• DOLAR 8.405
  • EURO 10.181
  • ALTIN 507.39
  • ...
SON DAKİKA

   Ramazan, kelimenin tam anlamıyla bir arınma, bütün maddi ve ruhi hastalıklardan şifa bulma ayıdır. Bu ve daha birçok diğer özelliklerinden dolayı “rahmet ayı” nitelemesini gerçekten hak ediyor Ramazan. İnsanlar arasından resul ve nebiler seçen yüce Allah,(cc) aylar arasından da Ramazan’ı seçmiştir. Ramazan orucunun sağladığı manevi arınma imkanlarını başka hiçbir şey sağlayamaz. Ramazan, hayatı olması gereken en kâmil şekilde yaşamak için oluşturulmuş ilâhi bir programdır.

   Öncelikle Ramazan’ın bir maddi, bedeni sağlık ayı olduğunu hiç kimse inkar edemez. O ilâhi bir hekimdir. Bedenlerimiz için Mevla’nın tayin ettiği gerçek bir hekim… Gelişen tıp, Ramazan orucunun beden sağlığı için ne kadar önemli olduğunu saymakla bitiremiyor.

   Ramazan ayında bedeni az yeme ve içmeye alışan mümin, edindiği bu güzel tecrübeyi kolayca bütün hayatına uygulayabilir. Ramazan orucu, nefsin “aç kalırsan zayıflar ve hastalanırsın” şeklindeki telkininin tam bir aldatmaca olduğunu, bilakis bunun tam tersinin doğru olduğunu bize deneyle ispatlayan bir laboratuvardır.

  Bugün tıp bilimi hastalıkların çoğunun sebebinin fazla yemek olduğunu söylüyor. “Bütün hastalıklar ağızdan bedene girer.” Yani ağız ne kadar çok çalışırsa beden o kadar çok yorulur ve hasta düşer. Bu anlamda “İnsan kendi mezarını kendi dişleriyle kazar” denmiştir. Demek ki beden sağlığı için en doğru yol oruçtur. Rasulullah (sav) Efendimiz de “oruç tutun ki sağlıklı olasınız” demiştir.

   Yediğimiz gıdaların ve yemek kültürümüzün sağlığımız üzerinde ne çok olumsuz etkiler bıraktığını bilseydik, bunların hepsini bir kenara kor ve Ramazan programını bir hayat boyu uygulardık. Peygamber Efendimiz (sav),  Ramazan dışındaki aylarda da oruç tutmuştur. Diyebiliriz ki, O’nun ömrünün yarısı oruçlu geçmiştir. Efendimiz(sav), bu konuda Davut (as) peygamberin orucundan da söz etmiştir: “En faziletli oruç Davud’un tuttuğu oruçtur; o bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı.” (Buhârî, Savm, 56).

   Yine Hz. Peygamber (sav), “Allah’ın en çok sevdiği oruç Davud Peygamberin orucudur.” (Buhârî, Teheccüd, 7) buyurarak böylesi bir oruca teşvik etmiştir.

    Ramazan ayının orucu insanı kemale doğru eğiten, olgunlaştıran bir programdır. Bu eğitim hayat boyu devam etmesi gereken bir eğitimdir. Aslında bütün farz ibadetlerin ana hedefi, o ibadetin hayatın bütününe yayılmasını, tüm hayata renk ve koku katmasını sağlamaktır. Hani bir çiftçi için tohumu toprağa atmak ne ise, mümin için de farz ibadetler öyledir. Yeşeren tohumlar bütün tarlayı kaplar ve faydalı ürünler verir. 

   Hayata olumlu etki ve katkı sağlayamayan bir ibadet sorunludur. Alınan ilaç hastalığı iyileştiremiyorsa, yanlış bir kullanma veya kişinin ilacın etkisini bozan bazı şeyler yapıyor olması muhtemeldir. Dolayısıyla ibadetlerimizi etkisiz kılacak günahlardan kendimizi korumak gerekir. Yani ibadetlerin içini boşaltıp onları sadece şekilden ibaret bazı merasim ve ritüellere dönüştürmemek gerekir. Çekirdeğin yeşerip ağaç olması için içinin dolu ve sağlam olması gerektiğini unutmamak gerekir.

   Kur’an, orucun farziyetinin hikmetini “takvâ, ittika(sakınmak, korunmak)” olarak belirler. “Ey iman edenler! Sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi sakınasınız diye sizin üzerinize de sayılı günlerde oruç yazıldı.” ( Bakara,183 )

   “Sakınmanız için, sakınasınız diye” ifadesi oruç ibadetinin hikmetine ışık tutmaktadır. Dinde sakınmak günahlarla ilgili bir sakınmadır, günahlardan uzak durmak, günaha girmemek için çaba göstermektir. Bir kısım günahlar vardır ki, insanı bunlara iten öfke ve şehvet gibi duygular ve içgüdülerdir. Bunlardan uzaklaşabilmek irade gücünün güçlü olmasına bağlıdır. Oruç, iradenin eğitilerek güçlendirilmesi için en ideal bir yoldur.

   Oruç ibadetinin bireyin iradesini güçlendirmesi ve onu günahlardan uzaklaştırması yanında, maddî imkânları yerinde olanları yoksulların, mahrumların halleriyle hallendirmek gibi bir işlevi daha vardır. Yeme, içme ve cinsel ilişki arzularını istedikleri gibi tatmin edebilenler, bundan mahrum olanların durumlarını ancak, aynı şartları yaşayarak anlayabilirler ve ancak bu yoldan onlara yardımcı olma konusunda daha duyarlı ve aktif hale gelebilirler.

Yüce Mevlâ etkisi bütün sene devam edecek bir Ramazan yaşamayı nasip etsin. Şu rahmet ayını İslam Ümmetinin sıkıntılarını gidermeye vesile kılsın. Ramazanınız mübarek olsun.