• DOLAR 8.874
  • EURO 10.48
  • ALTIN 499.049
  • ...

Yaz Kur'an kursunda öğrencilerimizle bu Ayet-i Kerimeyi okuyoruz. Yasin Suresi'nde geçen 5. Ayetin manası: 'Bu Kur'an çok merhametli olan, Aziz olan, Rahim olan Allah tarafından indirilmiştir.' Madem bu Kur’an'ı Allah indirmiştir, biz insanlara düşen de Allah'ın indirmiş olduğu kitabı okuyup öğrenmektir.

Şimdi geçen gün bir Profesör, başörtüsü ile ilgili 'O başörtülerinizi çıkarmanız bir yönetmeliğe bakar, pek yakında üniversitelere bu şekilde giremeyeceksiniz!' manasında tivitler atmıştı. Aslında adam doğru söylüyor. Başörtüsü gibi Müslümanların en basit insani ve İslami hakları halen yasalarla güvencede değil. 

Geçen gün 28 Şubat'ın aktörlerine müebbet cezalar verildi. Verildi de bu adamların yazmış olduğu anayasa halen yürürlüktedir. Halen darbecilerin yasaları ile yönetiliyoruz. Ya bunu hangi akıl, hangi mantık, hangi insaf kabul edebilir? Çok yavaş hareket ediliyor. Hükümetin bu noktada halkımızın beklentilerini karşılaması gerekiyor. Hükümet yanlış yapıyorsa, halkımızın hükümete yanlışını söylemesi gerekiyor. Halkımızın, Hükümetten insani ve İslami haklarını her platformda istemesi gerekiyor. 

Eğer halkımız, milletimiz israil'le ilişkilerin olmasını istemiyorsa, israil'i devlet olarak bu millet kabul etmiyorsa bu ülkeyi yönetenlere bunu en gür sedayla söylemesi ve ifade etmesi gerekir. Tivitır'da bir araştırma yaptık. Gördük ki İslam'a düşman, Allah'a düşman akademisyenlerin, profesörlerin, doçentlerin takipçileri 10 bin 50 bin gibi ciddi rakamlar. Ve bu insanlar binlerce tivit atmış. İslami kişiliği olan, ehli salat olan, namazını kılan, Müslüman olan, İslam'ı seven profesörlerin, doçentlerin Tivitır hesaplarına baktık, en iyisi 150-200 tane tivit atmış. Takipçi sayısı da 300-400 tane, yazık değil mi ya? 

Geçen gün bir dekanın ziyaretine gitmiştik, yine bir profesör de oradaydı, kendileriyle konuştuk, muhabbet ettik. Profesör ile bu konuyu konuştuk, kendisine bu tespitimizi ifade edince profesör açık açık dedi: 'Hocam, biz korkuyoruz, halen biz namazlarımızı odalarımızda gizli bir şekilde kılıyoruz. Ne yazık ki durumumuz bu! Üniversitedeki Müslüman insanların durumu bu! Yani askeriyede bile Müslüman insanlar, Müslüman komutanlar açık açık namazını kılarken üniversitelerde halen dekanlar, profesörler dindar akademisyenler kendi dinini, kişiliklerini ortaya koymaktan çekiniyorlar.' Peki, niçin böyledir? 

Şimdi mini etekli birinin ders vermesi mi fıtrata uygun, çarşaflı bir hanımefendinin mi ders vermesi fıtrata uygundur? Biz bu soruyu birçok insana sorduk. Ve hepsi dedi ki: 'Tabii ki de çarşaflı insanın ders vermesi daha uygundur.' Peki, niye bu böyle yadırganır? Niye çarşaflı bir Müslüman Hanımefendi hor görülüyor, cahil görülüyor? 

Şimdi aziz Müslümanlar, bizlerin hakkı net bir şekilde ortaya koyması gerekiyor. Her platformda, her mekânda, her yerde İslam'ı açık ve net bir şekilde ortaya koyabilmemiz gerekiyor. 

Müslüman bir halkın, hayatın her alanında İslam'ın referans alınmasını istemesi hakkı değil midir? ÖSYM'nin yaptığı sınavlardan tutun Milli Eğitimin ders müfredatına kadar Anayasa hazırlanmasına kadar AZİZ VE RAHİM olan Allah'ın indirmiş olduğu Kur’an'ın ve Hazreti Muhammet Aleyhisselamın sünnetinin referans alınması gerekiyor. Çünkü bu Kur’an'ı çok merhametli çok Aziz olan, Rahim olan Allah indirmiştir. 

Biz buradan namazını kılan, Allah'a iman eden bütün akademisyenlere çağrıda bulunuyoruz: 'Sosyal medyada hakkı net bir şekilde ortaya koyun. İslam'ın taraftarı olun, İslam'ın adamı olun, kendinizi gizlemeyin. Düşünce ve fikirlerinizi en az kafirler kadar söyleyin, açık ve net bir şekilde ifade edin. İslam'a saldıranlara kendi profesörlüğünüzü, doktorluğunuzu, akademik kimliğinizi ortaya koyarak cevap verin. Müslümanları cahil görmelerine müsaade etmeyin.

Malumunuz kurban bayramı geliyor, gündemimize Hazreti İbrahim'i alalım. Hazreti İbrahim gibi küfrün şiarlarını yok edip Allah'ın vahdetini, Allah'ın Tevhidini, Allah'ın rahmet ve şefkatini yeryüzüne egemen kılmak için mücadele edelim. Kimse kendini küçük görmesin, basite almasın. Ben ne yapabilirim ki demesin. Ey Müslüman! Sen tek bile olsan, çok şey yapmaya kadirsin. Çünkü senin kul olduğun Allah, Kadir’dir, Kadir'i Mutlaktır. Bu bilinçle çalışıp yeryüzünde ilahi adaleti tesis etmeyi, yeryüzündeki bütün kafir, zalim bozguncular için Nuh'un Tufan'ı olmayı, mazlumlara ise Hazreti Muhammet Aleyhisselamın şefkati olmayı Rabbim bizlere nasip eylesin, diyor hepinizi Allaha emanet ediyoruz, hayırlı bayramlar...