• DOLAR 5.707
  • EURO 6.325
  • ALTIN 270.28
  • ...

Mehmed Amcanın ciğerleri köz gibi....

Köyleri yakıldı, evi başına yıkıldı

Metropole gitti savruldu, çocukları kimi zaman organize örgütlere kurban gitti, kimi zaman büyük şehrin efsunu yuttu onları. Ayakkabı boyamak her Kürt çocuğunun alnındaki yazgı mı, nerden bilsin Mehmet Amca... O sadece boyacılık yapan küçük oğlunun arkasından kahır çeker... Boynu bükülür, yüreği sızlar...

Bir ceviz ağacının gölgesinde domates ve biberle, soğan ve salça ile öğle yemeğini yiyen Mehmed Amca artık metropolün bodrumlarında Azrail’in geleceği günü bekliyor. Öyle ya yaş yetmiş!

Çektiği her nefeste gençliğini gölgesinde yaşadığı ceviz ağacının, incir ağacının kokusu doluyor ciğerlerine... bir tarafta derin bir özlem, diğer tarafta neslinin yaşadığı kültürel çözülmenin korkunç acısı... O ki komşularından borç bile almazdı... Şimdi çocuklarından harçlık almak... O ki evine misafir geldiğinde kadınlar, kızlar evin diğer odasında otururdu, şimdi zoruna gitmez miydi kızının onlarca erkeğin arasında tekstilde çalışıyor olması...

Bağrı yanıyor Mehmed Amcanın... Ciğerleri köz gibi... Yaşanmasaydı bu korkunç asimilasyon, yakılmasaydı köyler... Olmasaydı Diyarbakır zindanları... İşkenceler... Doğmasaydı PKK... Ölmeseydi militan ve asker...

Bunlar yaşanmasaydı... Göç olmasaydı... Mehmed Amca yaşasaydı ata ocağında, kızı gavur kızları gibi giyinebilir miydi?

Kürtlük diye başlayan sözcüklerin sonu, örfüne kültürüne, ahlak anlayışına taban tabana zıt bir yüklem ile bitebilir miydi? Mehmed Amca hiç izin verir miydi böyle bir cümle kurgusuna... ama o kadar çok acı yaşadı ki! Beyni zonkluyor.

On binlerce Kürt yaşlısı yukarıdaki travmayı iliklerine kadar yaşadı. Şehrin kendi kültürlerini nasıl yuttuğunu, çocuklarını nasıl erittiğini gördü.

Oysa Mehmet Amca sadece bir çiftçiydi!

Çok da büyük mefkûreleri, okuduğu kalın kalın kitapları yoktu. Kütüphanesi gönlündeydi... Tarih onun elbiselerine nakşedilmişti. Kürt gibi giyinir, Kürt gibi konuşur, Kürt gibi yaşardı... Kürt gibi yaşamak kendi kültürel değerlerine sahip çıkmaktan başka ne olabilir ki!

Mesela sorsan Mehmet Amca’ya Kürt gibi yaşamak nedir diye... Namusuna sahip çıkmak der, haram yememek der, namazını kılacaksın der.

Mehmet Amca siyasallaştırılmamış her Kürt yaşlısı demektir. Ve sanırım artık biz o son nesle şahid oluyoruz. Kürtlüğü namusa, misafire saygıya, komşunun hukukunu korumaya... Kısaca Kürtlüğü İslam’la eşitleyen son nesil... Korkunç bir durum bu... 20 yıl önce Kürt coğrafyasında yaşı 70 olup da namaz kılmayan (alevi Kürtler hariç) tek bir insan bulamazdınız.

Türkler, Kürtler’den çok çok önce laikleştikleri için 70-80 yaşında on binlerce Türk’e rastlayabilirsiniz, namaz kılmıyor olması garipsenmez.

Kürtlerde ise o nesil yani laik/sosyalist nesil artık 60’lara dayandı. 10 yıl sonra namaz kılmayan yaşlı Kürtler göreceğiz.

İşte bugün 70’lerde olan Mehmed Amcalar son altın nesil! Fikri ne olursa olsun kıymetini bilin!