• DOLAR 6,0742
  • EURO 6,8075
  • ALTIN 251,269
  • ...

Allah`u ekber bu ne büyük bir lütuf yarabb bu ne büyük bir rahmet bu ne büyük bir şeref. işte Hz Meryem böylesine yüce bir şerefe, makama nail olmuştu. Bu makama nail olmuştu olmasına fakat bu nasıl olmuştu. Nasıl gelmişti bu mertebeye, nasıl ulaşmıştı bu makama. Bilindiği üzere dünyalık makam ve mevki kazanmak için bile yıllarca çalışmak, çabalamak onun eğitimini almak o makam mevkiye yarışır ehil bir hale gelmek gerekir. Bu dünyalık için böyleyse acaba Allah katındaki makama mevkiye üstün bir konuma erebilmek acaba nasıl bir çalışma nasıl bir fedakârlık azim ister. Çünkü dünyalık elde edilen fani, Allah katındakiler ise bakidir. Elbet bedelleri farklı olacak.

 İşte Hz Meryem daha körpecik genç iken böyle bir şerefe nail olmuştu. Rabbi tarafından yükseltilmişti, yüceltilmiş, seçilmiş ve bütün dünya kadınlarına üstün kılınmıştı. Çünkü Hz Meryem daha çocuk yaşta iken genç arkadaşları gibi oyun eğlencenin zevk sefanın ve dünyalık  peşine düşmemiş rahatı ve huzuru bunlarda aramamış aksine rahatı, huzuru Rabbine ibadet etmekle, Rabbini razı etmekle ve onun yolunda bulmuştu. İşte bu halinden razı olan Rabbi de onun fıtraten ihtiyacı olacak şeyleri bizzat kendisi Meryem`e sunmuştu. Hani bir kural vardır. Ne zaman kul maddi güçlerden arınırsa Allahın yardımı ve nusret`i yani ilahi güçler devreye girer. İşte girmişti manevi güçler devreye.

Bunun üzerine Rabbi onu güzelce kabul etti. Onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Bakımına Zekeriya`yı görevlendirdi. Zekeriya ne zaman mabede girse çocuğun yanında yiyecek bulur. Ve ey Meryem bu sana nerden geldi diye sorardı. Hz Meryem ‘`Allah tarafından geldi hiç kuşkusuz. Allah dilediğine hesapsız rızık verir derdi. (Ali İmran 37)

İşte Hz Meryem hayatında böyle tecelli etmişti. Hz Meryem Rabbi tarafından övülmüş, övülmesine, yüceltilmiş yüceltilmesine ve kavuşmuştu onun lütfüne ama bütün bu üstünlükler onun kendi yaptığı amellerin sonucunda verilmişti kendisine. Allah (cc) onu kayırdığı için ona özel davrandığı için olmamıştı. Bizzat bunu kendisi hak kazanmıştı. Genç bir kadın olmasına rağmen hangimizin çocuğu gençlik yaşında eğlenmekten süslü püslü giysilerden güzel yemeklerden dünyalıklardan bu kadar arınabildik. Hangimiz böylesi dünyalıklardan yüz çevirebildik

Hz Meryem bir kadın ve genç olarak kendini Rabbine adamış mabede kapanmış sürekli Rabbine ibadetle meşgul olmuş ve adını bir kadın olarak altın harflerle tarihe yazdırmış, Rabbi`nin rızasını ve övgüsünü hak etmiştir.

İşte Rabbi Hz Meryem`den razı olmuş ondan emin olmuştu. Öylesine iffetli öylesine namuslu, mabedden dışarı çıkmayan her an ibadetle meşgul olan böyle bir kadın babasız bir çocuk dünyaya getirecekti. İşte burada şu hadisin sırrı tecelli etmişti, “Allah en ağır imtihanı peygamberlere, şehitlere ve Salihlere verir. Ve bu herkesin iman derecesine göre devam eder.”

Hz Meryem genç yaşında kimilerin 60–80–70 yaşında hatta ömrünün tamamında elde edemediği imanı elde etmiş ve o en ağır imtihana tabi tutulmuştur. Fakat Hz Meryem bu imtihanı kaldırmıştı. Dağlardan daha ağır olan bu yükün altından Rabbi`nin yardımı ile Rabbine olan bağlılığıyla, samimiyetiyle ve tevekkülü ile kalkmıştı.

Rabbim bizleri de Hz Meryem vasıfları ile vasıflandırsın ve onun gibi rızasına erebilmeyi nasip etsin.

Allaha emanet olun                                                                     

Yazarın Diğer Yazıları