Hükümet Hesap Verebilirlik Projesi (GAP) tarafından açılan dava sonucunda elde edilen belgeler, Beyaz Saray’ın olayın gerçek boyutunu sakladığını ve etkilenen halkla doğrudan iletişim kurmaktan bilinçli şekilde kaçındığını iddia ediyor.

3 Şubat 2023’te, Norfolk Southern şirketine ait bir yük treni, zehirli kimyasallar taşıdığı sırada raydan çıkarak çevreye sızıntı oluşturmuştu. Daha sonra beş tankerdeki kimyasallar kontrollü şekilde yakıldı. Bu olay, tahliyelere neden olmuş, hayvan ölümleriyle ilişkilendirilmiş ve bölgede nedeni açıklanamayan hastalıkların raporlanmasına yol açmıştı.

Çevre Koruma Ajansı (EPA), kazadan aylar sonra yaptığı açıklamada hava ve su ölçümlerinin güvenli olduğunu belirterek, halkın tehlikede olmadığını iddia etmişti. Başkan Biden da yönetiminin “ çabalarını” överek krizin başarıyla yönetildiğini savunmuştu.

Ancak GAP araştırmacısı Lesley Pacey, kamuoyunun endişelerinin haklı çıktığını söyledi. Elde edilen iç yazışmalara göre, Beyaz Saray, EPA ve FEMA (Federal Acil Durum Yönetim Ajansı) kazanın sağlık risklerini “çok toksik” olarak değerlendirmiş ancak bu bilgiyi kamuoyundan saklamış. FEMA’nın kontrollü yangın sonrası oluşan kimyasal bulutun kansere yol açabileceği ve bölge halkının en az 20 yıl boyunca sağlık gözetimine ihtiyaç duyabileceğini bildiği de belgelerde yer alıyor.

En çarpıcısı ise, FEMA’nın bölgeye gönderdiği koordinatörün yerel halkla temas kurmaması yönünde doğrudan talimat almış olması.

Pacey, “Bu krizi daha en başından tamamen yanlış yönettikleri açık,” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Hamza Durmaz