• DOLAR 5.718
  • EURO 6.378
  • ALTIN 260.985
  • ...

Gelin Yeni Zelanda’da 51 Müslüman’ın katledilmesi olayına bir de Uhdud Kıssası ekseninden bakalım.

Malumunuz Kur’an-ı Kerim’in Buruç Suresinde ifade edilen Uhdud Kıssası, rivayetlere göre bir gencin şehadetiyle bir kavmin iman etmesine vesile olmasının öyküsüdür.

Bir sihirbaz ile bir rahip arasında kalıp rahibi seçen genç, Allah’a iman edince kendisini sihirbaza gönderen Kral tarafından öldürülmek istenir. Ama nafile… Kral genci yüksek bir dağdan aşağıya attırmak ister, genç Allah’a sığınır ve kurtulur… Denizde boğdurmak ister yine sonuç alamaz. Genç sapa sağlam dönüp gelir.

Kral her seferinde genci öldürme konusunda başarısız kalınca genç, Kral’a “Eğer beni öldürmek istiyorsan, halkı bir meydana topla ve ok torbandan bir ok alarak, Bu gencin Rabbi olan Allah’ın adıyla, diyerek oku bana at. İşte o zaman beni öldürebilirsin”  der.

Kral, halkı meydana toplar ve gencin dediğini yapar. Kralın yayından çıkan ok gencin şehadetine sebep olmuştur. Başından beri olaylardan haberdar olan halk, gencin şehadetiyle silkelenmiş ve iman etmiştir.

Ve belki de bugün Yeni Zelanda şehitleri de asrımızın o gencidirler. Yıllardan beri İslam Düşmanlığı adına yapılan propagandalar, iftiralar ve hakaretler, o gencin atılmak istendiği dağ başı ya da o derin deniz gibiydi. Son olay ise o kadar aşikâr bir şekilde cereyan etti ki; artık kimsenin üstünü örteceği bir şey kalmadı.

Avrupa’da yaşayan biri olarak belirteyim ki; olaydan sonra halkın camilere ve Müslümanlara yönelik bakış açısı daha olumlu oldu. Yıllarca camiler hakkında yapılan tezviratlar halk tarafından sorgulanmaya başlandı.

En azından özellikle IŞİD denen olgu ortaya çıktıktan sonra kapanan diyalog kapıları aralanmış oldu. Bunun elbette olumlu sonuçları olacaktır. İşte açıktan okunan ezanlar, sokakta kılınan cuma namazları gibi İslami görsellikler Avrupa halklarının İslam’a olan merakını arttıracaktır.

Bu olumlu havayı bozabilecek iki şey var. Birincisi bazılarının misillemeye kalkışmak istemeleri.

İkincisi ise bu mazlumiyetin kimi İslam Ülkelerinde iç politika meselesi haline getirilmesi Avrupa’ya bir tür Aksül Amel olarak yansımaktadır.

Yeni Zelanda halkı ve hükümeti bu konuda iyi bir sınav vermişken olayları taa Anzaklara kadar taşımak o psikopat katilin gayesine hizmet etmek gibi bir neticeye yol açabilir.

Şehitlerin mübarek kanlarının Avrupa baharını müjdeleyecek çiçeklere can vermesi dileğiyle…

Yazarın Diğer Yazıları