• DOLAR 5.752
  • EURO 6.39
  • ALTIN 273.04
  • ...

Siyonist israil bir kez daha Gazze'ye bomba yağdırdı. Siyonistlerin değişmez kanunudur. Peygamber katillerinden insaf beklemek abes olur.

Kur'an-ı Kerim'in Bakara süresinde ve Yüce kitabın bir çok yerinde israiloğullarından bahsetmektedir. Özellikle Hz. Musa döneminde yapmış oldukları itaatsizlik, nankörlük, isyankârlık ve ihanetleri anlatılıyor. Firavun ordusunun denize yaklaşmasıyla isyana başlamaları, Hz. Musa'ya "Sen ile Rabbin gidin savaşın" diyen korkaklıkları, İnek meselesi, Cumartesi günü yasağını çiğnemeleri, Allah'ın verdiği nimetin değerin bilmeyip kadri kıymet bilmemeleri, Buzağı'ya tapmaları v.s. sadece olaylardan bir kaç örnektir. Peygamberleri katletmeleri bu işin zirvesini oluşturur.

Karakteristik yapı itibariyle sadece "Ben" diyen kendisinden olmayanı küçük gören, kendilerini diğer milletlerden üstün gören ve hatta kendi soylarından gelmeyen Peygamberleri kabul etmeyen hodgam, egoist ve hasedçi bir ruh yapısına sahiptirler. Hz. Muhammed (s.a.v)'i bekleyen ama kendi kavimlerinden olmayınca düşmanlık eden Yahudiler, efendimize suikast, çeşitli hile ve oyunlarla bir çok ihanete imza atmışlardı. Çünkü onlardan değildi. Düşünebiliyor musunuz? Peygamber olduğunu bile bile Allah'ın elçisine suikast düzenlemek! Nasıl bir zihniyettir diye aklımızdan geçirebiliriz ama gel gör ki şeytan'ın Hz. Adem'e karşı duyduğu kin ve hasetin Yahudilerde insan olarak tezahür olmuş şekli olsa gerek.

Osmanlı'yı ırkçılık üzerinden parçalayan ve yıkılışıyla birlikte bölünen mevcut ülkeleri de ırkçılık üzerinden parçalamaya devam ediyorlar. İlk ırkçılığı başlatan şeytandı ve geçmişte ve bugün olduğu gibi O'nun bayraktarlığını Yahudiler üstlenmiş kendilerinden başkasını kabul etmeyen ve kendilerinin dışındakileri köle gören bir zihniyetten bahsediyoruz.

Ben daha üstünüm diyen şeytan ve ben herkesten üstünüm diyen Yahudi!

Allah'ın peygamberini katledecek kadar alçalan Yahudilerin isyanı aslında Allah'a olmuştur. Hz. Musa'ya iman ettiğini söyleyen fakat şeriatını uygulamayan münafık zihniyet!

1948'de Filistin'i işgal eden israil o günden bugüne Ortadoğu'da huzur bırakmamıştır. Müslüman ülkeler işgal edilmiş, milyonlarca kadın, çocuk, genç ve yaşlı bir çok Müslüman katledilmiş, zenginlik kaynakları talan edilmiştir.

O günden bugüne Filistin topraklarının tamamına yakını işgal edildi. Batı Şeria ve Gazze dışında hiçbir toprak parçası Müslümanların ellerinde kalmadı. Batı Şeria ise kukla yönetimi Abbas'ın elinde ve geriye sadece küçük kara parçası Gazze Müslümanların elinde ve zor şartlar altında Kudüs için ümmet adına savaşıyorlar. Siyonist israil, geniş bir coğrafyaya sahip olmayan ve küçük kara parçası olan Gazze'yi işgal edemiyor. Hamas'ın iktidara gelişinden bu yana bombardımanlarla işgal etmeye çalışsa da başaramıyor. Koskoca Filistin'i işgal eden israil, teknolojik olarak zirvede olmasına rağmen Gazze'yi sindiremiyor, boyun eğdiremiyor.

