• DOLAR 5.784
  • EURO 6.368
  • ALTIN 271.16
  • ...

15 Temmuz darbe girişiminin 2.yılını geride bıraktık. 17-25 Aralık ile başlayan, 6-8 Ekim ile devam eden ve nihayetinde 15 Temmuz akşamında milletimize indirilmek istenen darbeye karşı indirilen darbe ile büyük bir felaketten dönmüş olduk. Lakin FETÖ`nün bıraktığı tahribat çok büyük oldu.

40 yıla yakındır devlet kademelerinde yuvalanan FETÖ, kendisi gibi düşünmeyen İslami cemaatlere karşı amansız düşmanca bir mücadele yürüterek haksız gözaltı, işkence, hukuksuz şekilde tutuklama ve kumpaslarla efendisi ABD`yi memnun etme gayretindeydi. FETÖ yüzünden halen 15-20-25 yıldır zindanlarda olan mazlumların mağduriyetleri devam ediyor.

İsmi cemaat, camia olan lakin icraatlarıyla topluma facia yaşatan FETÖ, 17-25 Aralık`ta hükümete darbe yapmaya kalkışınca olan oldu ve bu ihanet şebekesine yönelik tutuklamalar ve tasfiyeler başladı. 15 Temmuz darbe girişimi ile 250 vatandaşı katleden bu yapının geride bıraktığı izleri silmek belki yıllarımızı alacaktır. Darbe oldu açıklamasının ardından iman ve cesaretle meydanlara inen halkımız Allah`ın yardımıyla emperyalistlerin emellerini kursağında bırakarak bu toprakların imanla yoğrulduğunu, imanın, birlikteliğin neler yapabileceğini tüm dünyaya göstermiş oldu. O gün kazanılan zaferleri bugün ABD ve işbirlikçilerinin istediği şekilde demokrasi zaferi diye nitelendirmek hem halkımızın ödediği bedellere ihanet hem de işgale karşı direnen halkımızın kazanımlarını çaldırmak ve heba etmektir.

Aziz halkımızın mücadelesi AB(D)`nin dayattığı demokrasi safsataları için değildir. Çanakkale`de omuz omuza savaşan Müslümanların dayanak noktası İman, İslam, Vatan, Namus kavramlarıdır. Ruslara karşı Fransızlara karşı o gün ne için mücadele edilmişse bugün de 15 Temmuz`da işgalcilere karşı aynı şey için mücadele edildi.

Darbe gecesinde evlerinde Tv`lerin başında  darbenin gerçekleşmesini büyük bir heyecanla bekleyenler ise devrimin kaymağını yiyorlar.

Gelinen noktada bedel ödeyenler, bedel ödemeye devam ediyor. Darbeyi püskürtenler, potansiyel tehdit olarak gösterilmeye çalışılıyor.

15 Temmuz`dan sonra FETÖ üzerinden İslami camialara yönelik karalama, kötü algı oluşturmaya çalışanlara prim verilmemelidir. FETÖ`nün en büyük zararı İslami camialara yönelik karalamaların önünü açmak ve İslami faaliyetlerde bulunan Müslümanları hedef tahtasına oturtmak oldu. Bu nedenle İslam`a düşman olanlar, İslami camiaları hedefe koymaya çalışıyorlar. Darbecileri püskürten samimi Müslümanları yaftalamaya, dillerine pelesenk etmeye başladılar. İslam`a düşmanlık edenler, sırada hangi cemaat var şeklinde algılar yürütmeye başladılar. Bazı sözüm ona kendilerine Müslüman`ım diyenler de bilip bilmeden bu tuzağa düşüp aynı argümanı kullanmaya başladılar.

Adnan Oktar gibileri istisna tabi ki... İslami bir camia olarak nitelendirmekte hata olur. Ne yaptıkları ortada olan bu yapı, Müslüman halkımız nezdinde zaten mahkumdur.

