Dünya Altın Konseyi verilerine göre, yatırım hacmi bu dönemde yüzde 5 düştü. Buna rağmen, yatırımcıların doların zayıflığı ve Donald Trump’ın para politikalarındaki dalgalanmalar karşısında güvenli liman arayışı nedeniyle, altın fiyatları Ocak ayında rekor seviyeye ulaşmıştı.
Konseyin üç aylık raporunda, altın borsa yatırım fonlarında (ETF) Mart ayında yaşanan büyük çıkışların, Ocak ve Şubat aylarındaki güçlü girişleri büyük ölçüde dengelediği belirtildi. Bu durum özellikle Kuzey Amerika’daki fonlarla ilişkilendirildi.
Konsey uzmanlarından Juan Carlos Artigas, Agence France-Presse’e yaptığı açıklamada, “Likiditeye ihtiyaç duyulduğunda genellikle ilk satılan varlık altın olur, çünkü geniş kabul görür” dedi.
28 Şubat’ta A başlayan savaşın ardından Tahran, Hürmüz Boğazı’nı kapattı.
Bu gelişme petrol ve gaz fiyatlarında sert yükselişe yol açarak piyasalarda dalgalanma yarattı ve birçok yatırımcıyı pozisyonlarını kapatabilmek için nakit bulmaya zorladı.
Ayrıca, artan enflasyona karşı ABD Merkez Bankası’nın faiz artırabileceği beklentisi doların güçlenmesine katkı sağladı. Bu durum, dolar dışındaki yatırımcılar için altını daha pahalı hale getirdi.
Her ne kadar altına olan talep miktar olarak azalsa da, satın alımların değeri yüzde 62 arttı.
Altın fiyatı Ocak ayı sonunda ons başına yaklaşık 5.600 dolara yaklaşarak yeni bir rekor kırdı. İlk çeyrek boyunca ortalama fiyat ise 4.873 dolar/ons olarak gerçekleşti.
Ancak yüksek fiyatlar, özellikle yatırım talebinin etkisiyle, mücevher talebini olumsuz etkiledi. Orta Doğu’nun önemli bir lojistik merkez olması nedeniyle savaşın, mücevher piyasası üzerinde de baskı oluşturduğu belirtildi.