YÖK tarafından konuya dair yapılan bilgilendirmede, Türkiye’de eğitim gören İranlı gençlerin ülkelerindeki aileleriyle iletişim kurmakta büyük güçlük çektikleri ve bu durumun yurt dışı kaynaklı para transferi işlemlerini imkansız hale getirdiği vurgulandı.
Yaşanan bu teknik engeller nedeniyle öğrenim ücretlerini yasal süresi içerisinde yatıramayan öğrencilerin mağduriyetini gidermek amacıyla, ödeme süreçlerinde esneklik sağlanmasına karar verildiği belirtildi.
2547 sayılı Kanun’un 46’ncı maddesi gereğince, öğrenci katkı payı ve öğrenim ücretlerinin ilgili dönem başlarında ödenmesi gerektiği, ödemeyenlerin kayıt yaptıramayacağı ifade edildi. Ancak, YÖK, İran uyruklu öğrencilerin öğrenim ücretlerini süresi içinde ödeyememelerinin, kendi iradeleri dışında gelişen teknik ve iletişim sorunlarından kaynaklandığını değerlendirdi.
Bu nedenle, İran uyruklu öğrencilere öğrenim ücretlerini bahar dönemi içinde ödeme imkanı tanınması ve taksitlendirme dahil makul süre verilmesi konusunda yükseköğretim kurumlarına gerekli bilginin iletildiği bildirildi.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından paylaşılan en güncel verilere göre, Türkiye'deki üniversitelerde öğrenim gören İranlı öğrenci sayısı 30 bin civarındadır.
Bu rakamın detaylarına ve önemine bakacak olursak:
Sıralamadaki yeri: İranlı öğrenciler, Türkiye'yi en çok tercih eden yabancı öğrenciler listesinde genellikle ilk 3 içerisinde yer alıyor (Suriye ve Azerbaycan ile birlikte).
Tercih nedenleri: Türkiye'nin kültürel yakınlığı, coğrafi komşuluk, diplomaların uluslararası tanınırlığı ve İran'a kıyasla daha geniş akademik özgürlük alanları, İranlı gençlerin Türkiye'ye yönelmesindeki temel etkenlerdir.
Dağılım: Bu öğrencilerin büyük bir çoğunluğu İstanbul, Ankara ve Erzurum (Atatürk Üniversitesi) gibi şehirlerde yoğunlaşmış durumdadır. Özellikle tıp, eczacılık, diş hekimliği ve mühendislik branşları en çok tercih edilen bölümler arasındadır.