Devletin içine sızmışlar şeklinde kampanyalar yürütenler, Cemaatlerin içine dış istihbaratçıların sızdığını iddia ederek operasyon çektirmeye çalışmak isteyenlerin kim oldukları malum. Ülkeyi darbelerle yöneten dış mihraklar, devletin tüm kademelerine sızmışken ve idare ettikleri devletin eliyle bu ülkeye 28 Şubat`lar yaşatan bu derin odaklar, Cemaatlere sızmaya çalışıp kendi kontrollerine almaya çalışanların ta kendileri değil miydiler? Cemaatler, devlete değil devlet cemaatlere sızmaya çalıştı.

 O gün o işi yapanlar kim ise bugün Cemaatleri dış istihbaratlar yönetiyor şeklinde algı yürütenler aynı merkezin çocuklarıdır. Yani anlayacağınız o gün Müslümanları başka bir yöntemle bitirmeye çalışanlar bugün farklı bir yöntemle bitirmeye çalışıyorlar. Geçmişte irtica dediler bugün ise ajan yaftasıyla devleti aşırı bir kutsallıkla dinin önüne geçirmeye çalışıyorlar ve Müslüman camiaları devlet, halk düşmanı şeklinde göstermeye çalışıyorlar. Bilakis devlet kendi bürokrasi ve devlet kademelerinde yer alan emperyalist ajan ve işbirlikçileri temizlemeli. Bu bir hedef şaşırtmadır. Cemaatleri hedefine koy ardından cirit at. Ne ala memleket…

15 Temmuz`da FETÖ`yü defettik; ama aramıza bir bomba bıraktı.

FETÖ`nün asıl darbesi bu oldu. Halkın nezdinde İslami camiaları karalamak, farklı bir versiyonla dini zararlı bir afyon olarak göstermek, devletin dini ne olursa olsun devlet mefhumunu dinin üstüne çıkarmak, görmek bu topluma yapılacak en büyük darbe ve ihanet olacaktır. FETÖ, İslam adı altında İslam`a karşı mücadele ediyordu bugün ise Fetö üzerinden yine İslam`a karşı mücadele etmek isteyenler var. Yani FETÖ`nün ekmeğine yağ sürmeye ve efendilerine hizmet edilmeye devam ediliyor.

Devleti devlet yapan İnsandır. İnsan olmazsa o devletin bir anlamı yoktur. İnsan somuttur, devlet soyuttur. İslam “önce insan sonra devlet” der. İnsan olmazsa devlet nasıl olur? Devleti oluşturan İnsanları idare eden, yöneten idarecilerin hedefi ise ‘`Önce insan, öncelik adalet`` olmalı!  Devletin temel hedefi bu olmazsa O devlet yabancıların postalları altında veyahut köleleşmiş bir toplum olarak hedeflediği payidarlığı sürdürmesi mümkün olmayacaktır. Devlet milleti için vardır, millet devleti için değil!

Devletin dini adalet olmalı bunun için de ‘Önce insan öncelik adalet` sloganını hayata geçirmek devleti payidar kılacak anahtarın ta kendisidir.  Bu anahtara sahip olanlar hem kendilerini hem de halkı kurtaracak iki dünya saadetini yakalamanın huzuruyla yaşarlar.

FETÖ ve Adnan Oktar üzerinden diğer İslami cemaatleri hedefine koyanlara hodri meydan: Devlet, İslam olsun, Hukuk kurallarını İslam'a göre düzenlesin, cemaatlerin görevini devralsın, İslam'ı tüm alanlara, hayata hakim kılsın. O zaman Cemaatler kendini feshetmekten çekinmez.

Müslüman bir ülkede devletin görevi olan İslam dinini yaşanır kılmak yerine devlet, bir döneme kadar İslam'a karşı savaştı. Ve bugün geldiğimiz noktada “Cemaatler niçin var?” deyip Kemalistlerin oyununa gelen sözüm ona bazı Müslüman şahısların devleti dinden üstün görmesi akıl tutulmasıdır.