• DOLAR 9.254
  • EURO 10.78
  • ALTIN 530.85
  • ...

Neyzen Tevfik’e isnad edilen bir söz var. Neyzen Tevfik, Atatürk’ün İstanbul’u işgal etmek üzere gelen düşman gemilerini görünce söylediği iddia edilen, Geldikleri gibi giderler, sözüne isnaden şunları söylüyor.

“Geldikleri gibi gitmediler. Kimi itini bıraktı, kimi bitini, kimi de piçini bıraktı! Yoksa bu kadar şerefsizin bizden olması mümkün değil!”

İçerisinde ağır ifadeler barındıran bu sözleri bu sayfaya taşımak zorunda kaldığım için okurlardan özür dilerim. Ama Balıkesir’in Edremit ilçesinin sözde düşman işgalinden kurtuluş yıldönümünde düzenlenen densiz gösteriyi görünce Neyzen Tevfik’in bu sözlerinin bu insanlara ne kadar da yakıştığını fark ettim.

İşte o sözde belirtilen bu geride bırakılanlar, Edremit’teki töreni düzenleyerek çarşafa ve İslam’a hakaret edenlerdir.

Bunlar kim biliyor musunuz? Bunlar Maraş’ta Müslüman kadınlara saygısızlık yaptığı için Sütçü İmam tarafından öldürülen Ermeni askerin geride bıraktıklarıdırlar…

Bunlar çarşaflılar ve çarşaflıların çocukları tarafından kazanılan zaferi, mağlup düşman adına çalıp Yunan’a, Ermeni’ye, Fransız’a ve bilumum İslam düşmanlarına yaltaklanan geride kalanlardır…

Bu geride bırakılanlar da biliyorlar ki; Edremit’i işgal edenler çarşaflılar değil Yunanlılardı. 99 yıl önce kazanılan zafer çarşaflılara karşı değil çarşaflıların çabaları ve duaları neticesinde Yunanlılara karşı kazanılmıştı…

1. Dünya Savaşı esnasında Edremit’te ya da Ege Bölgesi’nde katliamlar yaparak, tecavüzler ederek yakıp yıkanlar şimdi bu Neyzen Tevfik’in sözündeki kategoriye giren çukurları görünce zafer kazandık, diye havaya zıplıyorlardır.

Çıplaklığı, ahlaksızlığı ve kendi değerlerine saygısızlık yapmayı çağdaşlık olarak sayan bu Helenizm tasmalı fosillerin tamamı o 1. Dünya Savaşı’nda cepheye askerlerin ihtiyaçlarını, mermilerini taşıyan çarşaflı kadınların ayaklarındaki yırtık çarık kadar bile değere sahip değildirler.

28 Şubat sürecinde üstlendiği düşmanlık performansıyla kendini ortaya koyan bir dernek tarafından düzenlenen bu saygısız ve alçak gösterinin sorumluları mutlaka cezalandırılmalı ve gerekirse şaibeli bu derneğin kapısına kilit vurulmalıdır.

Bu dernek öğrencilere burs veriyor. Ama orada bile açık açık başörtülü öğrencilere burs vermeyeceğini ifade edecek kadar faşist ve ayrımcı bir durum sergiliyor. Böylesine ayrımcı ve Faşist kafalı insanların kurtuluş yıldönümü düzenlemeleri Yunan işgalcilere rahmet okumadan başka bir şey değildir.

O yüzden de onları yazının başında olduğu gibi hitamında da Neyzen Tevfik’in sözüne havale ediyorum…