• DOLAR 5,7445
  • EURO 6,4830
  • ALTIN 243,334
  • ...

Dün 18 Milyon öğrenci karnelerini aldı. Sevinç ve heyecanla notlarını ebeveynlerine göstermek isteyen başarılı öğrenciler olduğu gibi, istediği sonucu alamayıp hüzünlü olanlar da vardır elbette.

 Bugün başlayan yarıyıl tatili 3 Şubat`ta sona erecek ve 4 Şubat`ta 2018-2019 Eğitim Öğretim yılının ikinci dönemi başlamış olacak.

Peki, eğitim sistemimiz 18 milyon çocuğumuza neler veriyor? Anasınıfı`ndan Üniversite`ye 20 yıl boyunca okuyan evlatlarımız neler öğreniyor?

Başta şu hususu belirtelim, Türkiye`de çocuklarımızın yetiştirilme tarzını ve eğitim şeklini ebeveynler olarak biz değil devlet belirliyor.

Son on yılda bazı iyileştirmeler olsa da çoğunlukla askeri darbe döneminde yapılan yasalara göre eğitim veriliyor. Bu “İdeolojik Eğitim” anlayışı insan yetiştirme veya proje üretmekten ziyade ezbere dayalı ve batı(l) hayranı tek tip insan modelini amaçlar.

Bu “İdeolojik eğitim sistemi” anlayışı 1900`ların başında, batı hayranı azınlıkların girişimi ile gündeme getirildi ve 1924`teki Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile hayata geçti. Yüzyıllık bu çarpık eğitim anlayışı, toplumumuzun; tarihiyle, medeniyetiyle ve inancıyla bağını koparmayı amaçlamıştır.

Tevhid-i Tedrisat kanunundan sonra, İslami eğitim ve din dersleri tedrici olarak müfredattan kaldırılmış ve toplumumuzu İslamsızlaştırmak için yapılması gereken her şey yapılmıştır.

Çocuklarımızın akidesini bozmak için ders kitapları arasında serpiştirilen batıl teoriler, ahlaki yozlaşma için sistematik olarak yapılan dezenformasyonlar, tarihine düşman ve vahşi batı`ya hayran bırakmak için atılan iftiralar ve yalanlar…

Daha birkaç yıl öncesine kadar Meslek Liselerinin önündeki katsayı farkı, başörtü yasağı, “Andımız” ucubesi ve daha nice zulümler…

AK Parti`nin tek başına iktidarı ile Eğitim alanında köklü değişimlerin yapılacağı kanaati ağır basıyordu. Ancak 16 yıllık iktidarına rağmen beklendiği gibi köklü bir değişim söz konusu olmadı maalesef.

Belki, Eğitim alanlarının fiziki koşullarının iyileştirilmesi, kılık kıyafetlerin serbest olması, “Andımız” ucubesinin kalkması, Kur`an-ı Kerim ve Siyer-i Nebi`nin seçmeli ders olması gibi konularda elbette önemli adımlar atılmıştır. Ancak değerler bilincinden yoksun bir nesil yetişmeye devam ediyor.

Dikkat edin! 16 yıllık AK Parti iktidarında, Milli Eğitim Bakanı koltuğuna 6 kişi oturdu, yapılan sınav sistemleri defalarca değiştirildi, birçok kez ders müfredatları sil baştan yenilendi ama yine olmadı.

O halde lokal müdahalelerden ziyade köklü değişikliklere ihtiyaç vardır.

Unutulmamalıdır ki; “Bir ülkenin geleceği, o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır.” Dolayısıyla tarihine, inancına ve medeniyetine sahip çıkacak bir nesil istiyorsak, mevcut “İdeolojik eğitim sistemi”nde köklü değişikliğe gidilmelidir. Tarihimiz ve inancımızla çelişmeyecek bir eğitim sistemi hayata geçirilmelidir.

El-hâsıl, Türkiye`nin 2018-2019 eğitim karnesi; Eğitim alanlarının fiziki koşullarının iyileştirilmesi konusunda iyi, ancak değerlerin bilincinde olan bir nesil yetiştirme konusunda yine sınıfta kalmıştır.