• DOLAR 9.262
  • EURO 10.792
  • ALTIN 526.391
  • ...

Hamd âlemlerin Rabbine, salat ve selam da O’nun pak Rasulüne olsun.

İnsanlar tanıdım, bir günlük çalışması bir günlük yiyeceğine bile yetmeyen… Bunun yanında kira, elektrik ve su faturaları, giyim kuşam girdabında boğulan. Bizim kuşağın çoğu akraba çocukların kıyafetleriyle büyümüştür. Şimdi o da yok. İkinci el satış uygulamaları var ve kimse kıyafetini akraba çocuğuna verme taraftarı değil. Bir pijama takımı bile en az 30 lira. Çocukları büyüme çağında olan her birey bu mevsimde çocuğuna yeni giysiler almak zorundadır. Zaten yeme içmesine yetmeyen parayı da yasaklarla kestiniz mi o aile ne içip ne yiyecek, ne giyecek?

Yasak kimleri vurdu sayalım mı? İnşaatçı, boyacı, kırtasiyeci, telefoncu, tamirci, hırdavatçı, tekstil ve manifatura işi yapanlar, terzi, elektrikçi, seyyar satıcı… Liste uzayıp gidiyor. Bir de çalışmak zorunda kalanlara bakalım. Gıda sektörünü saymazsak, öğrencileri uzaktan eğitim almasına rağmen üniversitelerin personelini çalışan çoğunluk olarak görüyoruz. Bütün düzenler alt üst olmuş ama üniversitelerin birçok bölümü ve araştırma merkezleri açık olmak zorunda. Öğrenci işlerini falan saymıyorum.

Yasaklara karşı çıkanlar hemen vatan hainliği ile yaftalanıyor. Vay efendim ülke için elini taşın altına koymuyorlarmış, yasaklara azıcık sabretselermiş… Bunu bin kişi söylese de ben de söyleyeceğim: Partilerin kongre zamanlarında virüs ve vaka yok muydu? İnsanlar bu samimiyetsizliğe dayanamıyor işte.

Vatandaş aç biilaç evinde otururken turistlerin ülkeye akın akın gelmesi ve ülke insanı evinin önüne çıkamazken turistlerin ülkenin en güzel yerlerinde maskesiz dolaşıyor olması içimizi hiç mi sızlatmıyor? Vatandaş zaruri ihtiyaçlarını karşılayamazken, elektrik faturasını ödeyemediği için halka yardım edilmesi gerekirken elektrik şirketlerine yardım yapılmasını hangi vicdan kaldırır?

Büyük şirketlerin birine bile yapılan ödeme ile bir şehrin bütün muhtaçları kalkınırdı. Ancak halkın isteği para da değil. Ekmek teknelerine dokunulmasın, çalışmalarına mani olunmasın yeter. Vatandaş evde oturduğu yerde dükkânın kirası işliyor. Mağduriyetler giderek artıyor. Vatandaş, ensesi kalın sanatçılar gibi değil ki birikimine güvenip, verilen 1000 lirayı size geri göndersin. Gerçi şu süreçte sanatçılara bile acıyor insan. Allah kimseyi gördüğünden geri komasın.

Hem neden Ramazan ayında yasak? Ramazan bizim zaten harcasak da olur(!). Teravihi yedik kimse bir şey demedi. Bir hafta önceki kongre ve mitinglere rağmen… Diyanetten, hocalardan destek bile geldi. Ramazan ayı ve bayram da iptal olsun ne olur ki(!). Yeter ki turizme zeval gelmesin.

Yasak geliyor; ama yasak gelmeden vakalar da patlama yapacak, söylemedi demeyin. Zira hem muhtaç ailelere hem de kendi çocuklarına (bayram kutlayamayacak olsa da) bayramlık almak için insanlar mağazalara akın edecekler, ediyorlar. Rabbim sonumuzu hayreylesin.