• DOLAR 7.819
  • EURO 9.36
  • ALTIN 449.547
  • ...

Çoğunluğu Hizbullah mensubu olmak üzere İslami davalardan tutuklu yüzlerce 28 Şubat ve Fetö mağduru Yusufiler zindanlarda tutuluyorlar.

Hayatlarının baharında zindanla tanışan ve 15-25 yıldır hayatlarını zindanlarda sürdüren asil ruhlu kardeşlerimiz var zindanlarda...

O dönemin zalimleri tarafından çeşitli kumpas ve komplolarla tutsak edilen Müslümanlar nedense bugün kardeşlerinin iktidar olmasına ve onları tutuklayan Fetöcüların tutuklanmasına rağmen neden hala zindanlarda tutuluyorlar?

İlahi hikmet mi bunu gerektiriyor?

Hani Hz. Yusuf zindanda iken rüyalarını tabir ettiği iki zindan arkadaşından birinin Kral'ın şarapçısı olacağını ve Kral'ın yanına gidince kendisini anmasını istemişti de şeytan Kral'ın adamına 7 sene boyunca unutturmuştu ta ki Kral'ın rüya görmesine kadar zindanda kalmıştı ve Hz. Yusuf rüyayı tabir etmiş Kral onun serbest bırakılmasını istemişse de Hz. Yusuf  Züleyha ve kadınların durumunu soruşturmalarını istemişti. Züleyha ve kadınlar Yusuf'un suçsuz olduğunu söyleyip suçlarını itiraf ettikten sonra Yusuf zindandan çıkmayı kabul etmişti. Ardından Yusuf, Mısır'ın AZİZ'i olmuş adaleti tesis ederek halkın gönlünde taht kurmuştu. Mısır'ı Allah'ın izniyle kıtlıktan kurtarıp etrafındaki ülkelere dahi faydalı bir ülke yönetimi kurmayı başarmıştı.

Zindanda iken 'beni Kral'ın yanında an' diyen ve Kral'ın rüyasından sonra ise serbest bırakılmasını isteyen Kral'a atılan iftiraları ortaya çıkarmasını isteyen bir Yusuf!

Zindanda iken Kral'dan yardım isteyen Yusuf farkına varır varmaz "Kudretlilerin kudretlisi varken neden daha zayıf birinden yardım istiyorum" diyordu ve Rabbine tevbe ederek kainatın yaratıcısına tevekkül edip sığındı. Yusuf'un 1 yıl zindanda kalması takdir edilmişken Kral'dan yardım istemesi 7 yıl daha zindanda kalmasına sebep olmuştu deniliyor.

Hz. Yakup ise Yusuf`una olan özlem ve hasretinden gözlerine ak düşmüş, yavrusu için yanıp kavruluyordu. Hz. Yakup en sevdiği çocuğunun özlemini yüksek sesle dile getiriyordu. Ta ki Bünyamin'i kaybedene kadar!? Kırk yıla yakın özlemini duyduğu yavrusunun ayrılık acısı kor ateş gibi onu kavurup yakıyordu. Kendisine atası Hz. İbrahim'in İsmail'i kurban etmeye karar verip teslimiyet gösterdiği zaman İsmail'i bulduğu kendisine hatırlatıldığında Hz. Yakup Rabbine teslim olup Yusuf'tan da Bünyamin'den de vazgeçtiğini dile getirerek Rabbine iltica ediyordu ki ardından çok kısa bir zamanda ayrılık acısı sona ermişti. Güneş, Ay ve 11 Yıldız secde ederek Hz. Yusuf'un rüyasının gerçekleştiğine tanık olunuyordu.

İsmail`i teslimiyet gösteren Hz. Yusuf ve İbrahim`i bir tevekkül ve teslimiyet gösteren Hz. Yakup  imtihanlarını başarıyla geçip bizlere ışık tutacak bir örnekliği göstererek bugüne ışık tutmuşlardır.

İradesi tüm iradelerin üstünde olan, her şeyi en iyi bilen ve bizleri imtihan eden Rabbimize teslim olursak vuslat anı yaklaşacak ve hicran yarasına son verilecektir İnşaallah.

Bu dava ile tanışırken başımızı koltuğumuzun altına koyma sözünü verdik. Elbette ki davamızda Yakuplar da olacak, Yusuflar da olacak, Şehitler de olacaktır. Allah'ı rızası ise bunların meyvesidir.

Her daim hakkın ve halkın hizmetinde olan İslam davasının mensupları zaman ve mekanın şartlarına göre farklı şekillerde hizmet etmeye devam edecek bir hayatın imtihanını yaşıyorlar.

Ne mutlu O Azizlere ki 'ben' den vazgeçip halkına feda olan halkın fedaileri verdikleri sadakat sözünün gereğini yerine getirmenin azmi ve mutluluğunun verdiği hazla, aşkla, şevkle Rablerinin verdiği söze nail olmanın umuduyla mücadelelerine sabır ve sebatla devam ediyorlar.

Bize düşen görev şekva etmek değil Yusufilerin şahsında İslam davasını tanıtmak ve duyurmaktır. Rabbimize hakkıyla teslim ve tevekkül eden kullarından eylesin. Yakup'un Yusuf`una kavuşacağı günü yakınlaştırsın.

"Biz istiyorduk ki yeryüzünün ezilenlerini müstekbirlere varisler kılalım" ayetine mazhar olan dava mensubu ve kullarından eylesin.

İlticamız yalnız Rabbimize olsun.  Tevekküllümüz tam olsun ki o zaman ilahi hikmet gereği İlahi adalet gerçekleşsin.