Hakkıyla iman eden bir topluluğun ölümden korkusu olmaz bilakis ölüme merhabası olur. Tarihte örnekleri olduğu gibi...

Bu savaş ümmetin 1400 yıldır siyonistlerle süregelen savaşıdır.

Hak ile batılın, Habil ile Kabil'in, İslam ile küfrün savaşıdır. Ümmet adına bu savaşı Gazze'liler yürütüyor; Küçücük kara parçasına hapsedilmiş teknolojik silaha sahip olmayan fakat iman ve yürekleri dağlardan büyük bu mücahitler bizim adımıza şerefimiz ve onurumuz için canlarını ortaya koyarak bize vekalet ediyorlar.

Pısırık, satılmış, keyfine düşkün Arap liderleri ise kardeşlerinin din, can, mal ve neslini batılılara peşkeş çekmekten utanmadılar ve çekinmediler ve tepkilerini ortaya koyamadılar, gösteremiyorlar. Ya ümmetin diğer liderleri? Bir iki cılız ses den başka sesi çıkan olmadı.

Ya bizler ümmetin evlatları olarak ne yapıyoruz?

Evinin ve dünyasının geçimiyle uğraşmaktan yorulmayan bir ümmet olmuşuz.

Ay başı geldi kira mı ödeyeceğim, taksitim geldi, Kredi kartı ödemem var, borçlarım var, çok çalışmam lazım; Daha ev almadım, araba alacağım, çocuğu okutacağım, çocuğu evlendireceğim derken ta ki Azrail kapımızı çalma vaktine kadar bahaneler üretiyor ve oyalanıp gidiyoruz.

Hayat bu kadar anlamsız  ve monoton mu? Kapitalist sistemin dikta ettiği bir yaşamda ne kadar mutluyuz veya huzurluyuz? Hayatın zenginliğine sahip insanlar için de huzursuzluk söz konusu ve hatta daha fazla huzursuzdurlar.

Diğer taraftan ise rızkının temini için uğraşan, ahiretteki ebedi hayat için sarf eden, ahiretini dünyasına değil dünyasını ahirete feda eden, Allah'ın rızasını hedef edinen ve Rabbinin kendisine yüklemiş olduğu halifelik statüsünün gereğini yapmaya çalışan, komşusu aç iken tok yatmayan, kardeşinin dertleriyle ilgilenen, yanı başında veya dünyanın herhangi bir bölgesinde kardeşinin başına gelen musibetler karşısında imanın verdiği gayretle harekete geçen sarsılmaz sağlam bir inanca sahip olanları örnek almak, bu yönde çabalamak gerekiyor.

Gazze'de yaşanan saldırılar karşısında susmamalı ve harekete geçmeliyiz. Tüm imkanlarımızla kardeşlerimizin yanında olmalıyız. Dualarımızla, maddi desteğimizle, medyayla, basın açıklamalarıyla, sosyal medya ile velhasıl gücümüz ve elimiz nereye kadar ulaşıyorsa onların yanında olmak, acılarını paylaşmak, dert etmek, yardım etmek boynumuzun borcu olmalıdır.

Bu savaşı sadece bir kara parçasının kurtarılması olarak görmek eksik ve yanlış bir düşünce olur; siyonistlerin Filistin'e girmesiyle ümmet kan gölüne dönmüş ve birbirini yiyen parçalı ümmet haline getirildi. Kudüs davası ümmetin uyanışına, birliğine ve kurtuluşuna vesile olacak anahtarın ta kendisidir. İhtilafları bitirecek davanın adıdır Kudüs!

Siyonizm`in Filistin topraklarından sökülüp atılması ümmetin içine düştüğü fitne ateşinin sönmesine vesile olacaktır inşaallah!

Siyonizme karşı omuz omuza olmaya varız cesaretini ve kudretini gösterirsek yılanın başını ezmek için en önemli adımı atmış olacağız.

Haydi bir olmaya ve yılanın başını ezmeye!..