Yusuf(as) Gömleği Çileli Ramazan

Hamd, âlemlerin Rabbine; salât ve selâm da O'nun pak Rasûlüne olsun.

11 ayın ve dahi gönüllerin sultanı mübarek Ramazan ayı geldi, gönül kapılarımızı şefkatli elleriyle tıklattı. Onun gelişiyle yine bambaşka bir atmosfere girdik; yine heyecan, yine koşuşturmaca, yine sevinç… Seher vaktinde, çarşının ortasındaki apartmanların arasında yazımı yazarken, kuşların cıvıldamalarını duyuyorum; her zamankinden farklı zikrediyorlar Hakk'ı. Hemen her sabah namazı sonrası melekleri buyur etmek için açtığım penceremden böyle kuş sesleri gelmezdi hiç.

Hayvanlar bile Ramazan ayının sevincini yaşıyor, insanlar nasıl yaşamaz ki? Kafiriyle, müminiyle hemen herkes fark etse de etmese de Ramazan ayının huzurunu yaşıyor kalbinin derinliklerinde. Çünkü sadece müminin değil, kafirin de şeytanı zincire vuruluyor Ramazan ayı gelince.

Gönüllere sürur, gözlere nur vesilesi, çileli Yûsuf (as) gömleğidir Ramazan... O gömlek ki, daha yerine ulaşmadan kokusu gider mübarek burunlara… Ama o burun, Hakk'tan başkasına gözleri kör olanın burnu olmalı. Nice gözleri gören var ki, gördükleri sadece dünyadır. Nice âmâ vardır ki, gördüğü yalnız Hakk'tır. Hakk'a inanmış, Hakk'a kul olmuş, Hakk'a boyun eğmiş, Hakk'la dolmuştur.  Sevdiği her şeyi Hakk adına sevmiş, nefret ettiği her şeyden de Hakk için nefret etmiştir. Yok öyle her şeye sevgi beslemek; mümin arada nefret de edecek bir şeylerden. Nefis ve şeytan bunların başında geliyor. Sonrasında Büyük Şeytan'dan başlamak üzere bütün İslam düşmanları…

Evet, Yusuf (as) gömleğidir Ramazan… Nasıl ki o gömlek Hz. Yusuf'u sarıp sarmalamıştı; Ramazan da mümini sarıp sarmalar hiç günah değmemiş haliyle. O gömlek ki, onun olduğu yerde şeytanlar zincire vurulur… Rabbin delilidir Ramazan…  Yusuf (as) hakkında, “Rabbinin burhanını görmeseydi, o da ona meyledecekti.” buyurur Rabbimiz. Züleyha'ların bütün çekiciliğine karşı Allah'tan bir işarettir oruç. Rabbin, “Ben istemediğim için yemeyi içmeyi bırakıyorsan, ben istemediğim için de haramlardan uzak dur!”  emridir.

Yusuf aleyhisselamın gömleğinin kokusu dahi sevindirir hüzünlü gönülleri. O'nun gömleğinin küçük bir dokunuşu açar gözleri… “Gözün aydın!” der Ramazan, Yusuf(as) gömleği gibi… “Gözün aydın ey yoksul, ben geldim bereketimle… Gözün aydın ey günahkar! Ben geldim Rabbimin mağfiretiyle… Gözün aydın ey karanlıkları kendine mesken edinen kişi! Ben geldim muhabbetimle…”

Ramazan, çile ayıdır. “Çilenin içinde muhabbet gizlidir.” der arifler. Ramazan'ın çilesinin içindeki muhabbeti ancak müminler bulabilir, duyabilir. Oruç tutmak, aç ve susuz kalmak bir çiledir ancak mümine büyük bir haz verir. Hem oruç tutup hem orucun çilesini çekmemeyi dilemek, “Ben orucu tutayım ama o beni tutmasın.” demektir. Oruç, çilesi ile güzeldir. Ondandır belki her Ramazan ayı öncesi zalimlerin Müslümanlara çektirdikleri çilenin dozunu artırmaları. Çilesinde muhabbete doyduğumuz, muhabbetle dolduğumuz bir Ramazan geçirmemiz duasıyla…

 

 

Görüş ve Önerileriniz için...


Yorumlar Yükleniyor..