• DOLAR 5,4731
  • EURO 6,2133
  • ALTIN 229,884
  • ...

Malumunuz olduğu üzere seçimden sonra Adnan Oktar ve grubuna yönelik gerçekleştirilen operasyondan sonra Cemaatler ve tarikatlar, gündemin hedef tahtasından düşürülmüyor.

Tv kanallarında düzenlenen açık oturumlarda cemaatler hedef tahtasına oturtulmaya başlandı. Cemaatler tasfiye edilmeli şeklindeki tehlikeli söylemler artmaya başladı. Merak ettiğimiz; 30 yılı aşkındır ülkemizde faaliyet yürüten Adnan Oktar`a niçin operasyon yapılmadı da bugün yapıldı veya 16 yıldır Ak Parti iktidarında neden bugüne kadar bekletildi? CIA yapılanması olarak öne çıkan Fetö tasfiye edildikten sonra neden Cemaatler konusu pek işlenmedi de bugün işlenmeye başladı? Adnan Oktar İslami bir cemaat mi ki onun üzerinden cemaatler konuşulmaya başlandı?

Darwinizm`e karşı yazılan kitapları kendi adına bastırıp İslami söylemlerle piyasaya çıktı, Siyonizm karşıtı olarak kendini tanıtan, gösteren Oktar, ardından bir dönem sonra aniden Mason olarak karşımıza çıktı, Kurduğu Tv kanalında ahlaksızlarıyla toplumu ifsad etmeye ve bunu İslam adı altında gerçekleştirmeye çalıştı. Toplum olarak Oktar`ın ne olduğu, kime çalıştığı pek aşikâr iken bugün kalkıp bu ifsad hareketini İslam`a mal etmek toplumla alay etmektir. Bizden aldığını boyatarak, değiştirerek tekrar bize pazarlıyorlar.

O`nu piyasaya çıkaranlar bugün onun üzerinden İslam`a ve camialara olan güveni darmadağın etmek istiyorlar. Oktar grubunun görevi şüphesiz pak olan aziz İslam dinini toplumun nezdinde kirletmek ve toplumun mayası olan inancı ve dine bağlılığı ortadan kaldırmaktır. Öyle anlaşılıyor ki Oktar'a verilen görev tamamlandı ve düğmeye basıldı. Bu operasyonun arkasında israil`in olduğu bile söylenebilir ve operasyondan sonra basın üzerinden yürütülen kampanyada emin olun ki İsrail ve ABD`nin parmağının olduğu inkâr edilemez bir gerçektir. Oktar`a yapılan operasyonun ardından israil`den bir tepki duymadık, görmedik?

Neden dersiniz?

28 Şubat döneminden önce İslami kesimi, Müslümanları irtica, irticacı olarak adlandırıp baskılarla sindiremeyen emperyalistler bugün farklı bir oyunla İslam`ı toplum nezdinde yabancılaştırma, tehlikeli ve zararlı bir din şeklinde sunmaya çalıştıkları açık değil mi? İslam'a bidatlar yerleştirip bizim yerimize bidatla savaşıyorlar gibi bir algı üretiyorlar.

Gören zanneder ki İslam devletinde yaşıyoruz. Adaletin hakim olduğu, zina ve içkinin yasaklandığı, hırsızlığın bittiği, faizin kaldırıldığı, cinayetlerin işlenmediği, güçlünün zayıfı ezmediği, İslam'ın tüm hanelere, sokaklara ve tüm topluma yayıldığı, İslam'ın adalet rüzgarının esmediği bir yer kalmadığı bir ülkede yaşıyoruz ve bu adalet toplumunu ifsad etmek (?) için cemaatler harekete geçmiş.  Fesübhanallah! Dalga mı geçiyorsunuz?

Tıpkı Işid üzerinden İslam`ı (haşa) vahşi ve cani bir insana çeviren bir din algısını oluşturmaya çabaladıkları ve İslam dinini bize paklamaya çalışan emperyalistlerin önceki oyunu gibi...

Oynanan oyun çok tehlikeli!

Ergenekon`un sahibi kimler ise Fetö`nün da sahibi onlar. Fetö`nün sahibi kimler ise Oktar`ın sahibi de onlar! Oyuncuların adları ve oyunları değişse de oyun kurucular hiçbir zaman değişmedi. Kısacası cemaatleri CIA MAT etme peşinde..

Ülkemizi farklı şekillerde yönetmeye ve dizayn etmeye devam ediyorlar. Müslüman camialar kendilerini diğer Müslüman camialardan üstün görmeyip sadece benim meşrebim haktır demekten vazgeçmedikçe ve birbirlerine sımsıkı sarılmadıkça şer güçler leş kargaları gibi başımıza üşüşmeye devam edecekler ve bizi yok etmeden bu işten vazgeçmeyecekler.

Hükümetin devlet bürokrasisinde yer eden kemalist unsurlara alan açması, beraberinde kemalistlerin (ABD`nin yeni partneri) ellerinin güçlenmesine ve istedikleri gibi at koşturmaya ve istedikleri gibi kamuoyu oluşturmalarının önünü açmış oldu.

Hükümet, İslami camialara yönelik baskı oluşturacak bu tür söylemlere karşı tedbirli olmalı ve oyuna gelmemelidir. Bu tür söylemlerin önüne geçmeli, aziz İslam'ın zarar görmesine engel olmalıdır. Aksi takdirde ahirette bunun vebalini kaldıramaz.

Cemaatlerin kökünü kazıyacağız diyenler bu işin başrolündeler…

Unutmayalım ki toplumun ıslahına yönelik çalışmalar yürüten Cemaat ve tarikatları hedefe koymak toplumun altına dinamit yerleştirmektir ki çok büyük kapanmaz yaralar açacaktır. Osmanlı döneminde de tarikatlar vardı ve çoğu Padişahların intisap ettiği tarikatlar, devletin toplumda adalet mekanizmasını ayakta tutturmasına çalışmışlardır.

Ülkenin zor durumlarında her zaman kendilerini siper edenler şüphesiz İslami duyarlılığa sahip Müslümanlardır. Ülke onları kaybederse ülke tamamen fiili işgale kapı aralayacaktır.

Uyanık olunmalı ve şeytanların tuzakları boşa çıkarılmalıdır. Bu gemi hepimizin Allah korusun gemi delinirse hepimiz batarız ülke batar, Müslümanlar kaybeder, ümmet kaybeder.

100 yıla yakındır Müslüman mahallesinde Salyangoz sattırdık bize hiçbir getirisi olmadı aksine zarar üstüne zarar ettik. Bu toplum kendi mahallesinde Salyangoz satılmasını istemeyecek kadar uyanmış artık! İşte bu yüzden Müslüman camiaların üzerine yürüyorlar.

Allah birdir, bir olmayı sever. Bir olup bir olan Allah'a dayananları yenecek hiçbir güç yoktur.