ABD ile İran arasındaki gerilim, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki protestoların bastırılması sırasında 32 bin sivilin öldürüldüğüne ilişkin açıklamalarına kanıt sunmasını istemesiyle yeni bir açık tırmanış aşamasına girdi. Trump, kısa sürede binlerce sivilin öldürüldüğünü söylemiş ve ABD baskısının, İran’ın yüzlerce tutukluyu idam etme yönündeki iddia edilen planını engellediğini öne sürmüştü.
Arakçi, X platformunda yaptığı paylaşımda söz konusu rakamları reddederek Washington’dan elindeki kanıtları açıklamasını istedi. İran makamlarının “son terör eylemleri” olarak nitelendirdiği olaylara ilişkin 3.117 mağdurdan oluşan “tam bir liste” yayımladığını, bunların yaklaşık 200’ünün polis mensubu olduğunu belirtti.
Açılmayan zarf
Paralel bir gelişmede Reuters, dolaylı görüşmeler turunda arabulucuların İran heyetine ABD tarafından füze programına ilişkin öneriler içeren bir zarf teslim ettiğini bildirdi. Bilgili bir kaynağa göre Arakçi zarfı açmayı reddederek derhal iade etti. Gözlemciler bu adımı, müzakere sürecindeki tıkanmaya işaret eden siyasi bir mesaj olarak yorumladı.
Beyaz Saray ise Washington’un tutumunun değişmediğini, İran’ın nükleer silah edinmesini ya da buna imkan sağlayacak kapasite geliştirmesini engellemenin ve uranyum zenginleştirmeyi durdurmanın temel hedef olduğunu söyledi.
Trump, Tahran’a anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir süre tanıdı; müzakerelerin başarısız olması halinde “çok kötü şeyler” yaşanabileceği tehdidinde bulundu ve baskı amacıyla sınırlı bir saldırı seçeneğini değerlendirdiğini söyledi.
ABD’li yetkililer askeri planların ileri aşamaya ulaştığını, Orta Doğu’daki askeri takviyelerin ise çatışmanın genişlemesi endişesini artırdığını belirtti.
Arakçi, ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile yapılan görüşmelerde “temel yönlendirici ilkeler” üzerinde mutabakata varıldığını, ancak bunun nihai bir anlaşmaya yaklaşıldığı anlamına gelmediğini söyledi. İran teklifinin birkaç gün içinde üst düzey yetkililere sunulabileceğini ve yaklaşık bir hafta içinde yeni bir tur görüşme yapılabileceğini ekledi.
Askeri seçeneğin yalnızca çözüm ihtimalini daha da zorlaştıracağını vurguladı.
Birleşmiş Milletler Sözcüsü Stéphane Dujarric ise, artan söylem ve askeri hareketlilikten duyduğu endişeyi dile getirerek tarafları diplomatik diyaloğu sürdürmeye çağırdı.
Arakçi, Cenevre görüşmelerinde Washington’un uranyum zenginleştirmenin tamamen durdurulmasını talep etmediğini, Tahran’ın da böyle bir teklif sunmadığını belirtti. Tartışmaların, nükleer programın barışçıl kalmasının güvence altına alınması ve buna karşılık yaptırımlarla bağlantılı adımlar atılması üzerine yoğunlaştığını ifade etti.
Beyaz Saray ise; ''İran nükleer silah ya da üretim kapasitesine sahip olamaz ve uranyum zenginleştiremez.'' açıklamasını yaptı.