Zekeriya Yapıcıoğlu -Kemal Kılıçdaroğlu -Mine Kırıkkanat

Abone Ol

Mine Kırıkkanat’ın Kemal Kılıçdaroğlu için “kılıç artığı” ifadesini kullanması sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Ancak Mine Kırıkkanat’ı tanıyanlar bu duruma pek şaşırmadı. Çünkü kendisi, geçmişte de “hakaret eme” söylemleriyle sıkça gündeme gelmiş bir isimdir.

Daha önce kaleme aldığı yazılarda özellikle muhafazakâr ve dindar kesimlere yönelik ağır ve sınırları zorlayan ifadelerle gündeme gelmişti. Örneğin, Zeytinburnu sahilinde eşleriyle birlikte piknik yapan çarşaflı bayanlarla ilgili şöyle demişti:

“Don paça soyunmuş adamlar geviş getirerek yatarken, siyah çarşaflı ve türbanlı, istisnasız hepsi tesettürlü kadınlar mangal yellemekte, çay demlemekte ve ayaklarında bebe sallamaktadır. Belki balık sevseler, pişirmeyi bilseler... Hart hart kaşınmazlar, zaten bu kadar kısa bacaklı, bu kadar uzun kollu ve kıllarla kaplı olmazlardı.”

Halkı alenen aşağılayan bu cümleleri çok tepki almasına rağmen hiçbir zaman özür dilemeyen Mine Kırıkkanat, “kılıç artığı” sözünden dolayı kendi cenahından tepkiler artınca hemen ağız değiştirip özür diledi. Çünkü attığı taş ters tepmişti ve su içtiği çeşmeyi kapatmıştı. Özgür Özel’den “aferin” beklerken tam tersi bir tabloyla karşılaştı.

Nitekim:

-Alevi vatandaşlardan ciddi tepkiler yükselmiş,

-CHP içinde rahatsızlık oluşmuş,

-Özgür Özel, kendisine doğrudan “hadsiz” ifadesiyle tepki göstermiş,

-Tepkiler yalnızca şahsına değil, yazarı olduğu Cumhuriyet gazetesine de yönelmiştir.

Bu tepkiler gelince özür gelmez mi?

Tüm bu gelişmeler, menfaate dayalı, tutarsızlık ve günübirlik söylemlerin ve tavırların ne kadar sorunlu olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Ancak kimin heybesinde ne varsa onu gösteriyor. Aynı konuyla ilgili bir de “erdem” görüyoruz.

Bu ahlaki erdem, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’ndan gelmiştir. Yapıcıoğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştır:

“Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun mezhebi kimliği üzerinden hedef alınması ve hakarete uğraması kabul edilemez. ‘Yazarlık’ maskesiyle haysiyet cellatlığı yapan bu meşum şahıs, toplumun fay hatlarını derinleştirmeye çalışmaktadır. Sayın Kılıçdaroğlu’na ve onun şahsında bütün Alevi vatandaşlarımıza yapılmış olan çirkin hakaretleri kınıyorum.”

Hatırlanacağı üzere, geçtiğimiz seçim sürecinde Kemal Kılıçdaroğlu, HÜDA PAR’ı sıkça eleştirmiş, hakaret etmiş, iftira etmiş ve seçim kampanyasının önemli bir bölümünü bu parti üzerinden yürütmüştü. Buna rağmen bugün HÜDA PAR Genel Başkanı’nın bu yönde bir açıklama yapması, kamuoyunda dikkat çekmiş ve birçok kişi tarafından takdirle karşılanmıştır.

Zekeriya Yapıcıoğlu’nun çeşitli platformlarda dile getirdiği “Yanlış kimden gelirse yanlış, doğru kimden gelirse doğrudur” anlayışı, bu açıklamayla birlikte yalnızca sözde kalmayan bir ilke olarak öne çıkmaktadır.

Bu tür bir yaklaşım, hem siyasette hem de toplumsal ilişkilerde ihtiyaç duyulan ahlaki duruşun önemli bir örneğini oluşturmuştur.