ABD yönetiminin, İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı savaşın başlatılması ve Şubat ayı sonunda Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından piyasaları sakinleştirmek amacıyla yaptırım altındaki Rus petrolü satışlarına tanıdığı muafiyet bugün cumartesi günü sona eriyor.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, ilk muafiyeti mart ayında, ikinci muafiyeti ise ilkinin sona ermesinin ardından nisan ayında yayımlamıştı. Her iki muafiyet de yalnızca tankerlerde hâlihazırda yüklenmiş bulunan sınırlı miktardaki Rus petrolü için geçerliydi.

Bu muafiyetler, özellikle petrol gelirlerinin Rusya’dan mahrum bırakılması ve Moskova’nın Ukrayna’daki savaşı finanse etme kapasitesinin azaltılması için yaptırımların gerekli olduğunu savunan Avrupalı müttefikler arasında geniş tartışmalara yol açtı. Eleştirmenler, yaptırımların gevşetilmesinin, sadece deniz yoluyla taşınan petrolle sınırlı olsa da, özellikle ham petrol fiyatlarının yükselmesiyle birlikte Rusya’nın gelirlerini artırmaya yardımcı olduğunu söylüyor.

Ancak Hindistan ve Endonezya gibi bazı ülkeler, Hürmüz Boğazı’nın neredeyse tamamen kapanmasının küresel piyasaları günlük milyonlarca varil petrolden mahrum bırakması nedeniyle Trump yönetimine muafiyetlerin uzatılması için baskı yaptı.

Trump yönetimi ayrıca, petrol ithalatına büyük ölçüde bağımlı ülkelerden gelen baskılar sonucunda tutumunu kısmen değiştirdi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, nisan ayında ABD’nin bazı Rus petrolü alımlarına izin veren muafiyeti yenilemeyeceğini söylemiş, ancak yalnızca iki gün sonra yeni bir yetkilendirme yayımlanmıştı. Yönetim ayrıca, bazı İran petrolü alımlarına izin veren ayrı bir geçici muafiyetin de nisan ayında sona ermesine izin verdi.

Bessent, Senato’daki bir komite önünde yaptığı konuşmada, bu geri adımın “enerji açısından en kırılgan ve en yoksul 10’dan fazla ülkenin” muafiyetin uzatılmasını talep etmesi üzerine atıldığını söyledi. Bessent ayrıca bu adımların, Orta Doğu krizinin ortasında küresel enerji piyasalarında istikrarı güçlendirmeyi amaçladığını ifade etti.

Nisan ayında olduğu gibi, Asyalı müttefiklerin baskısı ve piyasadaki arz sıkıntısının sürmesi, yönetimi daha sonra yeni bir muafiyet yayımlamaya itebilir.

Küresel ölçüt kabul edilen Brent petrolü, İran’daki savaşın başlamasından bu yana sert şekilde yükseldi. Bu durum benzin, motorin ve diğer petrol ürünlerinin fiyatlarında artışa yol açtı. Hürmüz Boğazı’yla bağlantılı tedarik aksaklıkları da bazı alıcıları ABD dahil olmak üzere yeni petrol sevkiyatları aramaya yöneltti.

ABD hükümeti ayrıca, International Energy Agency tarafından “piyasa tarihindeki en büyük petrol arz krizi” olarak tanımlanan enerji şokunun etkilerini hafifletmek amacıyla başka adımlar da attı. Trump yönetimi, yabancı gemilerin ABD limanları arasında petrol ve yük taşımasına ağustos ortasına kadar izin verdi ve bazı yerel yakıt standartlarını geçici olarak kaldırdı.

Hindistan ise geçen perşembe günü ABD’den, kendisine tanınan Rus petrolü muafiyetinin uzatılmasını talep etti. Washington yönetimi ise bu talebe henüz yanıt vermedi.

Muhabir: Mehmet Yaman