• DOLAR 5.745
  • EURO 6.404
  • ALTIN 275.85
  • ...

Aramco, Suudi Arabistan Petrol Şirketi. Çok ortaklı ve çok uluslu bir şirket olarak kurulmuş olsa da sonradan millîleştirilmiştir. 60 bin çalışanı, 2-2.5 trilyon dolar değeriyle dünyanın en kârlı şirketleri arasında sürekli ilk onda yer alıyor. Exxon Mobil, Shell, BP gibi çok uluslu şirketleri geride bırakıyor. Onu değerli kılan dünya petrol rezervinin yüzde 16’sını tek başına kontrol etmekten öte, petrolü ucuz çıkarabilmesidir. Kanada’da bir varil petrolün çıkarılması için 40 dolar harcanırken Aramco, aynı işi 2-15 dolara yapmaktadır.

2018 yılındaki net kârı 111.1 milyar dolar. Bu kârla dünya devleri olan Apple, Google ve Exxon Mobil'in toplamda elde ettikleri kârdan daha fazla.

Suudi’yi Suudi yapan, petrol ve Aramco’dur. IMF Ekim 2017 verilerine göre Suudi ekonomisinde petrol ve petrol gelirleri, bütçe gelirlerinin yüzde 87’sini, ihracatın yüzde 90’nını ve Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 42’sini oluşturuyor. İstihdam edilen 6 milyon yabancı işçinin yüzde 80’i petrol ve türevleri olan sektörlerde çalışıyor.

Aramco’nun tesisleri bir hafta önce saldırıya uğradı. Saldırıda tesisler büyük zarar gördü ve üretim büyük ölçüde durdu. Saldırıyı Yemen’deki Husiler üstlense de arkadaki esas aktörün İran olduğu iddia ediliyor. İran ise ben yapmadım diyor.

Suudi’ye yüz milyarlarca dolarlık uçak ve hava savunma ekipmanı satan, Suudi hava sahasını kontrol eden, İran ve bölgeden kalkan bir tenis topunu dahi gördüğü söylenen Malatya Kürecik Üssü ve diğer ABD radarları bu çaptaki saldırıyı neden görmedi,  gördüyse neden engel olmadı? Saldırıyı yapanların elindeki teknoloji, ABD’nin elindeki teknolojiden daha mı üstün, yoksa ABD bu saldırıya göz mü yumdu? Pentagon Sözcüsü Jonathan Hoffman, saldırıyı “çok sayıda hava unsuru kullanılarak eş zamanlı gerçekleştirildi. Daha önce bu seviyede bir şey görmemiştik. ‘karmaşık’ ve ‘koordineli” olarak tanımladı.

ABD, Suudi yönetimini emirlerine tamamen muti’ bir hale getirmek, yeni silahlar satmak için mi bu saldırıya engel olmadı?  Bunu net olarak ortaya koyacak imkânlara sahip değiliz.

Değerlendirme ve haberlerin bütünü Aramco’nun Suudi yönetimi için, ABD için, dünya petrol fiyatları ve enerji ihtiyacı için, saldırıyı yapanlar için önemine değinildi.

Hiçbir değerlendirme ve analizde Aramco’nun çıkardığı petrolün ne Suudi yönetiminin ne de Amerika’nın olduğu; aslında Müslüman halka ait olan bir petrol olduğu ve bu zenginliğin ümmet için, Kudüs için, Afganistan için, Gazze için, işgal altında olan İslam ümmetinin toprakları için verdiği mücadeleye katık olabileceği söylenmiyor.

Saldırıya uğrayan Aramco, siyonist işgalci rejimin, ümmeti işgal eden ABD ve diğer emperyalistlere ait bir askeri üs, ümmete yönelik şeytani planların hazırlandığı bir istihbarat merkezi, savaş ve işgal bütçesini karşılayan ekonomik bir tesis ya da lojistik merkez değil.

Aramco’nun ümmet için bir değeri var mı?

Yapılan saldırı ümmetin birliğine mi yoksa ihtilafların artmasına mı vesile oldu?  Topraklarımızı işgal eden emperyalistlerin defolup gitmesine mi yoksa kalıcı olmalarına mı fırsat sundu?

Bizler neyin ve kimin kavgasını, savaşını veriyoruz? Elimizdeki imkân ve olanakları, askeri manada ulaştığımız teknoloji ve silahları neden siyonizme, maddi ve manevi alanda bizi yiyip bitiren emperyalistlere karşı kullanmıyoruz?   

Aramco gibi ümmetin malı olan kurumlar, Kudüs için, ümmetin geleceği ve özgürlüğü için neden kullanılmıyor?

Bu sorular her kesimden sorulup gerçek manada cevaplandığı zaman; ümmetin vahdet ve birliği sağlanacak, başta Kudüs olmak üzere işgal altında olan topraklarımız özgürlüğüne kavuşacaktır inşaallah…