İlahiyatçı Ayçoban, ilkokul çağındaki çocuklarda görülen akran zorbalığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplum genelinde bir zorbalık kültürünün oluştuğunu ifade eden Ayçoban, bunun özellikle çocuk yaş gruplarında daha belirgin hale geldiğini söyledi.
Ayçoban, "İlkokul çağındaki çocuklarda aslında genel olarak toplumumuzda bir zorbalık var. Akran zorbalığı da bunun bir yansıması olarak ortaya çıkıyor. Özellikle ilkokul çağlarında bu durum daha fazla görülüyor ve etkileri daha kalıcı olabiliyor." dedi.
Akran zorbalığının ortaya çıkış nedenlerine değinen Ayçoban, aile içi iletişim eksikliği, çocukların kendilerini arkadaş çevresinde gösterme isteği ve sosyal mecralarda maruz kaldıkları içeriklerin bu süreçte etkili olduğunu belirten Ayçoban, "Çocuğun ailesinden gerekli ilgiyi ve iletişimi görememesi, akran zorbalığının temel sebeplerinden biridir. Bunun yanında çocukların izledikleri diziler, sosyal medya içerikleri ve maruz kaldıkları görsel ile işitsel unsurlar da davranışlarını etkiliyor. Çocuk, gördüğü zorbalığı kendi akranına yansıtabiliyor." ifadelerini kullandı.
Zorbalığa maruz kalan çocuklarda özgüven kaybı, akademik başarıda düşüş ve içe kapanıklık gibi sonuçların ortaya çıktığını vurgulayan Ayçoban, bu durumun zamanla çocukların okula karşı isteksizlik geliştirmesine neden olabileceğini söyledi.
"Akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda en dikkat çekici sorun özgüven kaybıdır." diyen Ayçoban, "Bu durum çocuğun hayatını ciddi şekilde etkileyebiliyor. Derslerde geri kalma, içine kapanma ve okula gitmek istememe gibi sonuçlar ortaya çıkabiliyor." şeklinde konuştu.
Ailelerin çocuklarının ruhsal ve fiziksel değişimlerini dikkatle takip etmesi gerektiğini belirten Ayçoban, "Özellikle davranış değişiklikleri önemsenmeli. Çocuğun içine kapanması, ders başarısının düşmesi veya davranışlarında ani değişiklikler görülmesi halinde ailelerin bunun nedenini araştırması gerekiyor. Çocukların psikolojik durumları iyi gözlemlenmeli." dedi.
Eğitimcilere de önemli görevler düştüğünü ifade eden Ayçoban, zorbalık yapan ve zorbalığa maruz kalan çocukların yakından takip edilmesi gerektiğini belirterek, "Zorbalık yapan çocuklarda empati duygusunun geliştirilmesi gerekiyor. Eğitim ortamlarında bu konuda bilinçlendirici etkinlikler yapılmalı. Aynı şekilde zorbalığa maruz kalan çocukların da duygusal olarak desteklenmesi gerekiyor. Bu noktada hem ailelere hem öğretmenlere önemli görevler düşüyor." diye konuştu.
Sorunun yalnızca okul ortamıyla sınırlı olmadığını ancak en yoğun şekilde okullarda görüldüğünü söyleyen Ayçoban, çocukların uzun süre bir arada bulunduğu ortamlarda zorbalığın daha fazla ortaya çıktığını ifade etti.
Sosyal medya ve televizyon içeriklerinin de çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çeken Ayçoban, yetkililerin bu konuda daha hassas davranması gerektiğini dile getirdi.
Ayçoban, "Çocukların rol model olarak gördüğü kişiler ve medya içerikleri yeniden gözden geçirilmeli. Özellikle zorbalığı özendiren dizi ve içeriklerin etkisi büyük. RTÜRK başta olmak üzere ilgili kurumların bu konuda daha duyarlı olması ve çocuklara uygun rol modellerin ön plana çıkarılması gerekiyor." ifadelerini kullandı.



