Yeni Bir Yıla Girerken: Muhasebe mi, Eğlence mi?

Abone Ol

Bir yılı daha geride bıraktık ve yeni bir yıla adım attık. Peki, bu geçiş, sevinç naralarıyla, eğlence ve kutlamalarla mı karşılanmalı, yoksa geçmiş yılın derin bir muhasebesi ile mi? Günümüz dünyasında yeni yıl, çoğu zaman eğlence, içki, israf ve ölçüsüz kutlamalarla karşılanıyor. Takvimler değişirken insanlar sanki yeni bir hayata değil, sorumluluktan kaçışa başlıyormuş gibi davranıyor. Oysa bir Müslüman için zaman, rastgele tüketilecek bir eğlence aralığı değil; hesabı mutlaka verilecek bir ömür sermayesidir.

Yeni yılı kutlamalarla, partilerle ve İslâm dışı adetlerle karşılamak; başka inanç ve hayat tarzlarını taklit etmek anlamına gelir. Bu ise Müslümanın kimliğini ve inancını zedeleyen bir savrulmadır. İçki, kumar, Milli Piyango ve benzeri alışkanlıklar; Kur’an’ın açık ifadeleriyle “şeytanın işi pisliklerdir” (Mâide, 5/90). Bunlardan uzak durmak bir tercih değil, imanın gereğidir. Müslümana düşen, nefsini oyalamak değil, Rabbine yönelmektir.

Aslında geride kalan bir yıl için sevinmekten çok üzülmek gerekir. Çünkü geçen her yıl, geri gelmesi mümkün olmayan ömürden eksilen bir parçadır. Ne altınla ne gümüşle ne de servetle geri alınabilir. Eğer o yıl imanla, salih amellerle, hayır ve hasenatla dolu dolu geçirilmişse; işte o zaman sevinç yerini bulur. Aksi hâlde “daha iyi bir kul olabilirdim” düşüncesi insanın yüreğinde ağır bir yük olarak kalır.

Yeni yıl, bu yükten kurtulmak için bir fırsattır. Geçmişin muhasebesini yapmak, hatalardan ders çıkarmak ve yeni bir başlangıç iradesi ortaya koymak için… “Bu yıl harama bulaşmayacağım, helalinden kazanacağım; dilimi, gözümü, kulağımı ve kalbimi günahlardan koruyacağım” diye niyet etmek, bu kapıdan geçmenin ilk adımıdır.

Yeni yılda ibadet ve hayır adına somut hedefler belirlenmelidir. Namazları cemaatle kılmak, nafilelerle ibadet hayatını zenginleştirmek, Kur’an’la daha güçlü bir bağ kurmak mümkündür. Günlük zikir ve dua programları, ayda bir kitap okuma hedefi, düzenli oruçlarla nefsi terbiye etme iradesi bu yolun işaret taşlarıdır. Fakir ve muhtaçlara, özellikle Gazze ve Filistin’deki mazlumlara destek olmak ise vicdanın ve imanın gereğidir.

Aile içinde manevî bir atmosfer oluşturmak, çocuklara sadece akademik değil ahlaki ve dinî bir istikamet kazandırmak da yeni yılın en kıymetli yatırımlarındandır. Hayatı İslâm’a hizmet bilinciyle yaşamak, her günün değerini bilmektir. Davet, tebliğ, emr-i bi’l-ma‘rûf ve nehy-i ‘ani’l-münker’de bulunmak, toplumun ıslahı ve selameti için çalışmaktır.

Rabbimiz bizleri geçmişin muhasebesini yapabilen, yeni yıla hayırlı hedeflerle giren, ömür sermayesinin kıymetini bilen kullarından eylesin. Hakkı hak bilip hakka uyan, batılı batıl bilip batıldan uzak duranlardan eylesin. Âmin.