Afganistan’ın başkenti Kabil, iki bini aşkın yıllık geçmişiyle Orta Asya’nın en eski yerleşimlerinden biri olarak biliniyor. 1776 yılında Timurlu Şah Durrani tarafından başkent ilan edilen kent, o tarihten bu yana ülkenin siyasi merkezi olmayı sürdürdü. Ancak son kırk yılda yaşanan savaşlar, göç dalgaları ve plansız büyüme, Kabil’i bölgenin en kalabalık ve en düzensiz başkentlerinden biri haline getirdi.
Bugün Kabil’de 7 milyondan fazla insan yaşıyor. Oysa kentin altyapısı en fazla 2 milyon kişiyi kaldırabilecek şekilde tasarlanmıştı. İran ve Pakistan’dan dönen mülteciler, iç göç ve devlet kurumlarının merkezileşmesi, kentin üzerindeki baskıyı daha da artırdı. Trafik sıkışıklığı, hava ve su kirliliği, içme suyu krizi, yeşil alanların yok edilmesi ve kamu arazilerinin yağmalanması, çözülmesi gereken sorunlar arasında yer alıyor.
Bu tablo karşısında "Yeni Kabil" projesi yeniden gündeme alındı. Proje, mevcut başkentin yerine geçecek bir alternatif değil, onu tamamlayacak planlı bir şehir olarak tasarlandı. Özellikle Kabil’in kuzey ve doğu bölgelerinde inşa edilmesi planlanan yeni yerleşim alanlarıyla, başkent üzerindeki baskının azaltılması hedefleniyor.
Projede modern ve geniş yol ağları, konut-ticaret-idare alanlarının ayrıştırılması, büyük yeşil alanlar, sürdürülebilir su yönetimi ve kademeli olarak genişletilebilecek bir toplu ulaşım sistemi öngörülüyor. En dikkat çeken unsurlardan biri ise 43 kilometre uzunluğunda ve 150 metre genişliğinde planlanan Kabil-Bagram ana yolu.
"Yeni Kabil" fikri aslında yeni değil. İlk kez 1970’lerde gündeme gelen proje, darbeler ve savaşlar nedeniyle hayata geçirilemedi. 2007’de yeniden ele alındı, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) tarafından uygulanabilir bir master plan hazırlandı. Ancak önceki yönetimler döneminde yolsuzluk, çıkar ağları ve yasa dışı yapılaşmalar nedeniyle proje yine rafa kaldırıldı. Planın uygulanmasının binlerce kaçak yapının yıkılmasını gerektirdiği, bunun da nüfuzlu çevrelerin çıkarlarına dokunduğu belirtiliyor. Bu nedenle eski yönetimlerin projeyi bilinçli olarak hayata geçirmediği ifade ediliyor.
Dönüm noktası ise Afganistan İslam Emirliği'nin projeyi resmen onaylaması oldu. Afganistan İslam Emirliği lideri Şeyh Hibetullah Ahundzade’nin imzaladığı plan doğrultusunda, 470 kilometrekarelik bir alanda yeni şehrin inşası için 6 özel şirketle saha çalışmalarına başlandığı açıklandı. Yetkililer, projenin tamamlanmasıyla 3 milyon kişiye konut sağlanacağını ve mevcut Kabil üzerindeki baskının ciddi ölçüde azalacağını ifade ediyor.
Buna karşın Afganistan’ın uluslararası izolasyonu, ekonomik yaptırımlar ve finansman yetersizliği projenin önündeki en büyük engeller olarak görülüyor.
Yüzyıllar boyunca savaşlara ve yıkımlara direnen Kabil, bugün ya planlı bir yeniden inşa sürecine girecek ya da Afganistan tarihindeki uzun "ertelenmiş projeler" listesine bir yenisi daha eklenecek.




