• DOLAR 5.752
  • EURO 6.39
  • ALTIN 273.04
  • ...

Toplum nereye gidiyor. Son dönemde artan tecavüz ve çocuk kaçırma olayları toplumun kötü gidişatını gözler önüne seriyor. Peki bu hale nasıl geldik?

Toplum erozyona uğruyor. Müslüman bir toplumu ayakta tutmanın yolu Müslümanı ayakta tutan değerlerdir. Bu değerleri O toplumdan alıp çekerseniz Müslüman'ın sadece bedeni kalır. Ruhsuz bir Müslüman haline dönüşür. Bedende ruh olmayınca bedenin ayakta kalması mümkün müdür? O ruhun adı elbette ki İman'dır. O iman ki dünya üzerine gelse zerre bir korku ve çekincenin esamesini göremezsiniz. Asr-I Saadet'ten bu yana İslam düşmanları İslam topraklarına saldırmış, işgal etmiş ama İslam'ı ortadan kaldıramamışlardır. Çünkü toprakları işgal etseler de zihinleri ve kalpleri işgal edemediler. Bunu anlayan Haçlı zihniyeti Kur'an'ı ortadan kaldıramayacaklarını anlayınca Kur'an'ı zihinlerden, kalplerden sökmek için harekete geçtiler. İslam toplumunu aşama aşama ahlaki bir çöküşe doğru giden yolun taşlarını döşemeye başladılar. Toplumun imanını çaldılar. Dille ikrar fakat kalben tasdik etmeyen iman veyahut amel etmeyen İman... İman olmayınca geriye ne kalır ki?..

Cumhuriyetin kuruluşundan sonra Türkiye ve İslam dünyası üzerindeki tahribatlara hız verdiler. Genç kızlarımızı güzellik yarışması adı altında üzerindeki haya libasını söktüler. Sanat adı altında filmlerde tecavüz ve zina sahneleriyle ailelerin temeline dinamit döşediler. Üstelik bunun adına sanat dediler. Toplumu değerlerinden uzaklaştırmakla yetinmediler, değerlerine sahip çıkan Müslümanları aşağıladılar, mülteci dediler, terörist dediler, yobaz dediler, gerici dediler. Kendilerine ise medeni, çağdaş ve ilerici dediler. Çıplaklığı ilericilik, zina ve eşini aldatmayı ise medenilik ve çağdaşlık olarak yutturmaya çalıştılar ve hâlâ bile bunda ısrar ediyorlar. Batsın medeniyetiniz, çağdaşlığınız ve ilericiliğiniz... Çağdaşlık, medeniyet, ilericilik buysa varın biz yobaz, gerici, mülteci olalım.

Türk sinemalarında ve dizilerinde yıllarca işlenen senaryo genelde aynı, karakterler ise farklıdır. İşlenen konulardan biri töre cinayetleri ve kaçan kızın masumluğunu gösteren sahneler ve ardından kızın öldürülmesiyle izleyiciyi ağlatan ve 'Vah gencecik kıza kıydılar' gibi ağıtlarla toplumu dizayn eden sanatçılar, değerlerinden uzaklaştırdıkları bu toplumun bugünkü ruh halini almasına sebep oldular.

Eşlerini aldatan, arkadaşının nişanlısıyla flört eden, ablasının kocasını ayartan bir kardeş, para karşılığı patronuyla zina yapan kadın, sevgilisinden hamile kalan bir kız gibi örneklerini çoğaltabileceğimiz çok sayıda farklı senaryolar hergün sorumsuz televizyon kanallarında oynatılan dizilerde boy gösteriyor.

Toplum mühendisliği bu olsa gerek.

Geçen hafta üstüste yaşanan çocuk kaçırmaları ve tecavüzler, toplumun ne hale geldiğinin ve getirildiğinin özetidir. Toplum, İslam'dan ve İslami yaşantıdan uzaksa o toplumun geleceği nokta budur. Ünvanı sanatçı veya başka ünvanlara sahip bazı toplum mühendisleri taşı gediğine yerleştirmek için Level atlıyor. Zinayı, tecavüzü, hem topluma yayıyor, üstüne üstlük yaydıkları bu ahlaksızlığı İslam'a ve Müslümanlara mal etme cüretinde bulunarak edepsizlikte sınır tanımıyorlar. Atalarınız ve sizler toplumu bu hale getirdiniz bugün kalkıp Müslümanlara dil uzatmak haysiyetsizliğin daniskasıdır. Oysa çağdaş ve medeniyet beşiği diye öve öve bitiremedikleri ve yaşamlarını benzettikleri Avrupalı Batılı ülkelerin içinde bulunduğu ahlaksızlığın yıktığı aile mefhumunun sonuçlarının Avrupa ülkelerini yok olmaya doğru götürdüğü gerçeğini göremiyorlar maalesef.

Dün okuduğum bir haberde; 19 yaşındaki bir kız, babasını ilaçla uyutup eve erkek alıyor, babası onları yakalayıp kızını tokatlıyor. Kız babasını mahkemeye veriyor. Mahkeme ne karar vermiş sizce? Mahkeme babaya önce hapis cezası veriyor, ardından para cezasına çeviriyor. Görüyorsunuz anlatmaya gerek yok! 18 Yaşından küçük 15, 16, 17 yaşındaki gençler ailelerinin rızasıyla evleniyor, erkek hapsi boyluyor, zina yapan, flört yapan gençler ise el üstünde tutuluyor. Hükümet, zinanın serbest bırakılmasının sonuçlarını göremeyecek kadar basiretsiz olamaz.

Eğitim sisteminin gözden geçirilmesi, Tv'lerde ailelerin parçalanmasına sebebiyet verecek ve toplumun ahlakını tehdit edecek dizilere, programlara izin verilmemesi, toplumun dini ADALET üzere TCK'nın yeniden düzenlenmesi, zina'nın yasaklanması İslami bir toplumun inşasına yönelik adımlar atılması, bilinçlendirilmesi elzemdir. Sadece cezai müeyyidelerle değil toplumun ıslah edilmesi ve bunun için gereken tüm adımların atılması çocuklarımız, neslimiz ve geleceğimiz için önemlidir.

Dünya, İnsanlık İslam'a ne kadar da muhtaç!!!

Beşeri kanunlar hiçbir zaman mutluluk getirmemiştir. Hele hele O kanunlar gavur icadı ise vay ki ne vay...

İsviçre medeni kanununa göre evlenen, italyan ceza yasasına göre cezalandırılan, Alman ceza muhakemesi kanununa göre yargılanan, Fransız idare hukukuna göre idare edilen ve İslam hukukuna göre ise gömülen bir ülkede yaşıyoruz. Bunun sonucu ne olur, kamuoyunun takdirine bırakıyorum.