• DOLAR 5.928
  • EURO 6.543
  • ALTIN 284.53
  • ...

Dünyada en büyük terörizmi yapan ve oluşturanın Amerika olduğunu en baştan belirterek başlayalım söze… Kimin terörist kimin masum olduğunu ayrıca dünyanın tüm vicdan sahipleri zaten biliyor. İhvan’ı terör listesine almaya hazırlanan Amerika’nın dengesiz başkanı Trump da çok iyi biliyor ki İhvan gibi yüzyıllık bir iyilik ve Islah hareketinin terörle uzaktan yakından alakasının olmadığını. Lakin cuntacı Sisi’nin isteği ve siyonist İsrail’in de geleceğe dair güvenlik endişelerini gidermek için İhvan’a göz açtırmamak, yükselişini durdurmak üzere yalan dolan politikalar geliştiriyorlar siyonist evanjelistler.

Kendi ana kıtasının asıl yerlileri Kızılderili insanları kıyımlardan geçiren Amerika, dünyada (Hiroşima’ya) nükleer bomba kullanarak soykırım yapmış tek ülke. Yakın geçmişte Irak’ta kimyasal silahların olduğu iddiasıyla başlattığı işgalle 1,5 milyon insanı katletti. 1 milyon kadını dul, 5 milyon çocuğu yetim bırakarak Irak’a sözde özgürlük getirdiğini iddia etmişti ancak bunun adı terördü.  

2001’de dönemin Amerikan başkanı Bush, 11 Eylül saldırılarını bahane edip Afganistan’a işgal başlatarak, “Haçlı savaşını başlatıyoruz” demişti. 18 yıl geçti, yüzbinlerce insan katledildi ancak Afganistan işgali Amerika’nın terörize faaliyetleriyle hala sürüyor.

Irak ve Afganistan işgali tüm dünyanın gördüğü, şahit olduğu işgal ve katliamlardır. Evanjelist siyonistlerin kontrolündeki Amerika’nın bir de arada Pakistan, Somali, Yemen, Suriye ve daha dünyanın birçok ülkesinde duyulan ya da gizli yaptığı katliamlar veya yaptırdığı terörist faaliyetlerin oluşturduğu mazlumiyet, arş-ı alayı titretiyor.

1917’den 1948’e kadar İngilizlerin himaye ettiği siyonist Haganah, Irgun gibi terör örgütlerinin Filistin topraklarında sayısız katliamlar yapıp işgal ettikleri topraklar üzerinde kurdukları sözde israil rejimini ilk tanıyan Amerika olup, 1948 sonrası günümüze kadar yapılan katliamların en büyük destekçisi ülke oldu.

Hayat felsefeleri yakmak, yıkmak, katletmek, talan etmek ve sömürmek olan bu şer güçlerin dayandığı iblisin, Allah’a isyanda bulunduğu gibi saptırdığı insanlar olan bu şer batı(l) da isyandan geri kalmayarak cehennemi ebedi yurt edinmenin hazzını bu dünyada yaşıyor. 

İhvanın kuruluş amacına baktığımızda Şehid Hasan el Benna’nın İhvan-ı Muslimin hareketini kurma amacının günümüze benzer sorunların dayanılmaz bir hal alması sonucu oluştuğunu müşahede edebiliyoruz. Kuruluşundan bugüne üyelerinin şehid edilmelerine, işkencelerden geçirilmelerine ve yıllar yılı zindanlarda bedenlerinin çürütülmesine rağmen şiddeti reddeden bir anlayışla ıslah ve irşad çalışmalarını sürdüren İhvan hareketi, son Sisi darbesinde de görüldüğü gibi meydanlarda katledilmelerine rağmen askere silah doğrultmadı.   

El Benna, 19. Yüzyılın yarılarına kadar İngilizlerin sömürgesinde bulunan Mısır’ın esaretten kurtulup bağımsızlığını sağlaması, “İslam’ı doğru anlayacak yeni bir neslin yetiştirilmesi” ve Mısırın İslami kimliğiyle uyumlu sivil bir rejimin kurulmasını hayal ederek (1928’de) İhvan’ın temellerini atmıştı.

Şehid lider el Benna, risalesinde, batının acımasızlığı ve İslam aleminin yaşadığı buhrandan kurtuluşunun ancak birlikte hareket etmekten geçtiğini çok iyi biliyor ve şöyle sesleniyordu parçalanmış ümmete; “Müslümanların uğradıkları en büyük musibet, ayrılık ve uyuşmazlıktır. Onları zafere getiren temel ilke ise, sevgi ve birliktir.”

Bu misyonla hareket eden İhvanın 30 yıllık diktatör Mübarek’in devrilmesine sebep olan halk hareketini başlatması… Yapılan meşru seçimle seçilen Mursi yönetiminin gelecek vadeden icraatlarının Gazze özelinde tüm Filistin’in de kurtuluşunu müjdelemesi… Mursi yönetimli Mısır’la İhvan hareketinin iktidara gelmesiyle bölge İslam ülkelerine de batı hegemonyasından kurtulabilineceğinin sinyalini vermesi... En önemlisi de, İhvan hükümetli bir Mısır’ın, siyonist israilin 1948 itibariyle gasp ettiği Filistin topraklarının tehlikeye girmesi ve işgal rejiminin güvensizliği demek olduğunu anlayan evanjelist siyonist lobi Amerika’yı harekete geçirdi ve Sisi’ye darbe yaptırıldı.

Cuntacı Sisi de siyonist evanjelist şer güce sadık kalmak koşuluyla cunta rejimini yakın zamanda devirecek büyük bir halk desteğine sahip İhvan hareketini terör listesine almakla daha çok baskı ve zulüm icra etmenin peşinde. Ancak ne batılı şer güçler ne de güdümünde çalışan cuntacı zalimler; ne yaparsanız yapın korktuğunuz başınıza gelecek ve büyük bir çöküş yaşayacaksınız. Tüm Müslüman ülke ve halklara düşen; insanları Allah’ın birliğine çağıran ve dünyaya iyilik yayan İhvan hareketini, batılı şer güçler ile işbirlikçilerinin şerrine karşı insanlığın iyiliği için korumalıdırlar. Bu bir insani ve İslami sorumluluktur.