• DOLAR 8.561
  • EURO 10.117
  • ALTIN 495.77
  • ...

 Genom Projesi

NATO’nun ‘Bilim Kurulu’ tarafından gündeme getirilen “Genom Projesi” basında pek de yer almadı.

Geçen hafta Brüksel ve Cenevre’de gerçekleştirilen NATO toplantılarında ABD Başkanı Joe Biden’ın eline tutuşturulmuş bir dosya dikkatlerden kaçtı.

Biden, bu toplantıda önümüzdeki dönemlerde insanlığın karşılaşabileceği ‘Virütik Saldırılara’ karşı ‘Genom Projesinin’ hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Yani bu projeye göre tüm insanlığın ‘Gen Haritası’ çıkarılarak bilim adamlarının bu gen haritaları üzerinde çalışmalar yapması için belli yerlerde depolanması isteniyor.

Bilim adamları 1 milyon 850 bin virüsün varlığından bahsediyor.

Anlaşılan o ki; Blockchain tabanlı tıbbi veri tabanı oluşturuluyor.

Böylece Rockefeller ve Bill Gates’in, dünyada iki bölgede kurdukları “Kıyamet depoları” gibi GEN HARİTALARI DEPOLARI kurulacağı anlaşılıyor.

Asıl merak edilen şu;

Bu depolamalar kim(ler)in kontrolünde olacak?

Bununla birlikte NATO’da bu projenin dillendirilmiş olması dahi başlı başına endişe vericidir.

Adım adım “Tam kontrol edilebilen insan!” hedefine doğru gidiliyor.

Teknolojinin, dijital dünyanın kendi sosyolojini oluşturduğu bu yeni dönemde bir yandan;

“Sipariş bebekler”

Artırılmış gerçeklik,

Singularite,

Organ marketler ve Transhümnistlerin “Süper insan/ kusursuz insan”...gibi insan zihnine çok uçuk gelen hedefler konuşulurken tüm bunlar için 2035-2045 aralığı gösteriliyor.

Elbette ki hedeflerin zamanlamasında hata ve gecikme payları da hesaplanıyordur.

Ancak yaşanan süreçte şimdiye kadar ki hedeflemelerin (bazı gecikmelerle de olsa) adım adım gerçekleştirildiği görülüyor.

-Dijital İnsan

Ekranlarda Robot diye bilinen ve görülen makinaya soruluyor ; Sen kimsin-nesin?

Ben “Dijital insanım” diyor.

Halihazırda yeryüzünde 10 bin kadar ‘dijital insan’ denilen robot bulunduğu söyleniyor.

Bunlar yüklenilen ‘Yapay Zeka’ ile kendilerinin normal bir robot olmadıklarını söylüyorlar.

Yeni bir kavram ortaya çıkmış oluyor; DİJİTAL İNSAN!

Buraya bir mim bırakıp devam edelim!

Suudi Veliahtı Prens Selman, Ürdün- Mısır sınırında Akabe Körfezinde kurulması planlanan NEOM (Yeni Gelecek!) PROJESİ için şunları söylüyor:

“Neom, bu dünyada yeni bir şeyler yaratmak isteyen hayalperestlerin kenti olacak ve burada geleneksel yatırımlara yer verilmeyecek.”

Küresel ticaretin %10’nun yapıldığı Kızıldeniz’in kıyısında ve dağların arasında kurulacak olan bu “Rüya Kenti’nde” robotların (Ya da dijital insanların!) nüfusu insanların nüfusundan fazla olacak.

Burada uygulanacak yasalar da ‘Nev-i şahsına münhasır’ olacak.

Buraya insanlar turist olarak gelip ‘Yeni Geleceği’ bi-l müşahade olarak yerinde görebilecekler.

Acaba bu bizi şaşırttı mı?

Elbette ki hayır!

Bu günlerin geleceğini 60-70 yıl önce yazılan romanlardan ve bu romanların filme dönüştürülmesinde görmek mümkün.

-Daha önce vurguladığımız  George Orwell’in, 1984 isimli (1949’da yayınlanan)alegorik politik romanı ve filmi,

-Ray Bradbury'nin 1951'de ilk defa basılan ünlü bilimkurgu romanı ‘Fahrenheit 451’ ve farklı tarihlerde çevrilmiş filmleri,

-Michael Crichton tarafından yazılan ve yönetilen Yul Brynner’in başrolde oynadığı 1973 tarihli ‘Westworld’ isimli Amerikan bilim kurgu ve gerilim filmi. Konusu, arızalanan ve ziyaretçileri öldürmeye başlayan eğlence parkı androidleri ile ilgili olan bu film sanki Prens Salman’ın Neom Projesini 50 yıl önceden resmetmiş gibidir.

Kim bilir belki de Hollywood’un (birçok) film senaryosu bazı mahfiller tarafından hususi bir projenin parçası olarak yine adım adım pişirilerek sunuluyor.

 Jonathan Nolan tarafından kurgulanarak senaryosu yazılmış olan ve 2011-2016 yılları arasında 103 bölümlük gösterimle sunulan ‘Person of Interest’ gibi gizem ve bilim kurgu dizilerindeki ‘Herşeyi kontrol etmeye çalışan MAKİNA’nın neyi temsil ettiğini bugün artık sosyal hayatın vazgeçilmez bir parçası olan

‘Blockchain Teknolojisinde’ rahatlıkla görebiliriz.