• DOLAR 16.819
  • EURO 17.566
  • ALTIN 977.26
  • ...

Eğitimle alakalı önceki yazımızda eğitimin çilesinden bahsetmiştik. Nasip olursa bu yazımızda eğitimin sistemsel sorunlarından sadece birkaçını ele alçağız. Malum sorunlarımız bitmiyor. Şimdi şöyle eğitim sürecine bir göz atarsak, 1 yıl Anaokulu, eski sisteme göre 5 yıl ilkokul, 3 yıl ortaokul, 3 yıl da lise öğretimi vardı. Eski sisteme göre 12 yıldan sonra öğrenci üniversite sınavına girmeye hak kazanıyordu. Tabi lise eğitimini iyi bir şekilde tamamlamışsa, o da çok zor, üniversiteyi kazana biliyordu. 1 veya 2 yıl dershaneyi de katarsak 12+2 yıl olmak üzere 14 yıllık bir eğitim sürecinden sonra üniversite hayatı ya başlıyor ya da hayallere veda edilerek askerlik süreci başlıyordu. Şimdi ise 4+4+4 şeklinde bir sistemle eğitim ve öğretim devam ediyor. Okul öncesi eğitimini de eklersek 1+4+4+4 gibi bir sistemle lisans eğitimine merdiven dayanıyor. Hatırlanacağı üzere dershanelerin kapatılmasıyla yeni bir süreçle eğitim kurumları adı altında dershaneciliğin tıpa tıp aynısı ve eskinin bire bir tekrarı gibi bir eğitim süreci ile öğrenci hayatına devam etmektedir. Aslında burada da konuşulacak çok şey var amma! diyerek devam edelim.

Kabataslak sistemi özetlemeye çalıştık. Sistemi anlatarak bile kafaların karıştığı bir yana dursun bu sistemde eğitim gören öğrencinin kafası değil hayatı alt üst olur. Biliyorum çok dağınık bir sistemde yetişmemiz hasebiyle anlatmak istediklerimiz de ona göre dağınık oluyor. Bunun neresini düzeltelim diye kara kara düşünmeden edemiyoruz. Hani bir şarkı sözü vardı; “şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler” diye. İşte tam da bu durumdayız. Acısıyla tatlısıyla ülkemizde bir eğitim öğretim sürecinden geçiyoruz. Fakat kaybolan yılları kaybetmemek adına bir iki kelam etme hakkımızın olduğunu düşünüyorum. Önce gereksiz ve ideolojik bilgi kirliliğinden arındırılması gereken bir müfredatla işe başlamak gerekir. Teoriyle birlikte pratik eğitimi önceleyen eğitim ve öğretim sistemine ihtiyacımız var. Temel Dini Bilgiler, Anadil Eğitimi, insanlığın önderi Hz. Muhammed (sav)’in örnek hayatı gibi hayati derslerin erken eğitim ve öğretim evresinde verilmesi gerekir. Pratik eğitim ve öğretim sistemi ise acilen uygulamaya konulmalıdır. Bunlarla beraber lise eğitimi 4 yıldan 3 yıla indirilmesiyle birlikte müfredatın; sanat, kültür ve sosyal derslerle zenginleştirilmesi çok daha iyi olur. Tabi kastımız batının kültür ve sanatı değil, İslam kültür ve sanatıdır. Şunu unutmamak gerekir ki kendi kültürüyle yetişmemiş bireyin toplumuna bir faydası olmayacaktır. Son olarak da Üniversiteye hazırlık evresinin son yılları olan lise eğitiminin dersleri tamamen üniversite sınavına yönelik olması gerekir. Evet, konuşulacak çok şey var ama şimdilik bu kadar diyerek yazımızı noktalıyoruz.

Yasin DURSUN

Yazarın Diğer Yazıları