Zalimle mazlumu seçebilmek bu kadar mı zor?

Abone Ol

Elhamdülillah o kadar zor olmamalı ki Türkiye insanının büyük bir çoğunluğu seçimini yapmış;

Tarih boyunca benzeri az görülmüş azgın, sapkın, kibir abidesi bir diktatörün 11 bin kilometre ötelerden gelerek yurdunda oturan bir milletin üzerine ölüm yağdırmasının, ülkelerini viraneye çevirmesinin hiçbir izaha gerek duyulmayan bir zulüm olduğunu görmüştür.

Söylediğim gibi Türkiye insanı hem de istisnasız bütün siyasi partileri ve mensupları olaya bu gözle bakmış, ırz düşmanı, soykırımcı, burnundan soluyan azgın boğa görünümünde, sözleriyle ve tavırlarıyla ilahlığa yeltenen, küstahlığın son noktasına ulaşmış sapkın ve bunak Trump denilen bu yaratığı çok iyi anlamış durumda.

Başta Gazze olmak üzere Lübnan ve son olarak yıkılmaya ve viraneye çevrilmeye çalışılan İran İslam Cumhuriyetinin mazlumluğu hakkında da insanımızın hiçbir tereddüdünün olmadığını görüyoruz ve buna seviniyoruz, velev ki ellerinden bir şey gelmese bile.

Peki, o zaman yazımızın başlığı ne anlama geliyor? Zalimle mazlumu seçmekte güçlük çekenlerden şikâyetimiz niçin?

Evet, ülke insanının tamamına yakın bir bölümünün doğru teşhis koymasına, zalimle mazlumu birbirinden ayırmasına rağmen İslami camiada birtakım kardeşler için galiba bu çok zor bir şey olmalı ki zalimle mazlumu seçemiyorlar, gerçekten bizi çok üzüyorlar ve hayrete düşürüyorlar. Gerçekleri görememek, olup bitenlere birazcık uzaktan bakabilmek, geniş bir ufuktan izlemek bu kadar mı zor oluyor?

Her şeye rağmen bu kardeşlerle ipleri koparmak istemediğimiz için susuyoruz, dua ediyoruz ve sabırla bekliyoruz.

Diyorum ki, Peygamber Aleyhisselam’ın;

“Allah’ım, bize hakkı hak olarak göster ve ona uymayı, batılı da batıl olarak göster ve ondan kaçınmayı nasip eyle” duasını her zaman ama böylesi günlerde çokça okumayı tavsiye ediyoruz.