• DOLAR 16.783
  • EURO 17.497
  • ALTIN 976.05
  • ...
SON DAKİKA

Dünyada bir kıtlık tehlikesi var. Ama bu kıtlık öncelikle manevidir. Bir merhamet, şefkat, yardımlaşma ve insanlık kıtlığı var. Daha sonra buna bağlı olarak bir yiyecek kıtlığı tehlikesi var. Aslında bu yiyecek kıtlığı yiyeceğin olmamasından değil, bir kısım açgözlü insanların doymamasından ve ellerindekini paylaşmamasından kaynaklanıyor.

Dünyada yapılan karşılıksız yardımların listesinde, halkı Müslüman olan ülkeler en başı çekiyor. Hâlbuki bunlar dünya gelirlerinde başı çeken zengin ülkeler değil. Aynı zamanda dünyayı sömüren şirketlerin de sahibi değiller.

Dünyanın yeni bir düzene ihtiyacı var. Buna, zenginler fakirlerin sayısını azaltarak çare bulmaya çalışıyorlar. Hâlbuki sorun fakirler değil zenginlerdir. Onların doymak bilmeyen iştahlarıdır.

Bugün dünyaya sürekli ahlaksızlığı, doyumsuzluğu ve kıtlık tehlikesini pompalayanlar bu zengin mihraklardır. Ismarlama araştırmalar ve araştırma sonuçlarını yayınlayıp ona göre dünyayı dizayn etmeye çalışanlar yine onlardır. Dünya savaşlarını çıkarmak isteyenler, bununla ceplerini doldurmak isteyenler yine onlardır.

Dünyanın bu asalaklara ihtiyacı yok. Dünyanın daha çok insanlık değerleri olan merhamete, sosyal yardıma, şefkate, düşene el uzatmaya, fakir ülkeleri kalkındıracak destekleme programlarına ihtiyacı var. Zaten başımızdaki bu musibetlerin kaynağı insanlıktan uzaklaşmamız değil mi? Para hırsı değil mi? Bir insan nasıl olur da bir ülkeden daha zengin olabilir? Bu apaçık bir adaletsizliktir.

Dünyadaki bu kıtlık tehlikesi önce manevi olarak başladı. Özgürlük adı altında insanlar doyumsuz bir nefisperestlik girdabına alındı. Sonra da bunlara uyuşturucu, alkol, fuhuş ve eğlence servis edildi. Bu bataklıkta debelendiler. İsraf, isyan ve arsızlık hastalığı insanlığı sardı. Bunun peşinden zenginliğin bazı ellerde toplanması, fakirliğin dünyada yayılması ve ahlaki çöküntü geldi. Ardından maddi kıtlıklar başladı. Artık geldiğimiz noktada bir önlemin alınması lazım iken, bunu yine savaşlar çıkararak, dünya nüfusunu azaltma şeklinde vicdansızca yapmaya çalışıyorlar.

İnsanın erdem anlayışını geliştirip çoğaltmamız gerekirken, bunlar hayvani tarafın geliştirilmesini teşvik ediyorlar. Hayvanlıktan ne beklenir ki? Tabi ki daha fazla ölüm, talan ve perişanlık olacak. Dünya yaşanmaz bir hale gelecek. Belki zenginler kendilerine yalancı cennetler oluşturacaklar ama onlar da bu dünyada rahat yaşayamayacak.

Bir an önce, insani tarafımız olan erdemleri geliştirmeye ve insani değerlerimizi yüceltmeye başlamalıyız. Zenginliği dünyaya yaymalıyız. Manevi kıtlığı önleyecek tedbirler almalıyız. Maddi kalkınmayı da insani ölçüleri gözeterek yapmalıyız. Bu işi açgözlü insanlara bırakır isek; daha fazla açlık, yoksulluk ve savaşlardan başka bir şey göremeyiz.