Güncel

Zekat ibadetinin önemi

Batman İl Müftüsü Ahmet Durmuş, zekatın gönüllü bir yardım değil ilahi bir emir olduğunu belirterek önemli açıklamalarda bulundu.

Abone Ol

Batman İl Müftüsü Ahmet Durmuş, zekat ibadetinin önemi ve Ramazan ayında zekat hesaplaması konusunda İLKHA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Müftü Ahmet Durmuş, zekatın İslam'ın beş temel esasından biri olduğunu belirterek bunun gönüllü bir yardım değil, Allah'ın kesin bir emri olduğunu vurguladı.

Durmuş, Kur'an'da namaz ile zekatın birlikte emredildiğini hatırlatarak, zenginlerin malında fakirler için belirlenmiş bir hak bulunduğunu ifade etti. Zekatın müminleri bir araya getiren bir köprü vazifesi gördüğünü söyleyen Durmuş, ibadet yerine getirilirken ihtiyaç sahiplerinin onurunun korunması gerektiğini kaydetti.

Ramazan ayının aynı zamanda bir zekat ayı olduğunu belirten Durmuş, üzerinden bir yıl geçen altın, para, döviz ve ticari malların kırkta birinin ihtiyaç sahiplerine verilmesi gerektiğini ifade etti.

"İslam beş temel esas üzerine bina edilmiştir"

Müftü Durmuş, İslam'ın temel esaslarına dikkat çekerek şunları söyledi:

"Hazreti Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur: 'İslam beş temel esas üzerine bina edilmiştir: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şehadet etmek, namazı kılmak, zekatı vermek, Ramazan orucunu tutmak ve gücü yetenler için Beytullah’ı haccetmektir.'

İslam beş temel esas üzerine bina edilmiştir. Bunlardan birisi beş vakit namaz, diğeri kelime-i şehadet, bir diğeri ise zekattır. Zekat, Hazreti Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ifadesiyle 'Gantaratu’l-İslam'dır; yani müminleri bir araya getiren bir köprü vazifesi görür."

"Zekat, Cenab-ı Allah’ın kesin bir emridir"

Zekatın gönüllü bir tercih değil, ilahi bir emir olduğunu vurgulayan Durmuş, şöyle konuştu:

"Cenab-ı Allah, zenginlerin malında fakirler için bir miktarı farz kılmıştır. Yani bu durum, kişinin sadece gönüllülük esasına bağlı bir tercih değil, Cenab-ı Allah’ın kesin bir emridir. Kur'an'ı Kerim'de 'Zenginlerin mallarında muhtaç ve mahrumlar için bir hak vardır' buyurularak bu hakkın verilmesi bizlere emredilmektedir.

Cenab-ı Allah Kur'an'ı Kerim'de namazla zekatı birbirinden ayırmamıştır: 'Namazı dosdoğru kılın ve zekatınızı verin.' Hatta birçok alimimiz; üzerinde zekat farz olup da zekatını vermeyen bir kişinin diğer ibadetlerinin de Cenab-ı Allah katında tam manasıyla kabul görmeyeceğini ifade etmektedirler."

"Zekat verirken onurları rencide etmemeliyiz"

Zekatın eda ediliş biçimine de dikkat çeken Durmuş, şu ifadeleri kullandı:

"Bedenimizle yaptığımız namaz ve oruç gibi ibadetlerin dışında, mallarımızla yaptığımız ibadetler de vardır; bunların başında zekat gelir. Zekat ibadetini yerine getirirken sakın ola ki fakir fukarayı, garip gurabayı rencide etmemek gerekir. Onlara minnet etmek bir yana, asıl bizim onlara minnet duymamız gerekir. Çünkü eğer onlar olmasaydı, biz bu zekatı kimlere verip bu dini vecibeyi yerine getirecektik? Dolayısıyla zekatlarımızı verirken insanların onuruna ve Müslümanlık vakarına yakışacak bir hassasiyetle teslim etmeliyiz."

"Mallarımızın kırkta birini ihtiyaç sahiplerine vermeliyiz"

Zekatın hangi mallardan verileceğine ilişkin açıklamalarda bulunan Durmuş, şunları kaydetti:

"Zekatın hangi mallardan ve nasıl verileceği de oldukça önemlidir. Üzerinden bir yıl geçmiş olan; kenardaki altınımız, dövizimiz, paramız veya ticari malımız ne varsa bu Ramazan ayı içerisinde bunların hesabını yapmalıyız. Bu malların kırkta birini zekat olarak ihtiyaç sahiplerine vermeliyiz.

Kültürümüzde Ramazan ayı aynı zamanda bir zekat ayıdır. Bu ayda hem fitrelerimizi hem de zekatlarımızı kardeşlerimize ulaştırmak için titiz bir hesaplama içerisine girmeliyiz. Hesaplama konusunda zorluk yaşayan vatandaşlarımızın müftülüklerimize müracaat etmesi durumunda onlara yardımcı olmak bizim boynumuzun borcudur. Bizler de elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağız inşallah."