• DOLAR 16.192
  • EURO 17.466
  • ALTIN 965.283
  • ...

Bismihi Teâla

   Başkan Erdoğan geçen gün “Yunus Emre Yılı Görsel ve İşitsel Medyada Doğru Türkçe Kullanımı Ödül Töreni'nde” methiyeler dizdi…

“Dilini yaşatmayan bir milletin önünde sonunda inancı dâhil benliğini oluşturan değerlerini birer birer kaybederek yok olmasının kaçınılmaz olduğunu” belirtti. El-hak doğrudur.

   Keşki;

-BİR: Hâkim dil için gösterdiğimiz duyarlılığı ,hassasiyeti ve hakkaniyeti sair diller için de kullansak!...

-İKİ: Dile getirdiğimiz sözleri, savunduğumuz değerleri başka dillerin konuşucularına da tanısak!...

-ÜÇ: Onları da anlasak, empatisini kursak ve en önemlisi dillerinin yaşatılması iradesini gösterebilsek!...

Maalesef; Cumhuriyetin vermiş olduğu eğitim algısıyla geniş perspektiften bakma, görme duyumuz gelişmemiş!

Farklılıklara tahammül gösterme cesaretinden ve kudretinden yoksunuz!

Zoraki tek tipleştirmeye olan vaadimizden ödün vermiyoruz!

 İnat ve ısrarımızla son sürat şovenist davranıyoruz!

Ve hâsılı söylediklerimiz reel zeminde karşılık bulmuyor.

  Milyonlarca konuşucusu olan Kürtçe, en kadim dillerden olan bu lisan, halen görmezden geliniyor; kayıtlarda bilinmeyen dil olarak gösteriliyor!...

Büyük bir talep söz konusu olduğu halde halen suni şeylerle geçiştiriliyor.

Siyasi malzeme devşirme ayıbından vazgeçmiyoruz/vazgeçemiyoruz.

Seçim dönemlerinde bilindik, klişeleşmiş “Rojbaş”, “Hun bi xer hatin!” gibi sözlerle çıkar hesaplarını yapmaktan geri durmuyoruz.

Bu şovlar da Kürt oylarını kapma menfaatinden öteye geçmiyor.

Sanırım bu da “özrü kabahatinden büyük” deyişiyle ifade edilir cinsten!...

Okullarda bol bol İngilizce öğretiliyor ve çoğunlukla sosyal hayatta karşılığı da yok…

Fransızca, Almanca, Rusça gibi diller de teşvik edilerek okutuluyor.

On milyonları aşkın konuşucusu olan Kürtçe halen okullarda okutulmuyor.

Halen seçmeli dersler listesinde sadece isim olarak yer alıyor.

   Öte yandan halen Kürt Dili mezunu öğretmen kontenjanları arttırılmıyorsa, vatandaşın bu dersi seçmesinin önünde engeller varsa,

Özgür şekilde tercih edilmiyorsa,

Ana dilde eğitim hakkından bahsedilir mi?

Eğer halen nüfusu on milyonları aşan Kürt’ün kullandığı dil eğitimde karşılık bulmuyorsa,

Bu dil resmi dil olarak kabul edilmekten uzaktır.

Ve Kürtler millet olarak kabul edilmekten…

     Milliyetçi ve ulusalcı hesaplar uğruna ve son dönemin moda olmuş ülküsü:

 “Beka” uğruna zenginlikler, farklılıklar yok sayılmamalı…

Sonuç olarak; Kürtçe de ağacın, dalı, yaprağı ve insanlığın ortak hazinesi olarak görülecek mi?

Ya da o günleri görebilecek miyiz acaba?

Kalın sağlıcakla…