• DOLAR 5,7344
  • EURO 6,3129
  • ALTIN 280,080
  • ...

     Dün akşamdı galiba… Park ormanın Urfa yoluna bakan kapılarına 15 Temmuz Şehitler Parkı yazısı, büyük kutu harfler şeklinde asıldı. Kutu harflerin ışıkları akşamleyin yakılınca 15 Temmuz'a dair görüntüleri görüyorsunuz. Bunlardan göze ilk çarpan da kel kafasıyla nutuk çeker vaziyette duran Devlet bahçeli. Bugün oradan geçince tekrar baktım, gecenin başaktörü Erdoğan da dâhil olmak üzere Bahçeli'den başka hiçbir siyasetçinin görüntüsü yok. Ama E harfinin gösterişli arka direği boydan boya Bahçeli'ye ayrılmış.

    Ben 15 Temmuz'da Nevşehir'deydim. Evvela gurbetteydim, saniyen daha önceki hükümetlerin zulmüyle cezaevine girmişsem de bu hükümet memurları tarafından da o zamanki hükümlere binaen iki ay önce görevden atılmıştım. Buna rağmen yabancısı olduğum şehirde meydanlara çıkanların ilklerinden oldum. Hem Nevşehirli olan hem de AKP'li olan birçok insanı mesajla meydanlara ben çağırdım. Bunu niçin söylüyorum? Zira bundan sonra söyleneceklerimin 15 Temmuzlu biri tarafından söylendiğinin bilinmesini istiyorum.  Yoksa kimseye hıncımız yok, tam tersine güzel, sıcak duygularımız vardı. Maalesef 15 Temmuz ruhu, iktidar sahipleri tarafından, sokağa çıkanlar istikametinde büyütülmediği için temmuz ayının kendine has sıcaklığını koruyamadı. Oysa gönül isterdi ki 15 Temmuz halk kıyamı büyüsün ve halka dayatılan bayramların yerini o alsın. Ama yazık ki ne yazık…

   Doğru konuşmak gerekir,  15 Temmuz kalkışması güneydoğudaki halkın büyük çoğunluğu için başarısı istenilen bir kalkışmaydı. Kimse kimseyi kandırmasın. Bölgenin oy yüzdeleri ortada. Bölgede kalkışmaya karşı çıkan tek kesim HÜDA Par olmuştur.  Onlardan cesaret olan Akpliler de sonradan sokağa çıkmışlardır. Meseleyi şuraya getirmeye çalışıyorum: 15 Temmuz, batıda temmuz hararetini koruyamadı, bu bir. 15 Temmuz Kürt bölgelerinde zaten gerektiği kadar hiç ısınmadı, bu iki. Kutu harflerdeki ağzı açık Devlet bahçeli ne söylüyor bilmiyorum ama her Kürt o haliyle onu "Yine bize hakaret ediyor, küfrediyor ." diye okuyacaktır, bu da üç. Nevşehir'de 15 Temmuz nöbetleri sırasında halka açılan deftere "İnşallah bu olay Kürt ile Türkün kardeşliğine sebep olur." yazan biri olarak; Kürt ve Türkü birbirinden ayrıştıran ve bana habire hakaret eden birisini bu şekilde parkımın kapısında görmek istemiyorum, bu da Ak Parti tarafından böylece biline.  

  Elbetteki hükümet 15 Temmuz gecesinde yaşananları halka unutturmama ve belki de bir yere kadar bu olay üzerinde oy devşirme hakkına da sahiptir. Anlamadığım nokta ise şu: Niye kendini büyütecekken küçültüyorsun. Niye Bahçeli üzerinde bile bile Kürtleri kendine düşman ediyorsun. Zaten Kürdistan referandumu ile Kürtleri kendinden iyice küstürdün, bu ikinci atak da neyin nesi? Niye Kürdün gözünün içine içine Bahçeli'yi sokuyorsun. Senin MHP'ye borcun ne ki bu kadar fedakârlık yapıyorsun. Benim bildiğim, Meral Akşener'in elinden Bahçeli'yi son anda yok olmaktan kurtaran sen kendinsin.

    Bu, park ormanın bir yanındaki diken. Bir de diğer yanına yani Dicle Kent tarafına giden yol tarafına bakalım orda da bizim cenahtan bir diken bulunuyor. Cigerxwun Kültür Salonu… Orman park, iki taraftan da habire süngüleniyor. Cigerxwune, Kürdün bütün değerlerine savaş açmış ateşli bir Kürt milliyetçisi. Ayrıca maktulleri arasında Kürtlerin de bulunduğu yeryüzünün en büyük soy kırımcısı Stalin için medhiye düzen, imamlıktan, dinden dönme bir şair. Kürt onun dininden, Türk de onun isminden dolayı ona yabancı. İşte park ormanın hali pür melali bu: Bir tarafında bahçeli diğer tarafında Stalinci Cigerxwun. Ağızdaki yemeğin bir taraftan diğer tarafa aktarılıp çiğnenmesi gibi park orman her gün iki diş arasında çiğneniyor.

   Park ormanın kaderi aslında mazlum Kürt milletinin kaderi. Giden bir şey dayatıyor, gelen bir şey. Bu milletin tümden delirmediğine şükretmek gerekir.  Parkorman öğütülüyor; yok, Diyarbakır dişleniyor; yok yok, Türkiye hançerleniyor. Vur babam vur! Bir hançer bizden, bir hançer sizden…

     Rabbim sen bu kaba dayatma altındaki milletimi nurunla koru. Bu beyinsizler yüzünden Türkler ve Kürtler içindeki Müslümanların birbirlerine olan hüsnü niyetlerinin bozulmasına fırsat verme.

Yazarın Diğer Yazıları