• DOLAR 5.862
  • EURO 6.539
  • ALTIN 279.85
  • ...

Bismihi Teâlâ                                                                                                      

Bayram arifesinde HÜDA PAR’ın Genel Başkan Yardımcısı, parti sözcüsü ve partinin kurucu üyesi Mehmet Yavuz Hoca fani dünyadan ebedi ahiret yurduna intikal etti. Allah(c.c) rahmeti ile muamele etsin, kabrini cennet bahçesi kılsın. Ailesine, HÜDA Par camiasına ve sevenlerine sabrı cemiller versin.

Elbette dava eri olmak kolay değil. Açıkcası dava eri fertlerin yetişmesi de kolay olmuyor. Dolayısıyla varlıkları birer nimettir. İhlâslı çalışmaları berekettir. Yeni nesillere numune olan şahsiyetleri birer kazanımdır. Bu şahsiyetleri tanımak, kelamlarından istifade etmek, çalışmalarına tanık olmak doğrusu onur verici bir fırsat olduğunu düşünüyorum.

Eminim ki tanıyan herkes, bu mümtaz şahsiyetin gidişine; hüzne gark olmuştur. Özel de HÜDA PAR çevresi ve tanıyan, gören, bir şekilde diyaloga geçen, araştıran kimselerin bu Müslüman’dan hoşnutsuz kaldığını düşünmüyorum. Yakın dava arkadaşlarından Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu taziye sırasında verdiği demeçte ‘’ Ancak şu bir hakikat ki yeri zor doldurulacak bir değerdi. Allah vergisi bir yeteneği vardı…’’ diye öz olarak aslında çok şeyi ifade etmişti.

  Konuşmanın, yazmanın, çizmenin kolay olduğu günümüzde söyledikleriyle yaptıklarının tutarlılığını göstermek cidden emek isteyen bir iştir. İşte Mehmet Hoca 46 yıllık genç ömründe çok bedeller ödemiş, çokça hayırlı hizmetler yaptığı bugün yüzlerce kimseler tarafından bizzat dile getiriliyor.

Gençlik (öğrencilik) yıllarında cami atmosferinde karşılıksız Kur’an, siyer dersleri vermeler; sokak sokak, cadde cadde gençlere tebliğ yılları… Bedel olarak sevdiği öğretmenlik mesleğinden feragat ve ardından İslami hizmetlerinden ötürü 2000’li yıllarda 18 aylık hapis ve son olarak siyaset zemininde doğru siyaset, doğru ahlak anlayışıyla hizmet çalışmaları… Derin tağuti güçlerce akıl almaz işkenceler, hatta vücuduna sirayet eden o meşum hastalığın gözaltı ve zindan süreciyle başladığını yakın arkadaşları tarafından dile getiriliyor. O günden bugüne bu hastalıktan(böbrek rahatsızlığı) kurtulamadığı gün yüzüne çıkmıştır. Ceberut sistemin soğuk dehlizlerinde, zalim ve gaddarca yapılan işkencelerden ötürü bugün sakat kalan, sağlığı ciddi şekilde tahrip olmuş tepetaklak da olsa da yaşamını işte öyle devam ettiren Müslümanlar var!!! Bakmayın gündeme getirilmediklerine, vallahi öyle onurlu kişiler ki inançları uğruna maruz kaldıklarını dile getirmekten hicap duyarlar..!

Mütebbessim, sinerjik, naif, birikimli, entelektüel kişiliği ile sempatik duruşuyla sevilen biriydi hakikatten… Hem hatip, hem yazardı. (En son yazısını gazetemizde 11.07.2018 tarihinde yazmıştı) Kısa süreliğine Haziran 2018 seçimlerden önce, mensubu olduğu HÜDA PAR’ın genel başkanlığını yapınca azıcık sürede basın medyanın, kamuoyunun dikkatini ciddi anlamda çekmişti. Konuk olduğu programların moderatürleri naif ahlakından olsa gerek oturuşlarına, sözlerine ayrı bir ayar vermek durumundan kendilerini alamadıklarını bizzat seyre dalmıştık.

Güzel insan seni sevdik, Rabbim de sizi sevsin, sevdikleriyle hasretsin… Çektiğiniz acıları, zahmetleri keffaret-üz zünub etsin. Ailenize sabır, doğru yoldan istikamet versin. HÜDA Par camiasının başı sağ olsun.

Son olarak demiştiniz ya:

"…İmtihan böyledir. Allah verir de alır da. Verirken de Allah'a şükretmek lazım alırken de sabretmek lazım. O bizim rabbimizdir. O ne imtihan vermişse içinde bizim için bir rahmet gizlemiştir. Sabredelim." 

Allah’a şükürler olsun ki bizlere böyle özüyle sözü bir olan kullarıyla tanışma nimetini verdi. Bizlere bu muhabbeti lütfetti… Rabbimiz, razıydık sen de razı ol!.. Xwada kémasiya we nedé(Allah eksikliğinizi vermesin)

Evet, bugün rahmandan kullarına Hacc ibadetinin akabinde sunduğu bayram… Başka deyişle özelde ‘’hacıların bayramı’’, genelde ‘’ümmetin bayramı’’. ’Rabbin için namaz kıl ve kurban kes…’’ayeti celilenin gereğini yerine getirmektir. Ete, süte, kana kanmayıp takvaya erişmektir. Bu vesileyle Allah’a kurbiyettir. Zikirden, itaatten, ta’atten uzaklaşan nefsin esaret zincirinden fabrika ayarlarına dönme fırsatıdır. ‘’Allahu ekber Allahu ekber, Lâ ilâhe illallahu vallahu ekber. Allahu ekber ve lillahi'l-hamd"

  Buradan; tağuti sistemlerin zindanlarında tutsak olan tüm Yusufilerin ve ailelerinin, İslam şehitlerinin aileleri, toprakları işgal edilmiş muhacirlerin başta olmak üzere tüm âlemi İslam’ın ve siz doğruhaber okuyucularının bayramını en içten duygularımla kutlarım.

Kalın sağlıcakla…

 

Yazarın Diğer Yazıları