Lowa State University araştırmacıları, kronik yorgunluk sendromu (ME/CFS) ile yaşayan ve hayatını kaybeden 505 kişinin anı kayıtlarını inceleyerek çarpıcı sonuçlara ulaştı. Çalışma, hastalığın yalnızca fiziksel değil, sosyal ve psikolojik açıdan da ağır sonuçlar doğurduğunu ortaya koydu.

Araştırmada, aileler ve yakınların paylaşımlarından hareketle dört temel sorun öne çıktı: sistematik ve kurumsal ihmal, sağlık hizmetlerindeki yetersizlik, sosyal izolasyon ve bireysel yük. Hastaların büyük bölümünün yaşam kalitesinin ciddi şekilde düştüğü, maddi zorluklar ve ruhsal sorunlarla mücadele ettiği belirtildi.

Uzun yıllar “psikolojik” olarak değerlendirilen hastalığın bugün biyolojik temellerinin kabul edildiğine dikkat çekilen çalışmada, buna rağmen araştırma ve finansman desteğinin yetersiz kaldığı vurgulandı. Uzmanlara göre National Institutes of Health’ın bu alandaki araştırma bütçesini ciddi oranda artırması gerekiyor.

Raporda, hastaların sağlık sisteminde yeterince ciddiye alınmadığı, sigorta ve engellilik haklarına erişimde zorluk yaşadığı ve sosyal çevrelerinden uzaklaştığı ifade edildi. Bu koşulların, bazı vakalarda ölüm artırdığına da dikkat çekildi.

Araştırmacılar, kronik yorgunluk sendromunun etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, hastalığın daha fazla bilimsel çalışma ve politika desteği gerektirdiğini vurguladı.

Muhabir: Muhammed Mahsum Tuna