• DOLAR 8.347
  • EURO 9.673
  • ALTIN 504.34
  • ...

Sorunlarımızı konuşuyor ve yazıyoruz.

Zira genel olarak dünyanın içinde bulunduğu hal ve özel olarak İslam Aleminin içinde bulunduğu perişan durum, insan ve de Müslüman olarak bizi üzüyor. Üzülmekle beraber kendisine döneceğimiz Alemlerin Rabbine vereceğimiz hesap, bizi sorumluluk altına sokuyor ve korkutuyor.

Dünyanın yaşadığı buhranlar, bunalımlar, küfür, zulüm ve dalalet hepimizin sorunu.

Sorunları ıslah etmezsek dünya yaşanmayacak bir yer olmaya devam edecek. Dünyada zulüm, ölüm, acı, gözyaşı, açlık artarak devam edecek. Zulmün yerine adaleti, küfrün yerine hidayeti ikame etsek, dünya güllük gülistanlık; ahiret ise cennet olur.

Bu mümkün mü?

Elbette mümkün.

Nereden başlamalı diye bir soru gelebilir akla.

İşe insanı ıslah etmekle başlamalı. Çünkü her şey insana bağlı. İyilik de insana bağlı, kötülük de. Islah da insana bağlı ifsat da. Adalet de insana bağlı zulüm de...

İnsan ıslah olursa her şey düzelir.

Bu kadar insanı ıslah etmek mümkün?

Evet, bu da mümkün.

İslam’ın Yüce Peygamberi (sav) bu konuda çağlar üstü bir hakikat ve çözüm ortaya koymuş:

“İki sınıf insan vardır, bunlar düzelirse insanlar/toplum düzelir, bunlar bozulursa insanlar/toplum bozulur. Bunlar; idareciler ve alimlerdir.”

İdareciler ve alimler düzelse bütün toplum düzelir. Dünya düzelir. Çünkü adalet, hidayet, eğitim, ahlak, inanç onların eli ve dile ile şekilleniyor.

Bugün maalesef çoğunluk idarecilerimiz hak ve adaletten uzak olduğu gibi, çoğunluk alimlerimiz de hidayetten ve salih amelden uzak. Hal böyle olunca ortaya zulüm, ahlaksızlık, inanç zayıflığı veya yanlış inanç ve düşünceler çıkıyor.

Zalimin hükümdar olduğu; ahlaksızın, nefsine düşkünün, korkağın, hainin, şarlatanın alim diye pazarlandığı ve taraftar bulduğu bir ülke veya dünya düzelmez.

Yakın Türkiye tarihi bunun en canlı örneği.

Önce ülkenin başına zalim idareciler geçti. Sonra bunlar, salih alimlerin ve dini eğitimin önünü aldılar. Bunların yerine, sahte ve kötü alimleri sahaya sürdüler ve bozuk/bozucu eğitim politikaları uyguladılar.

Sonuç; bugünkü ağır toplumsal dini, ahlaki, idari, siyasi, ekonomik tahribat oldu.

Bu sebepten toplumun dünyası da ahireti de ağlıyor.