• DOLAR 7.816
  • EURO 9.268
  • ALTIN 482.671
  • ...

Bu köşede son olarak “Sorunlarımız” başlığı açmış ve bu başlık altında genel olarak dünyanın, özel olarak İslam Alemi’nin, yani biz Müslümanların, yaşadığı sorunları yazacağımı belirtmiştim. Bu amaçla da üç yazı yazmıştım. Araya giren farklı konular ve yazamadığım zamanlardan dolayı bu yazılar kalmıştı. Bugünden itibaren tekrar bunları yazmaya çalışacağım inşallah.

Okuyucunun zihninde amacımın ve ele aldığım meselelerin konu bütünlüğü anlaşılması için, yazdığım üç yazının okunması gerektiğini hatırlatarak, bugün ele alacağım konu ile bağlantı sağlamak için de son yazımdan bazı pasajları burayı alıyorum:

“Dünya, büyük bir insanlık sorunu ve bunalımı yaşıyor.

Dünyanın yaşadığı insanlık bunalımının temelinde, insanlığı ayakta tutan değerlerden uzaklaşma vardır. İster yerel olsun, ister küresel olsun, dünyadaki hakim düşünce, güç, sermaye ve söz sahipleri, insanlık değerlerinden uzaklaştılar.

Hayatın merkezine maddeyi, gücü koydular. Maddeyi ve gücü kutsadılar. Bugün dünyada madde ve güce dayalı insafsız ve zalimce bir düzen var. İnsanlık değerleri, kutsanan madde ve güce dayalı bu düzenin çarkları arasında ezildi.

Madde manayı yani insanlığı; güç ise adaleti katletti.

Dünyada bugün şiddetle insanlık değerlerini, yani merhameti, yardımlaşmayı, paylaşmayı, sevgiyi, saygıyı, hamilik, özgürlük ve adaleti kaim kılacak etkin bir anlayışa ve düzene ihtiyaç vardır.

...

Dünyada bunu gerçekleştirecek tek düşünce ve inanç sistemi İslam’dır. İslam’ın dışında diğer inanç ve düşünce sistemleri, umut ve çözüm olmaktan çok uzaktır. Çünkü İslam’ın dışındaki seçenek ve alternatiflerin, ya içerik olarak içi boşalmıştır; ya da esaslar, öğretiler ve ilkeler manzumesi olarak yoldan çıkmıştır.

...

Hakikat bu iken, bugün İslam neden insanlığa umut ve çözüm olamıyor?

Sorun nerede?”

Evet, bugün İslam, dünyada yaşanan bütün sorunların çözümü için tek reçetedir. Çünkü bu reçeteyi, insanı ve insanlık alemini, içindekileri ile bütün dünyayı ve kainatı yaratan ve bilen Alemlerin Rabbi yazmıştır. Çünkü bu reçetede bütün insanlık için merhamet, şefkat, adalet, sevgi, saygı, özgürlük, iyilik, yardımlaşma, paylaşma, dayanışma ve hamilik vardır. İnsanlığın huzuru bu reçetededir.

İnsanlık ve İslam tarihi, bu söylediklerimizin şahidi ve ispatıdır. İslam’ın hüküm ve adaletinin uygulandığı dönemlerde İslam, insanlığın emniyet, huzur ve refah kaynağı olmuştur.

Ve bu reçete Allah’ın koruması altındadır; diğer semavi dinler gibi beşerin tahrifine/bozmasına karşı ilahi taahhüt altındadır.

Gerçek bütünü ile bu iken tekrar can alıcı soruyu soralım: “Bugün İslam neden insanlığa umut ve çözüm olamıyor?”

Sorun İslam’da mı?

Haftaya devam ederiz inşallah.