• DOLAR 6.865
  • EURO 7.775
  • ALTIN 399.887
  • ...

Suriye`de çatışmaların yaşandığı sıcak noktalar, Türkiye sınırından uzaklaştığı için yansımalarını pek hissetmiyoruz. Oysa Suriye-Irak-Ürdün üçgenine sarkan ve iç faktörlerin yanı sıra dış etkenlerin de karıştığı çatışmalar, bölgesel ve uluslararası yeni kapışma alanı haline gelmiş durumdadır.

Maddeler halinde sıralarsak;

1- Haşdi Şabi konusu Türkiye`de heyecan verici bulunmasından dolayıdır ki son günlerde Sincar`ı dolanarak Suriye topraklarına giren Haşdi Şabi`nin gündeme gelmesi, sebep-sonuç ilişkisinden ziyade Türkiye`de alışılagelen “mezhep klasizmi” üzerinden ancak çapsız değerlendirmelerin konusu olabildi.

2- Suriye ordusu; İran ve Rus askeri danışmanların desteğiyle Rakka`nın güneyinde yer alan ve daha ziyade çöl bölgesinden oluşan IŞİD kontrolündeki bölgeye dönük “Fecr el Kübra” adıyla haftalardır geniş çaplı bir operasyon yürütmektedir. Operasyonun hedefi, Rakka`nın güneyinden başlanarak Tanaf`ı da içine alan Ürdün sınırını kontrol altına almak, bu arada Bağdat-Şam karayolunu denetimine alıp Irak-Suriye arasında muhtemel lojistik destek kanalını açık tutmaktır.

3- Ürdün`de CIA tarafından hatırı sayılır bir Suriyeli militan kitlesine uzun zamandır eğitim verilmektedir. Ürdün-Suriye-Irak üçgenini kontrol edip Bağdat-Şam hattını kesmek için eğitilen bu grup, Suriye ordusunun operasyonuna karşı “Doğu`nun Aslanları” adıyla harekete geçirildi. Ki bu durum Rakka operasyonunun “Güney ayağını” oluşturmaktadır.

4- Suriye ordusu Rus hava desteğiyle ilerlerken, “Doğu`nun Aslanları” ABD hava desteğinin himayesinde karşı atağa geçmişti. Ayrıca ABD`li komutanlar, Suriye ordusunun ilerleyişine karşı müdahale edecekleri açıklamasında da bulunmuşlardı. Nitekim 18 Mayıs`ta Ürdün-Irak sınırındaki Tanaf`a yönelen ve Doğu`nun Aslanları`yla karşı karşıya gelen Suriye ordu birlikleri Amerikan uçaklarının saldırısına uğramıştı. ABD`nin bu saldırısı aynı zamanda Rusya`ya dönük doğrudan bir mesaj taşımaktaydı.

31 Mayıs`ta ise bu kez mesaj Rusya`dan geldi. Zaza kontrol noktasına karşı atağa geçen Doğu`nun Aslanları adlı gruba yönelik bu kez Rusya uçakları hava bombardımanı düzenleyerek aynı zamanda Amerikan saldırısına misillemede bulunmuş oluyordu.

5- Rusya ve İran destekli Suriye ordusunun “Fecr el Kübra” harekatı, her ne kadar IŞİD karşıtlığı üzerinden açıklansa da tıpkı ABD`nin Rakka operasyonu gibi mesele sadece IŞİD`den ibaret değildir. ABD; kuzeyden Rakka, güneyden de Ürdün`de eğittiği militanlarla “Kuzey-Güney hattını” birleştirip kontrol ederek Irak-Suriye arasındaki fiziki bağlantıyı koparmak suretiyle olası destek akışını engelleme stratejisine odaklanmıştır. “Fecr el Kübra” ise ABD`nin bu atılımını önlemeye dönük bir İran-Rusya atağı şeklinde gelişmeye başlamıştır.

6- Önce ABD, Suriye askerlerini bombalayarak karşı tarafa mesaj verdi; Şimdi de Rus uçakları ABD güdümündeki militanları vurarak cevap verdi. Anlaşılan o ki, iki taraf da Suriye-Irak bağlantısına önem veriyor. Önümüzdeki süreçte ABD-Rusya arasındaki gerginlik bu hat üzerinden daha da artabilir.

7- Haşdi Şabi, Sincar – Haseke tarafından; Irak ordu birlikleri ise Ürdün sınırının da bulunduğu alt taraftan Suriye`ye doğru hareket halinde bulunmaktadır. Amaç, ABD/YPG`nin Rakka`nın güneyine inmesini engellemektir. ABD ise, güneyden “Doğu`nun Aslanları”, kuzeyden de YPG üzerinden kontrol edeceği bir hat oluşturup Haşdi Şabi ve Irak ordusunun Suriye askerleriyle buluşmasını engellemeyi hedeflemektedir. ABD bu amacını gerçekleştirmek için YPG`ye sevk ettiği silah partileri Türkiye açısından sorun olarak algılandığından bu durum Türkiye gündeminin en sıcak maddelerindendir. Oysa ABD aynı desteği Doğu`nun Aslanları adlı gruba da yapmaktadır.

8- YPG`ye sevk edilen hava savunma sistemleri, “IŞİD`in uçakları mı var” şeklinde Türkiye`de eleştirel karşılık bulsa da, benzer silahlar Doğu`nun Aslanları`na da verilmekte ve elbette ki bunun IŞİD`le alakası bulunmamaktadır. “IŞİD`le mücadele” söylemi, yeni başlayan bu durum için sadece makyaj malzemesi olarak kullanılmaktadır. ABD, Rus etki alanını bombalıyor; Rusya, ABD`nin etki alanını bombalıyor. Bu durumda taraflara hava savunma sistemi vermek iki dış güç için de kaçınılmaz hale geliyor. Anlayacağınız, durum giderek doğrudan bir ABD-Rus mücadelesine dönüşmeye başlamaktadır. ABD`nin Rakka civarına binlerce asker göndermesinin yanı sıra, son zirvede NATO`nun da Suriye`ye müdahale etme kararının alınması, yaşanan sürtüşmenin beraberinde getirebileceği kapışmanın çapını ele vermesi açısından önemlidir.

9- Haşdi Şabi`nin Sincar bölgesine yaptığı harekât ve Suriye topraklarına girişi, ilk etapta YPG`nin tepkisiyle karşılaştı. Her ne kadar Haşdi Şabi`nin YPG/PKK ile işbirliği yaptığı söylemleri yaygın olsa da, kaygan zeminde hiç kimse birbirinin ebedi dostu ya da düşmanı değildir.

Oluşan fiili durum, Haşdi Şabi ile YPG`yi iki karşıt safa itmiş durumdadır ve bu tutum devam ederse iki grubun karşı karşıya gelmesi kaçınılmazdır. Bu arada YPG yetkilisi Redur Xelil`in PKK tarafından kaçırıldığı haberleri, yeni aşamada PKK ile YPG arasında baş gösteren sorun olarak algılandığı yorumlarına yol açmaktadır.

10- Türkiye sınırına yakın bölgeler şu anda nisbi bir çatışmasızlık içerisindeyse, bunun iki sebebi vardır:

Türkiye-Rusya-İran uzlaşısı ve çatışma yoğunluğunun Suriye`nin Güney ve Doğu taraflarına kaymasındandır.