneciğini öngören banka, altının olası yeni para düzeninde güven unsuru sağlayan temel varlıklardan biri haline gelebileceğini belirtiyor.