• DOLAR 8.578
  • EURO 10.125
  • ALTIN 495.807
  • ...

Onca saltanata, onca zenginliğe, emrindeki ordulara rağmen ülkenin padişahı oldukça mutsuzdur. Padişahın aksine çevresinde bulunanlar özellikle de hizmetini gören çalışanlar mutlu gözükmektedirler.

Hele biri var ki, adam tabiri caizse yürüyen tebessüm, yaşayan mutluluk gibi adeta. Padişahın özel hizmetkârlarından olan bu adam yıllardan beri sarayda olmasına rağmen bir gün olsun yüzünden tebessümü eksik etmemiş.

Padişah hep, bir bana bak bir de bu adama. Benim yanımda çalışan sıradan bir hizmetli ama benden çok daha mutlu, diye söylenip dururmuş hatta inceden inceye bir kıskançlık da varmış.

Padişah vezirini huzura çağırarak durumu anlatır. Hizmetçimin hayatta benden daha mutlu olduğunu görüyorum, Acaba sebebi nedir? Onun hiçbir şeyi yok. Ben ise padişahım, her şeyin sahibiyim, ama onun kadar huzurum ve keyfim yok. Bu adam neden bu kadar mutlu, diye sorar.

Vezir, Devletlüm! Ona 99 testini yapalım, der. Padişah 99 testinin ne olduğunu sorunca vezir, Efendim bir keseye 99 altın koyup üzerine de bu kesedeki 100 altın sana hediyedir, diye yazarak kapısına bıraktıralım ve olacakları tebdil-i kıyafet uzaktan izleyelim, der.

Sabaha karşı dedikleri gibi yaparlar. Hizmetli sabah işe gitmek için çıkınca keseyi görür. Sevinçle keseyi alıp içeri giren adam hemen altınları saymaya başlar. Ama 100 değil 99 altın vardır kesede. 1 altının düştüğünü düşünen adam hemen aile fertlerini de seferber ederek altını aramaya başlar. Kapının önünden başlayarak alanı genişleterek arama yaparlar. 1 altın bulunmadıkça adam sinirlenir ve çocuklarını azarlamaya başlar. Aramalar yüzünden adam o gün saraya gitmez.

Sonraki gün saraya giden hizmetlinin yüzünden düşen bin parçadır. Bir türlü kendini işine veremez hatta peş peşe sakarlıklar yaparak çevresindekilerin de dikkatini çeker. Oldukça yorgundur. Aklı bir türlü bulamadığı o bir altındadır. 

Padişah da vezir de takiptedirler. Padişah soran gözlerle vezire bakınca vezir durumu izah eder.

“Efendim bu adam kendisine gelen 99 altına sevineceğine kendisinin olmadığı halde kaybettiğini düşündüğü o 1 altına yanıyor. Şimdiye kadar,  elhmdulillah saray gibi itibarlı bir yerde çalışıyorum. Hakkımı tas tamam alıyorum, diye düşünüyor kanaat ederek hayatından memnun oluyordu. Ama şimdi kanaatsizlik illeti ona o elde edemediği 1 altını elindeki 99 altından bile daha değerli kıldı.  Bu aslında biz kulların genel ahlakını yansıtıyor efendim. Allah Teala biz kullara 99 nimet verdiği halde bazen bizde olmayan bir nimet biz kulları nankörlüğe ve kanaatsizliğe itebiliyor.

Bu hizmetli de kanaatkâr idi ve mutluydu. Ne zaman ki kanaat duygusu azaldı o zaman mutluluğu da azaldı doğal olarak. Yani padişahım Kanaat Mutluluktur…

Selam ve dua ile…

Yazarın Diğer Yazıları