• DOLAR 5,8047
  • EURO 6,5184
  • ALTIN 237,800
  • ...

Bismihi Teâlâ 

  Günümüzde yaygınlaşan internet kullanımıyla beraber siber saldırı diğer deyişle sanal saldırı vakalarının arttığına her geçen gün daha da şahit olmaktayız ne yazık ki!.. Sanal âlemde adı sanı belli olmayan şebekelerin, kişilerin tuzağına körpecik gençlerimizi kurban ediyoruz adeta… Online oyunlar başlı başına genci tutsak edip; ölüme götürebilmektedir… Öyle kurgulanmış ki adım adım genci ölüm çukuruna sürükleyebilmekte… ‘’Mavi Balina, Mariam, Momo’’ sadece bilinen birkaç öldürücü oyunlardan bazıları…

  Türkiye’de 142 gencin intiharının Mavi Balina’yla bağlantılı olabileceği iddia ediliyor… Geçenlerde Van’da uçuruma kendini salan 14 yaşındaki kızın intiharı, dün İstanbul’da 15. kattan atlayan erkek çocuğun ölümü mavi balina oyununun tehlikeli boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Sadece Türkiye’de mi, hayır; tüm dünyada çocukları ve aileleri tehdit eden büyük bir tehlike haline gelmiş durumda. Yani çocuklarımız hakikatten ciddi bir siber saldırı tehdidi altında.

   Mavi balina denilen bu oyunun 50 adımda tutsak ettiği, bağımlısı kıldığı genci, adım adım intihara götürdüğü görülüyor. Kendini bu ağa kaptıran genç denizdeki balinanın 50 kulaçla karaya kendini atıp canına kastettiği gibi bile bile ölüme gittiğinin çoğu kez farkında değildir. Zira bu durumda O, kendisi değildir, sadece kendisine biçilen rolü yerine getirmeye amade… Çünkü emir komuta kendisinde değildir. Başka deyişle bilinçaltına dayatılan kodlamayı uygulamaktan kendini alamamaktadır!..

  Belki tarihin hiçbir döneminde bilgi bu kadar zararlı şeylerin uğruna kullanılmamış. Hırsızlığın, arsızlığın, cana kıyıcılığın bu gün daha profesyonellisiyle karşılaşmıyor muyuz(?)! Açık söylemek gerekirse hasta insanın canı üzerinde organ mafyalığı yapan hekim,yüksek mühendislik diplomayla yapı sektöründe hırsızlığın en alasıyla karşılaşıyoruz bu gün.!.. Teknolojideki uzmanlıkla insanın bedeni üzerinde rant devşirme, canlarına kastetme tacirliği insanın ne kadar düştüğünü gözler önüne seriyor… Hâlbuki insanlığın ortak mirası olan bilginin bu uğurda kullanılması tek kelimeyle cinayettir.Açık deyişle insanın cinnet geçirmesidir!..

  Ne olursa olsun bir ebeveyn,bıçağı hayat tecrübesi olmayan bir civana verebilir mi? Ya da ateşle oynamasına müsaade edebilir mi?.. Normal şartlarda bu tutum akıl karı değildir.Bile bile topuğuna sıkmak gibi bir şeydir.Aynen bu durum gibi masum olan yavrucaklarımızı masum olmayan aygıtlara teslim edemeyiz.Ya da en azında bu kadarını biliyoruz ama iş uygulamaya gelince maalesef yoksunları yaşıyoruz.Ya siber ağlardan gelen saldırıları seçemiyoruz ya da işin tehlikeye varabilecek boyutlarını okuyamıyoruz.Çoğu kez de gaflette kalınca telafisi zor olan durumlarla karşı karşıya kalabiliyor; faturası ağır olan neticeleri ödemek zorunda kalıyoruz.

    Ne yapmalı?

Bir: Eğitim sistemi bireye etkin bir medya okuryazarlığı bilinci vermelidir. Ailelerde bunun istikrarlı takipçisi olmalıdır.

İki: Teknolojik aygıtlar sınırlı kullanılmalıdır. Mutlaka başlama ve bitiş süreleri konulmalıdır.

Üç: Bireyle olan iletişim ağımız daima açık olmalıdır. Etkin ve nitelikli bir dinleme çoğu sorunun çözümü için etkili çözüm yollarını açabilir…

Dört: Sosyal zeminde azami derecede çocuk, genç istifade etme olanağı bulmalı ve alternatif seçenekleri görebilmelidir. Tabiat boşluğu istemediği gibi, insan da boşa gelmez zira boşta kalan boşluğa düşer… Belki de karanlık dehlizlerde boğulan kişilerin en büyük sebebi budur.

  Ne diyelim bu kaygan ve çetrefilli zeminde rabbimiz nefsimizi, neslimizi kayanlardan, istikametini şaşıranlardan etmesin.

Kalın sağlıcakla…